Kategori arşivi: Bilgi Kaynakları

TÜRKSAT’tan Beklenen Açıklama Geldi

Türksat, 4A uydusuna geçiş yapacak olan televizyon ve radyo yayınlarının frekans değişikliklerinin, 17 Eylül 2014 tarihini 18 Eylül 2014 tarihine bağlayan gece yarısı yapılacağını açıkladı.

Türksat A.Ş.’den yapılan açıklamada, Türksat 2A haberleşme uydusunun ömrünün 2016 yılının başında tamamlanacağı hatırlatılarak, söz konusu uydu üzerindeki yayınların Türksat 4A haberleşme uydusuna aktarılacağı belirtildi. Yapılan açıklamada, yeni TV kanallarıyla birlikte Türksat uyduları üzerindeki TV kanal sayısı 500’ün üzerine çıkacağı kaydedildi.



“KULLANICILARA DAHA FAZLA TV VE RADYO KANALI İZLEME İMKÂNI SUNMAKTADIR”



Türksat’tan konuya ilişkin yapılan açıklamada, Türksat Kanal Güncelleme Sistemi (TKGS) ile uyumlu uydu alıcılarının yeni frekansları otomatik olarak güncelleyeceği belirtilerek, yeni uydu alıcısı alacak kullanıcıların TKGS uyumlu uydu alıcılarını tercih etmeleri tavsiye edildi.


Yazılı olarak yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“TKGS uyumlu uydu alıcılarının listesine, http://www.turksat.com.tr/tr/turksat-kanal-guncelleme-sistemi adresinden ulaşabilirsiniz. Diğer uydu alıcıları içinse, 11844 MHz frekansı, Dikey V-polarizasyon, 2222 Sembol Oranı, FEC 3/4 veya 11747 MHz frekansı, Yatay H-polarizasyon, 27500 Sembol Oranı ve FEC 5/6 değerleri girilerek ‘Şebeke Taraması’ yapılmalıdır. Türksat 4A haberleşme uydusu, 42° Doğu yörüngesinde (Türksat 2A ve Türksat 3A uyduları ile birlikte) hizmet vereceğinden, uydu üzerindeki yayınları izlemek için ek bir antene ihtiyaç olmadığı gibi mevcut anten ayarlarında da herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Yeni uydularıyla bölgesindeki liderliğini güçlendiren Türksat, 42° yörüngesinde kullanıcılara daha fazla TV ve radyo kanalı izleme imkânı sunmaktadır.”


14 TEMMUZ’DA ERTELENMİŞTİ

Türksat, daha önce 14 Temmuz olarak açıkladığı televizyon frekans değişikliklerini, Ramazan ayı nedeniyle yayıncı ve vatandaşlardan gelen talep sebebiyle ertelendiğini açıklamıştı.

Deniz Gezmiş Abdulah Gül’ü 6 ay okula Sokmamış

Türkiye öğrenci hareketinin önde gelen isimlerinden Deniz Gezmiş ve bugün Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül 40 yıl önce kaşı karşıya geldiler.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Commer’in makam aracını yakan isimlerden biri olan 68 kuşağı temsilcilerinden Tuncay Çelen, “Denizler’den Terzi Fikri’ye Türkiye” adlı bir kitap yazdı. İmge yayınlarından piyasaya çıkan kitapta, Deniz Gezmiş ile bugünün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yaklaşık 40 yıl önce, karşı karşıya geldikleri anlatıyor.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nde okuyan Deniz Gezmiş ve arkadaşları, “6. Filo Defol” eylemi yaparken aynı üniversitenin İktisat Fakültesi’nde okuyan ve Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) üyesi Abdullah Gül ve arkadaşları ile karşı karşıya geldi.

Çelen bu karşılaşmayı kitabında şöyle anlattı:

‘’Abdullah Gül üniversite yıllarında fikri mücadelesini babası ve yakın çevresinden etkilendiği için, doğal olarak MTTB ve Akıncılar çatısı altında sürdürür. O dönemde sağ, sol kutuplaşmaları içinde yaşanan gerilimler ve tartışmalar herkesi etkiliyor ve olayların içine çekiyordu. Nitekim Abdullah Gül gibi yakın çevresinde sessiz ve uyumlu olduğu bilinen birisi bile bu ortamda aktif hareket içine girmiş ve İstanbul Üniversitesini kontrol altına  alan Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Abdullah Gül ve arkadaşlarının fotoğraflarını duvarlara asmıştı.

Abdullah Gül bu gergin dönemde 6 ay üniversiteye giremeyecekti”

DÖNEMİN MTTBCİLERİ

Kitapta Gül ile birlikte MTTB içinde bugünün siyasetçi ve gazetecilerinden, Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, Beşir Atalay, Abdülkadir Aksu, Hüseyin Çelik, Ahmet Davutoğlu, Numan Kurtulmuş, Fehmi Koru, Abdurrahman Dilipak, Osman Pepe, Necati Çetinkaya, Kadir Topbaş’ın da yer aldığı vurgulandı.

