Bir Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti vardı

DOĞU TÜRKİSTAN İSLAM CUMHURİYETİNİN KURULUŞU

1933 yılı içinde Tarım havzasında Timur ve Osman isimli kişilerin liderliğinde, Altay’da Şerif Han Töre liderliğinde ayaklanmalar patlak verdi. Bütün bu ayaklanmalar sonuç verdi ve aynı sene Ürümçi şehri haricinde bütün Doğu Türkistan Çinlilerden temizlendi.

İhtilâllerin ilk başladığı yer olan Kumul’daki ayaklanmaya Döngenlerden Ma Jung Ying, Mayıs 1931’de emrindeki yüz gönüllü ile katıldı; ancak yaralanınca Temmuz’da Kansu’ya döndü.

Kumul’a Eylül 1931’de Ruslar yardım teklif etti ise de Kumul ihtilâlcileri reddetti. Bunun üzerine Rusya Doğu Türkistan’ın valisi Jing Şu Ren’le Ekim ayında gizli bir antlaşma yaparak vali kuvvetlerine silâh yardımına başladı. Buna rağmen bölgeye hâkim olamayan Jing Şu Ren, Nisan 1933’te Rusya üzerinden Çin’e kaçınca başkumandan Şing Şi Sey kendini askerî vali ilân ederek idareyi ele aldı.

1933’Te Ma Jung Ying binden fazla gönüllüyle tekrar gelerek 16 Haziranda Hoca Niyaz Hacıyla görüştü. Ma Jung Ying’in bütün askerî işleri tek başına ele almak istemesine Hoca Niyaz karşı çıktı. Bunun üzerine Ma ihtilâlcilere saldırarak ellerindeki silâh ve mühimmatı aldı. Hoca Niyaz’ın zor duruma düştüğünü gören Rusya, Hoca Niyaz’a Şin ile anlaşmasını teklif etti. Teklifi değerlendiren Hoca Niyaz, 9 Temmuz 1933’te Şin ile anlaştı. Antlaşmaya göre Tanrı dağlarının güneyi Hoca Niyaz’ın, kuzeyi de Şin’in idaresinde olacaktı. Antlaşma Ürümçi’de imzalandı.

Bu şekilde 12 Kasım 1933’Te, Kâşgar’da “Şarkî Türkistan İslâm Cumhuriyeti” ilân edildi ve aşağıdaki hükûmet kuruldu:

CUMHURBAŞKANI: Hoca Niyaz Hacı

BAŞBAKAN: Sabit Damollah Abdülbaki

ERKAN-I HARBIYE REISI: General Mahmut Muhiti

İÇIŞLERI BAKANI: Seyitzade Yunus Bek

DIŞIŞLERI BAKANI: Kasım Can

EĞITIM BAKANI: Abdulkerimhan Mahdum

EVKAF BAKANI: Şemsettin Turdi

ADALET BAKANI: Zarif Kari

ZIRAAT VE TICARET BAKANI: Abdul Hüseyin

MALIYE BAKANI: Ali Ahun

HARBIYE BAKANI: Oraz Bek

SAĞLIK BAKANI: Abdullah Hani

Ocak 1934’te Çöçek ve Altay sınırından giren Kızıl Ordu, Ürümçi civarında Ma Jung Ying’i bozguna uğratarak Kâşgar’a doğru ilerlemeye başladı. Bu arada Ürümçi’den Kâşgar’a gelen başkonsolos Afserof, Hoca Niyaz ile görüşerek hükûmetin lâğvedilmesi ve kendisinin Ürümçi’de Şing Şi Sey ile birlikte ortak idare kurmasını teklif etti. Bunu kabul etmek zorunda kalan Hoca Niyaz, Afserof ile birlikte Kâşgar’dan ayrıldı. Ürümçi’de genel vali yardımcısı oldu ve böylece hükûmet sona erdi.

Eylül 1938’de Şing Şi Sey, Stalin’in mümtaz misafiri olarak Moskova’ya gitti ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi’ne üye oldu.