Kitabı yazarı Tuncay Çelen, 42 yıl önce ODTÜ’de ABD Büyükelçisi Commer’in arabasını yakan grup içinde yer aldı. Bu eylemden dolayı tutuklandı. Dev Genç Merkez Yürütme Kurulu üyeliği yaptı. İşçi emeklisi olan Çelen, halen TKP Parti Konseyi üyeliği görevinde de bulunuyor.

Daha önce Vietnam’da görev yapan Commer, 6 Ocak 1969’da ODTÜ rektörü Kemal Kurdaş’ı ziyarete gelmiş, rektör ile görüşürken öğrenciler de zırhlı Cadillac aracını bir elektrik direğini manivela olarak kullanıp ters çevirmişti. Araçtan benzin sızması üzerine öğrenci liderlerinden Sinan Cemgil’in atkısı benzine bulanıp tutuşturulmuş ve araç yakılmıştı. Commer bu olay sonrası Türkiye’den ayrılırken, rektör Kurdaş da görevini bırakmıştı.

 

Umreye gidecekler için rehber

Bu yazı Netpano’nun siz umre adayları için küçük bir rehber niteliğinde hazırlanmıştır. Sizden tek ricamız yazıyı okuduktan sonra ‘Bir Allah Razı Olsun” demeniz.

Evet niyet hayır akıbet hayır diyerek çıktıgınız bu kutlu yolculugunuz şimdiden hayırlı olsun. Peki gitmeden neler yapmanız gerekiyor. Gelin birlikte başlayalım.

Hadi Bismillah……

 

–          Bu güzel beldeye gitmeden bir hafta yahut on gün önce sarımsak soğan pastırma sucuk vb. tende kokusu uzun süre kalan yiyecekleri bırakmanız güzel olur.  Kokarak ibadete gitmek, mümin kardeşlerimize bu kokuyla eziyet etmek hoş karşılanacak bir durum değil.  

 

–          Kalınan otellerde en üst katta bir çamaşır yıkama ve kurutma makinesi vardı- çamaşırları yıkama imkânı oluyor. Fakat bu genelde kişiye vakit kaybettiriyor. Mümkün olduğu kadar çok kıyafet götürmek en mantıklısı… Çamaşır yıkamak için sıraya girmek, yıkanan çamaşırları asmak toplamak için geçen vaktinize geri dönünce çok üzülürsünüz

 

–          Valizinize bol kıyafetin haricinde vücut temizliğiyle alakalı, jilet, rolon, kadınlar için pamuk – kadınların Haremeyn’de günlük pedler yerine pamuk kullanabilir, – tırnak makası, diş macunu fırçası, alkolsüz ağız gargarası vb. malzemeleri almaları gerekir. Bol iç çamaşırı, çorap da almak iyi olacaktır.

 

–          Normalde çok ilaç yanlısı biri olmasanız bile giderken yanınıza belli ilaçları almanızı tavsiye ederim. İnsan hava değişimi ve klimalar nedeniyle ister istemez hastalanabiliyor. Yatakta geçirilen süreyi azaltmak, doktora görünüp vakit kaybetmemek için yanınızda ilaç olması iyi olacaktır. Başlıca ilaçlar: Antibiyotik, (çocuklarınızla hareket ediyorsanız onlar içinde antibiyotik), pastil, bulantı şurubu, ateş düşürücü, grip nezle ilacı, öksürüp şurubu, erkekler için pişik kremi (ihrama girdikten sonra erkeklere lazım oluyor), vitamin (uykusuz kalabilmek ve vücut yorgunluğuna karşı), kas gevşetici ( gezilerden sonra ve yapılan tavafların ardından çok lazım oluyor) Yorgunluktan ayakların bazı bölgeleri şişebiliyor bunun için kimi mehremler alınıyor ama adlarının ne olduğunu bilmiyorum, yara bandı, sargı bezi (tavafta ayağınıza basılırsa sarmak için lazım olabilir), burun spreyi (okyanus suyu özellikle çocuklar için), ağrı kesici, ishal ilacı, güneş krremi …

 

–          İhram kemerleri ihram alınan yerlerde satılmaktadır, bu kemerler cep telefonunuzu, paranızı ibadetinizi yaparken koymanız için oldukça kullanışlıdır, o yüzden ihram kemeri almanızı da yolculuğa çıkarken tavsiye ederiz.  Aldığınız ihramın kaliteli olması da işinizi kolaylaştıracaktır. İhram havluları dikişli olmadıkları için kalitesiz ihramlar sürekli iplik atacaklardır, tavaf esnasında bu ipliklerle uğraşmak da sizi bunaltacaktır.  Yine ihramınızı nasıl bağlayacağınızı evde birkaç kez tecrübe etmenizi tavsiye ederiz. Çengelli iğne ile ihramı tutturmak kimi sıkıntılara yol açacaktır. O yüzden ihramı çengelli iğne olmadan en iyi şekilde bağlamayı öğrenmek önemlidir. Bunu internetteki video sitelerinden izleyebilirsiniz. Çengelli iğne kullanıldığında, bu iğneler tavaf esnasında kişinin üzerinden düşebiliyor. Tavafa çoğu insan da yalın ayak katıldığı için bu iğneler kardeşlerimizin ayağına batabilir. (bu arada ihramınızın başına bir iş gelirse oteldeki banyo havlusunun dikişlerini yırtıp kullanabilirsiniz,)

 

–          Umreye ilk katılan kişiler, genelde hava alanında ya da evden çıkmadan umreye niyet ederler. Bunun yerine kafileyle uçakta niyet edilmesini tavsiye ediyoruz. İhram yasaklarına uymak zor olabiliyor. – kolonya dökmek, lavabodan çıkınca parfümlü sabunlarla el yıkamak vs- o yüzden vakti kısa tutmak önemli… Bu nedenle niyeti uçakta kafileyle yapmak bizim işimizi kolaylaştıracaktır.

 

–          Turistlik bir yolculuğa çıkmadığınızı bir ibadetin içinde olduğunuzu asla unutmayın, Rabbimizden ibadetimizi kolaylaştırmak için devamlı yardım talep etmek gerekir.  Dedikodu, zan, sinirlilik, tahammülsüzlük bu ibadetten alacağınız manevi lezzeti etkileyecektir.

 

–          Uçaktan indiğinizde hava alanında genelde – Biz ilk Mekke’ye gitmiştik ve orada vardı-  telefonunuz için Arap hattı satan satıcılar olacaktır. Burada bu hattı alabileceğiniz gibi daha sonra da alabilirsiniz. Fakat hat değiştirmek de ne kadar erken davranırsanız o kadar yerinde olacaktır. Bazı türk gsm şirketleri yurt dışında da hizmet vermekte, bu yolu da deneyebilirsiniz. Hat satın aldığınızda dikkat etmeniz gereken  sim kartının içinde olduğu bölmeyi çıkardıktan sonra gerideki karton parçasını atmamak olacaktır. Onu attığınız takdirde yeniden kontör yüklemek isterseniz bu işlemi yapamayacaksınız. Biz sim kartını alıp bölmeyi çöpe attığımız için yeniden bir sim kartı almamız gerekti.  Kontör yükleme işleminde o bölme üzerindeki numaralar lazım oluyor.

 

–          Uçaktan indikten sonra sizi otelinize valizlerinizi yerleştirmeniz için götüreceklerdir. Bizim turumuz ekonomik bir turdu ve Kabeye servisle gidiyorduk. Bu servisler 24 saat boyunca hizmet veriyor. Araç bulmak gibi bir sıkıntı pek yaşamıyorsunuz, fakat  servisi beş dakika on dakika bekleyeyim derken vakit namazlarının hepsine kabede yetişme imkanı olmayabiliyor. Kabeye çok yakın otellerde var. Onlar bu açıdan daha avantajlı fakat fiyat farklıları oluyor.

 

–          Otelinize yerleştikten sonra genelde toplu halde kabeye hareket edilir. Tur rehberiniz kabeyi görmeden size dua ettirecektir. Daha sonra kabeye hareket edeceksiniz. Kabeye ilk gördüğünde edilen dualar makbul olduğu için, kabeye yaklaşana kadar başınızı eğmenizi tavsiye ederiz. Sürekli ileriye bakarsanız kabeyi hemen görecek fakat sonra araya insanlar girdiği için bu ilk nazar uzun sürmeyecektir. Halbuki başınızı eğerseniz, yaklaşınca daha önce ayarladığınız duaları rahatlıkla söyleyebilirsiniz.  Edilecek bu duaları da kendimiz belirlememiz yerine Peygamberimizin (sav) ettiği güzel dualardan hazırlamak yerinde olacaktır.