Nisan 1937’de çıkan ihtilâlin bastırılmasının ardından Hoca Niyaz tutuklandı; sonra da Şerif Han Töre ve diğer mücahitler gibi işkence ile öldürüldü. Aynı yıl Barköl’de dört ayaklanma ile Şubat 1940’ta ve Haziran 1941’de Altay’da çıkan ayaklanmalar kanlı bir şekilde bastırıldı.

Şing Şi Sey bir yandan Sovyetler Birliği ile yakın ilişkiler kurarken diğer yandan Çin ile gizlice anlaşmıştı. İkinci Dünya Savaşı sırasında fırsatını bulan Şing Şi Sey Çin’e bağlılığını ilân etti. Bunun üzerine önceden sınıra yığınak yapmış bulunan Çin ordusu ülkeye girdi, Kızıl Ordu Doğu Türkistan’ı terk etti. Bu, Milliyetçi Çin’in Doğu Türkistan’a soktuğu ilk kuvvetti. Halk Çin işgaline karşı yer yer direnişe geçti. Bunlardan bir kısmını Rusya desteklemekteydi.

Eylül 1944’te İli’de çıkan ayaklanma sonuç verdi ve İli, Altay, Tarbagatay vilâyetleri kurtarılarak 12 Kasım 1944’te “Şarkî Türkistan Cumhuriyeti” ilân edildi:

+

CUMHURBAŞKANI : Ali Han Töre

CUMHURBAŞKANI MUAVINI: Hekim Hoca Beg

GENEL SEKRETER : Abdürrauf Beg

MALIYE BAKANI: Enver Musabay

EĞITIM BAKANI: Seyfettin Azizi

SAĞLIK BAKANI: Muhittin Kanat

ADALET BAKANI: Mehmet Can Mahdum

İli’de hükûmet kurulduktan sonra Ruslar isyancılara yardım olarak silâh, askerî ve sivil müşavirler yolladı. Bu müşavirler vasıtasıyla Rusya, Çin’le antlaşma yapılmasını telkin etti. Bunun üzerine Çin’le görüşmeler başladı. Çin görüşmelerde aracı olmaları için literatürde “Üç Efendi” olarak bilinen İsa Yusuf Alptekin, Mehmet Emin Buğra ve Mesut Sabrı’yi Doğu Türkistan’a davet etti. Ülkeye gelen Üç Efendi çoğunlukla gençlerin dinleyici olarak katıldığı bir konferans düzenleyerek tam bağımsızlığa ulaşmak için önce Çin’e bağlı bir millî muhtariyet kurulmasının ve bu şekilde kültürün, mefkûrenin ve iktisadî hayatın yükseltilmesinin en uygun yol olduğunu, bir süre sonra Doğu Türkistan’ın Rus boyunduruğuna girme tehlikesinden de uzak olarak bağımsız olabileceğini anlattılar. Görüşmelerin sonunda anlaşma sağlandı.Ancak antlaşmaya taraftar olmayan Ali Han Töre ile birkaç reis Rusya’ya kaçırıldı.

Antlaşma neticesi Ürümçi’de 15’i yerli, 10’u da Çinli olmak üzere 25 kişilik ortak bir hükûmet kuruldu. Buna göre Çinli general Zhang Zhi Zhong Genel Vali, Kremlin yanlısı olan Ahmetcan Kasım ile Burhan Şehidî de vali muavinleri olmuşlardı. Aynı hükûmete Mehmet Emin Buğra Bayındırlık Bakanı, Canım Han Maliye Bakanı, İsa Yusuf sandalyesiz üye olarak girmiş, Mesut Sabri de Eyalet Genel Müfettişi olmuştu.

İhtilâl kuvvetlerinin altında olan ve Ruslarca desteklenen İli, Altay, Tarbagatay vilâyetlerine Çin eli uzanmıyor, güneydeki Çinlileştirme politikası ise halkın kuzeydeki gibi Rusya’ya meyline sebep oluyordu. Bunun üzerine Çin, Mesut Sabri’yi genel valiliğe, İsa Yusuf’u da hükûmet genel sekreterliğine atamak yoluyla idareyi milliyetçilere bıraktı. Hükûmetin Rus yanlısı üyeleri bu yeni durum karşısında İli bölgesine çağrıldılar ve hükûmetten çekildiler.