 

–          Tavaf esnasında gruba bağlı kalmak çok zordur. Grubumu kaybetmeyeyim derken insanlar  genelde kabeyi izleyemezler ve ettikleri duaya kendilerini vermezler.  Genelde insanın arkadaşlarıyla bir yer belirlemesi ve tavafları bitince orada buluşmaları tavafı tek başına yapmaları daha makul olur. Çoğu insan hacerul esved’in karşısında bulunan yeşil ışığın önünde buluşur. Fakat burası tavafa başlama yeri ve tavaftan çıkma yeri de olduğu için genelde kalabalıktır. Başlangıç olarak kabenin diğer köşelerinin baktığı yerlerden birinde buluşulabilir. Zaten cep telefonları sayesinde rahatça iletişime geçilecektir. Grupla hareket ederken yaşanan kimi sıkıntılar şunlardır

 

–          Grubu kaybetmeme adına ibadetine yoğunlaşamamak

 

–          Yanında tanıdığı olduğu için aniden sohbete hatta gıybete başlamak – İranlıları gördün mü, aman beni bırakma, otele ne zaman gideceğiz ve en sık sorulan soru hangi şehirden geldin-

–           Gruptan kopmamak için tavaftaki diğer insanları itmek, – ki bu çok yapılan bir şey fakat çok sakıncalı, tam kabenin karşısında Müslüman kardeşini tartaklıyorsun bir bakıma-

–          Grupla hareket ederken yüksek sesle grupla birlikte dualar okumak – Bu sizin hoşunuza gidebilir ama yanınızda tavaf yapanların dikkatini dağıtmakta ve onların okudukları duaları şaşırmalarına neden olmaktadır-

–          Hacer’ul esved’e dokunmak için Müslümanların birbirlerini itmesi, zarar vermesi doğru değildir. Sevap işleyeceğine insan daha fazla günaha girebilir. O kalabalıkta başkalarına zarar vermemek ve kişinin kendisinin de zarar görmemesi için uzaktan selamlama daha uygundur. Peygamber Efendimiz (sav) de kalabalık olduğunda bu şekilde davranmıştır.

–          Tavaf esnasında “tavaf duaları” isimli kitaptan genelde insanlar kitaba bakarak okumaktadırlar. Bu kitaptaki duaların okunması illa şart değildir. Elbette onları önceden ezberlerseniz çok güzel olur ama ezberlemediyseniz elinizde kitapla tavaf etmek pek edebe uygun değildir. Kabeye bakıp niyaz etmektense onca yolu gelip elindeki kitabı okumak da çok mantıklı değil zaten

–          Tavaf esnasında kötü kokmamak gerekir.

–          Altı şafttan oluşan tavaftan sonra iki rekât tavaf namazı kılınır ve ardından sünnete uygun olarak zemzem içilir. Pek çok Türk bu işe pratik bir çözüm bulma yoluyla tavaftan çıkmadan üç dört tavaf yapıp ardından bunların namazlarını toplu halde kılmaya çalışıyorlar. Bu uygun değil. Her tavaftan sonra çıkıp iki rekat tavaf namazı kılmak gerekmektedir.

–          Çocuklarla tavaf yapacaksanız, çocuk ufaksa onu sık sık taşımanız gerekecektir. On ,on bir yaşlarındaki çocuklar da genelde çok soru soracaklardır.- Anne kabenin örtüsüne koku sürülüyormuş öyle mi, baba bu polisleri işe nasıl alıyorlar- vs. Sabırlı olmanız ve onların gönlünü yapmanız gerekmektedir. Fakat onların gönlünü yapayım derken bir ibadet içinde olduğunuzu unutmayın. Çocuğu ibadete sevk etmeye çalışın. Bu durumda olan aileleri tavafta görürseniz onlar için de içinizden dua edin.

–          Tavaf esnasında önünüzdeki kişiye tutunmamaya çalışın. Hava sıcak, ibadet yorucu olduğundan kimsenin başkasını taşıyacak gücü olmuyor. Bir de abandığınız kişi hasta olabilir. Tansiyon hastası bir kadın böyle bir durumda kalmıştı ve çok zor anlar geçirdi.

–          Kadınların tavafa girerken “erkeklerle çok sıkışık bir ortam olacak rahatsız olur muyum” gibi düşünceleri zihninden çıkarmaları gerekir. Orası bir ibadet yeri ve herkes oraya ibadet etmek için geliyor. Üstelik herkes Allah’ın evinde o anda… Bu tür takıntılarla hareket etmek doğru değildir.

–          Kadınların “ acaba kaçırılır mıyız” gibi endişelerle çokça hareket etmesi onların kendilerini sınırlamalarına yol açacaktır. Mekke İstanbul’a göre oldukça güvenli bir yer. Gerekli önlemleri aldıktan sonra bu tür vesveselerle kişi uğraşmamalı. Mesela taksiye kadınlar tek binmemeli – ticari taksiden ziyade orada normal vatandaşın taksisine biniliyor pazarlık yapılıp gidilecek yere gidiliyor- yanlarında erkek olduğunda binerken de kendisi en önce inmeli, taksiye binerken de en son binmeli vs.

–          Turlar genelde üç umre yaptırıyorlar gruplara, siz umre sayısını artırmak istiyorsanız, bunu tur rehberinize ya da otel görevlisine iletin,  onlar size taksi çevirecek ve sizin adınıza pazarlık yapacaktır. Taksi sizi mikat sınırına götürür, şöför orada namaz kılmanızı bekler ve sizi tekrar kabeye ulaştırır. Böylece grubu beklemeden kendiniz umre yapmış olursunuz. Biz böyle üç umre yaptık. Taksiler genelde en yakın mikat sınırı olan Hz. Ayşe mescidine umrecileri götürürler. Dikkat etmeniz gereken bir şey de taksi ücretini, taksiciye baştan değil de en son vermeniz olacaktır. Ne olur ne olmaz.  Ayşe mescidinde sizin gelmenizi on dakika kadar bekleyeceği için kendinizi garantiye alın. Peki o esnada taksi beni beklemeyip giderse ben ne yaparım diye düşünmeyin. Orada bu iş için bekleyen pek çok taksi olacaktır. Hatta çok daha ucuza bu işi yapan minübüsler de vardır.

–          Otele yerleşildiğinde ilk yapılması gereken şeylerden biri otelin kartını almanız olacaktır.(bunu hem Medine de hem de Mekke’de yapın) Bu kart kaybolduğunuzda size yardım edecek kişilere rehber olacaktır.  Bu kartı ve kendi kişisel bilgilerinizin olduğu kartı yanınızdan ayırmayın

–          Tur size ekmek poşetine benzeyen bir poşet verecektir, onu bir şeye benzetmeyip sakın atmayın. Orada size en çok lazım olacak şeylerden biridir bu hafif poşetler. Onları sırtınıza taktığınızda terliğinizi, zemzem şişenizi koymanız vs. için lazım olacaktır.

–          Mekke ve Medinede ki taharet muslukları bizim musluklarımızdan oldukça farklı. Duş başı şeklinde… Düğmesine basınca su fışkırtıyor. Bunları dikkatli kullanmak gerek, ilk kullanımda anlamayıp çok basarsanız çamaşırlarınız ıslanabilir.

–          Arap hattı daha farklı olduğu için yanınızda Kuranınızı getirmenizi tavsiye ederiz. Orada kuran bulurum diyerek gelen fakat kuran okumayan pek çok Türk oluyor. Hatta fazla Kuran getirirseniz başkalarına hediye etme imkânınız olur. Biz bir kadının bu sebepten sevinçten ağladığına şahit olduk. Böyle bir sevaba vesile olursunuz.

–          Mekke ve Medine de çocuklara dağıtmak için yanınızda şeker olması iyi olur. Orada insanlar sürekli birbirlerine ikramda bulunuyorlar.  Siz de bu havayı tadabilirsiniz.

–          Farz namazlarda Mekke de kadınlar tavaf alanının dışına çıkartılır. Arap polisler yanınıza gelip “Yallah Nisa, yallah yallah” diye bağıracaktır. Siz kalkana kadar da yanınızdan gitmeyecektir. Paniklemeyin. Onların işaret ettikleri yere gidin. Daha sonra arkadaşlarınızla yeniden buluşursunuz.

–          He tavaftan sonra sadaka vermek iyidir. Tavafda yapılan kusurlar için genelde bir riyal – bizde elli kuruşa tekabül ediyor- iki riyal umreciler verirler. Bu sadakayı orada temizlik yapan kişilere verebilirsiniz.

–          Umrede say alanı klimalıdır. Say alanı kat kat olduğu için de izdiham yoktur. Üst katlar yürüyemeyecek kimseler için tahsis edilmiştir. Burada tekerlekli iskemleler ve akülü arabalar vardır. Çocuklu olanlar da bu arabaları tercih edebilirler. Gerçi say esnasında çocuklar tavaftaki kadar zorlanmazlar. Hava burada serin olduğundan ve az kişi olduğundan daha hızlı hareket ederler. Yeşil ışıkta koşmaları gerektiğinde bunu onlara oyuna çevirebilirsiniz hatta. Biz çocuklarımıza öyle yaptık. Bunu bir yarışma gibi düşündüler.

–          Sayda da ibadet halinde olduğumuz unutulmamalı, o esnada insan bazen dikkati bozulup yanındakiyle konuşabiliyor. Tavafta daha dikkatliyken sayda aynı dikkati sürdüremeyebiliyor, buna özen gösterilmeli – bize kimi İranlılar Türk bir aktristi sormuştu-

–          Sayın sonunda saç kesme işleminde makasınızı kullanmak için isteyen kişiler olabilir. Orada herkes birbirine makası veriyordur. Sizden bunu istediklerinde, hijyen takıntınız varsa yanınızda getirdiğiniz başka bir makası onlara verin. Onları red etmeyin. Bu karşınızdakinin kalbini kırabilir.