“Milliyetçi hükûmet” ilk iş olarak Türkleşme prensibiyle eğitime el attı. Bu hareket Çin’i ve Rusya’yı telâşlandırdı. 1948’de Doğu Türkistan’da bulunan Çin silâhlı kuvvetleri başkumandanı bir beyanname yayınlayarak yerli milliyetçilerin Rus taraftarlarından daha tehlikeli olduğunu ifade etti.

Aynı sıralarda Çin’de Mao’nun meşhur yürüyüşü gerçekleşmekteydi. Bunun bir neticesi olarak Çin hükûmeti, S.S.C.B.’ne hoş görünmek amacıyla, 1 Ocak 1949’da Mesut Sabri ve İsa Yusuf’u işten el çektirdi. Yerlerine Kremlin yanlısı komünist Burhan Şehidî getirildi. Bu arada Çinli komünistler yavaş yavaş Çin’e hâkim olmuş ve Doğu Türkistan sınırına dayanmıştı. Eylül 1949’da Doğu Türkistan’daki milliyetçi Çin birliklerinin baş kumandanı, Çin komünist hükûmetine bağlılık ilân etti. Böylece komünist ordu hiçbir askerî kuvvetle karşılaşmadan ülkeye girdi.

İsa Yusuf, Mehmet Emin Buğra ve binlerce Uygur ve Kazak Türkü Hindistan ve Pakistan’a iltica etti. Mesut Sabri şehit edildi. Böylece Doğu Türkistan’daki karanlık günler başladı. On binlerce aydın öldürüldü ve hapislere atıldı.

O tarihten günümüze dek Çin’e karşı bağımsızlık mücadelesi devam etmektedir. Son olaylarla doruk noktasına çıkmıştır ve yer yer ayaklanmalar olduğu gözlenmektedir. Ayaklanmaların Uygur Türkleri bağımsızlığa kavuşuncaya Kadar devam edeceği anlaşılmaktadır.

DOĞU TÜRKISTAN İSLAM CUMHURIYETININ YIKILMASI

Bu genç Cumhuriyet bir yandan kendi kuruluşunu tamamlayıp milli bağımsızlığını korumaya çalışırken diğer yandan Çin Kuvvetleri, Tungan Asileri,(çinli müslüman) Sovyetleri en önemlisi zaferi gerçekleştiren lider kadronun didişmeleri ile mücadele ediyordu.

Cumhurbaşkanı Hoca Niyaz Hacı cesur bir kahraman iyi bir vatanperver zat idi. Fakat eğitimden yoksun ve itibarına aşın düşkünlüğü onu hükümetle karşı karşıya gelirdi. O, Hükümetten habersiz olarak 25 Şubat 1934’de Ruslarla 11 maddelik bir anlaşma imzalayarak kendi hükümetine ihanet etti. Hükümet de 2 Mart günü bu anlaşmayı tanımadığım ilan etti. Hükümetteki bu ihtilaf bir facia halini aldı.

Fırsatı ganimet bilen Sovyetler Doğu Türkistan’a gönderdiği 7 bin kişilik bîr kuvvetle milli kuvvetlere saldırdı, Başbakan Sabit Damolla yakalanarak idam edildi. Bakanlar Kurulu üyelerinin bir kısmı yurt dışına kaçmayı başardılar. Diğerleri yakalanarak KGB zindanlarında can verdiler.

Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti’nin Genel Kurmay Başkanı Gn. Mahmut Muhitti kendisine Sovyetlerce yapılan bir suikastları kurtularak 1937 yılında Hindistan’a iltica etti. Milli ordunun subayları Albay Abduniyaz’ı kendilerine kumandan olarak seçtiler. Bu ordu 1937 yılınım sonuna Kadar Çin ve Rus saldırılarına karşı vatanlarını kahramanca savunarak hepsi şehit oldular.

Allah hepsine rahmet etsin.

Resimdeki kişilere iyi bakın  bu mücadeleyi başlatan  bu mübarekler hep aramızda …..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>