–          Güler yüzlü olmaya özen gösterin biri yanınızda oturmak istediğinde mümkün olduğu kadar sıkışın. Hayır dememeye çalışın. Burada yer mi var tavrına hiç girmeyin. Orada ölü gibi olmamız gerektiğini unutmayın.

–          Seccadenize basılmasını büyütmeyin, bunun için insanlarla asla tartışmayın

–          Şu millettekiler ne kadar pis, ne kadar terbiyesiz, şu millettekiler ne kadar kaba, insana vurup duruyorlar, şunlar iyi sevdim gibi muhabbetlere girmeyin. O kulların yaratıcısının evinde bulunduğunuzu aklınızdan çıkarmayın. Bu orada “Rabbim bu kullarını sen yaratmışsın ama şu şöyle beğenmedim bu böyle bu iyi olmuş” haşa böyle demeğe benzer.

–           Her farz namazın ardından cenaze namazı kılınmaktadır. Burada kadınlarda cenaze ve bayram namazlarını kılabiliyorlar. Bu namazları kılmak isteyen kadınların bu namazların kılınışını gitmeden öğrenmeleri iyi olacaktır. Orada birine sorduğunuzda her kafadan bir ses çıkıyor. En iyisi buradayken bu namazları öğrenmek

–          Hava sıcak olduğundan çok susuyorsunuz, bu durumda sürekli zemzem içmenizi tavsiye ederiz. Her tarafta zemzem çeşmeleri var zaten. Zemzem idrarla atılmıyor. Terle vücuttan çıkıyor. Normalde bu kadar su içen herkes sürekli lavaboya gitme ihtiyacı hisseder. Fakat zemzem içtiğinizde bu sıkıntıyı yaşamazsınız.

–          Medine Mekke’ye göre havası daha yumuşak bir şehirdir. Ravzanın etrafında da genelde hoş bir koku olur. Burada da bol bol çocuk göreceksiniz, çocuklara bir şeyler ikram etmenizi tavsiye deriz.

–          Medine de yeşil kubbeyi karşınıza alıp niyaz etmeye kalktığınızda Arap polisi gelip sizi uyaracaktır, kıbleye dönmeniz için, size tavsiyemiz, hıhı deyip onların geçiştirin. Size Arapça: “Allah’tan iste kıbleye dön şirk” gibi sözler edecekler. Bu onların vahhabi inancından kaynaklanmaktadır. Bu mantıkla bakarsak namazdan sonra imamların dua esnasında cemaate dönüp dua etmesini de ortadan kaldırmamız gerekmektedir. O zaman hoca da isteyeceğini cemaatten istemiş olur. Allah kıblede değildir.  Sizin kafanızı karıştırmalarına izin vermeyin. Bazı tur hocaları da bu konuda karışık konuşmaktadır. Fakat tavsiyemiz, Peygamberimizin önüne gelmişken ona sırtınızı dönmemeniz olacaktır.

–          Mescid-i nebevinin karşısında Cennet’ül Baki mezarlığı vardır. Burada pek çok sahabi  (Hz. Fatma, Hz. Ayşe gibi) bulunmaktadır. Kadınların ne yazık ki bu mezarlığa girmeleri yasak ama erkekler sabah namazının ardından mezarlığa girebiliyorlar. Burası ve Medine hakkında ayrıntılı bilgiyi Medine müzesinden öğrenebilirsiniz. Buraya yapacağınız kısa ziyarette oradaki Türk yetkililer sizi hem mescid-i nebevi hakkında hem cennetül baki mezarlığı hakkında hem de Medine de gerçekleşen savaşlar hakkında bilgilendireceklerdir. Buradaki Türk görevliler aslında part time çalışan Türk öğrenciler. Türkiye’den medrese eğitimi almak için Medineye gelen gençler. (Alışverişe ayıracağınız zamanı bu müzeyi gezmeye ayırmanızı tavsiye ederiz. Tur rehberinize bu müzeyi sorun hatta gezi için ısrar edin. Biz öyle yapıp bir gezi oluşturmuştuk,)

–          Ravzaya erkekler her an girebilirken kadınların bölümü belli saatlerde açık oluyor. Genelde Türkleri, Pakistanlıları vs. milletleri ayrı ayrı alıyorlar kadınlar kısmında… Erkekler çok kısa sürede ziyaretlerini gerçekleştirirken saat sistemi nedeniyle kadınlar girişte bir iki saat bekliyorlar. Bu bekleme esnası çok güzel geçebilir. Şikâyet etmeyip ibadetle vakit geçirdiğinizde, sürekli dua ettiğinizde Ravzaya girmeden önce bir ön hazırlık yapmış olursunuz hem.

–          Kadınlar ravzada – yeşil halıda namaz kılmak için- birbirlerini itebiliyorlar, hatta sıkışıklıktan ötürü hiç hoş olmayan görüntüler ortaya çıkıyor. Ravzada Efendimizin (sav) huzurunda olduğumuz unutulmamalı. Edebimizi saygımızı burada göstermeyeceğiz de nerede göstereceğiz (iki rekâttan fazla kılayım derken başkalarının haklarını yememeliyiz. imkan varsa kılmalıyız. Biz bir seferinde en son girdiğimiz için sekiz rekâta kadar yeşil halıda namaz kılabilmiştik, en son grup olduğumuz için bizim çıkmamızı bekleyen dışarıda insanlar yoktu ama bir seferinde girdiğimizde yeşil halının üzeri çok sıkışıktı ve dışarıda da çok sıra vardı. Biz de hiç namaz kılmadan çıktık, duruma göre kendimizi ayarlamalıyız)

–          İnsanlarla, nereden geldiniz kaç paraya geldiniz muhabbetinden genelde kaçınılmalı ama ravzaya girmek için beklerken sıra esnasında bu muhabbetlerin yapılması gerçekten hoş değil. Yeşil kubbenin karşısında biz bu kadar ödedik siz o kadar mı ödediniz sohbetlerine lütfen girmeyin

–          Medinede alışveriş yapılı sözü çok yaygın siz alışverişe kapılmayın, vaktinizi bol bol mescide geçirmeye bakın

–          Medine gezilerinde sizi uhud dağına götüreceklerdir, bu gezinin akşam yahut sabah erken saatte yapılmasını talep edin.  Öğle sıcağında ortalık yanarken  geziden bir şeyler anlamanız zor olacaktır. Hatta taksi tutup gruptan ayrı da olarak uhuda istediğiniz bir vakitte yeniden gidebilirsiniz. Taksi tutma işinde tur rehberiniz yahut otel görevlileri size yardımcı olacaktır.

–          Mekke de ki gezilerden biz Serv dağına çıkmadık, istek olmayınca – böyle durumlarda arkadaşlarınızla anlaşarak siz bir taksi tutup gidebilirsiniz illa grubun ikna olmasını beklemeyin, pişmanız yani- Hiraya gittiğimizde ise orada dağa çıkarken etrafta çok fazla pet şişe gördük rica ederim içtiğiniz suların pet şişelerini o güzelim yerlere atmayın. Türkler ona buna çok fazla pis damgasını vuruyor ama yere çöp atmaktan da bir dakika geri durmuyor maalesef. Bir de bu dağa çıkma gezilerini öğlen saatlerine denk getirmeyin, sıcaktan sarsılabilirsiniz.

–          Biz hira mağrasına çıktığımızda, orada izdiham vardı. Mağara malum ufak ama içine girmek isteyen mağaranın ağzında elli kişi vardı. Bu kişilerin içinde yetmiş yaşındaki dedecikler ninecikler de vardı. Fakat içeriye giren iki rekât namaz kılmadan çıkmamaya çalışıyor. Ağlayıp dualar ediyorlar. O insanların ezilmesi pahasına… Sizce Peygamberimiz (sav) bundan ne kadar hoşlanıyordur? Eğer bu ziyaret yerine içeriye girdiğinizde arkanızda çok insan varsa içeride lütfen namaz kılmayın.

–          Bazı tur rehberleri kutsal topraklara gelince ortadan kayboluyorlar, buna hazırlıklı olun, sizinle ilgilenmeyen bir rehberiniz varsa onunla didişmek yerine en kısa zamanda kendi işinizi halletmeyi öğrenmeye bakın. Kutsal topraklarda çok ilginç ama herkes her şeyi çok kısa zamanda öğrenebiliyor.

–          Fazla ilaçlarınızı dönerken umrecilere dağıtabilirsiniz,

–          Yanınıza Kuran almak yerine tabletinize de Kuran yükleyebilirsiniz, çünkü Kuran-ı kerimi yere koymak durumunda kalabiliyorsunuz.  Kendi okuyacaklarınız tablette bile olsa hediye etmek için yanınıza Kuran alabilirsiniz ama

–          Hem Mekke’de hem Medine de yemek alışverişi için Bin Davut marketi tercih edebilirsiniz. Mantığı bizim Bimler gibi… Orada Ülker reyonu bulmak da mümkün (Bu marketi tur rehberlerinize sorun onlar biliyordur)

–          Mekke de normalde gezi alanında olmayan Cennet-i Mualla mezarlığına gidebilirsiniz. Burada Hz. Hatice annemiz yatıyor. Ne yazık ki kadınların buraya girmesi de yasak.

–          Mekke’de ve Medine’de – özellikle Mekke’de-  el büyüklüğünde adım başı çekirgeler var. Çocuklarınızla gidecekseniz gitmeden önce internetten çekirgeleri gösterip onların ne kadar zararsız hatta sevimli olduğundan bahsedebilirsiniz. Çocuğunuzun bu çekirgelerden korkması sizin hareketlerinizi çok kısıtlayacaktır. İnternetten çekirge fotoğraflarının çıktılarını alabilir çocuğunuzla boyama yapabilirsiniz.

 

Bu yazıyı okuduğunu için teşekkür ederiz,  yazıyı yazandan Allah Razı olsun derseniz de pek memnun oluruz. Allah sizden de razı olsun. İbadetinizi şimdiden kabul etsin.

Türk donanması Ümit Burnu yolunda

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 4 firkateynden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu, Afrika kıtasında bir takım faaliyetlere katılmak ve 148 yıl sonra Ümit Burnu’nda Türk Bayrağını dalgalandırmak amacıyla Gölcük’te bulunan Donanma Komutanlığı limanından yola çıktı. Göreve gidecek Barbaros Türk Deniz Grubu’ndaki 4 gemiden biri olan TCG Gediz gemisinde ayrı bir heyecan yaşanıyor. İki Üstçavuş aynı gemide 105 gün sürecek görevde birlikte gidiyor. Özellikle aynı görevde birlikte olmak için başvurduklarını ve bu göreve çıktıklarını söyleyen iki kardeş Donanma Üstçavuş Hüseyin Rahmi ve Tarık Güler kardeşler görevden başarıyla dönüp ailelerine kavuşmayı beklediklerini ifade etti. TCG Gediz, TCG Oruçreis, TCG Heybeliada ve TCG Yarbay Kudret Güngör gemilerinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu, bugün Çanakkale Boğazı’ndan geçerek görevine tam anlamıyla başlayacağı görev süresince toplam 16 farklı göreve katılacak ve Afrika kıtasında 27 farklı limanı ziyaret edecek.

Dünyada sadece sayılı donanmanın gerçekleştirebildiği ana üsden uzakta uzun süreli görevlerden birine çıkan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu için dün Gölcük Donanma Komutanlığı Limanı’nda bir uğurlama töreni düzenlendi. Törene Barbaros Türk Deniz Görev Grubu’nda görevli 781 askerin aileleri ile birlikte deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Adalet Komisyonu Başkanı Yusuf Coşkun, İl Emniyet Müdürü Levent Yarımel, Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Birol Şimşek, gemi personelinin aileleri ve birçok davetli katıldı.

Tören sonrası gemilere gidecek ekipte bulunan iki Üstçavuş kardeşten Elektronik Üsçavuş Hüseyin Rahmi Güler görevi özellikle istediğini belirterek şöyle konuştu: ‘Gediz gemisinde görev yapıyorum. Üç buçuk aylık bir seyre gideceğiz, 105 gün. Donanmamız için önemli bir seyir. Daha önce birçok önemli seyre katıldık. Bu da bizim için önemli bir deneyim olacak. Kızımın bugün doğum günü iki yaşına girdi. Ama yine ayrılacağız. Her zamanki gibi geçen sene de aynısı oldu. Eşim, normal karşıladı. Çünkü görevimiz icabı, bunları konuşarak başladık her şeye. Şu an eşim yanımda. Öz abim şu an arka tarafımda. Beraber gidiyoruz. Donanma tarihinde personel için de önemli.’

148 yıl sonra Ümit Burnu’nda olmanın gurur verici olacağını dile getiren Güler, şunları söyledi: ‘Güzel daha önce de Libya, Lübnan, Somali ve çeşitli görevlere katıldık. Bu da bizim için bir ilk olacak. Güzel bir görev, inşallah vatanımıza sağlıklı bir şekilde döneceğiz.’

Rahmi Güler’in kardeşi Donanma Üstçavuş Tarık Güler ise, özellikle bunu istediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşimle seyir yapmak benim için ayrı bir zevk. Şu an heyecan var. Eşlerimizden ayrılacağız. Bundan dolayı pek bir şey söyleyemeyeceğim ama büyük bir gurur benim için.’

Üstçavuş Hüseyin Rahmi Güler’in eşi Aylin Tunç Güler ise eşinden ayrılacağı için üzgün olduğunu dile getirerek, ‘Üzüldüm sadece, hiçbir şey hissetmedim. Beklemek için plan yapmıyorum. Evdeyiz işte evde bekleyeceğim çocukla’ diye konuştu. Tarık Güler’in eşi Sümeyra Güler de eşlerine kavuşacakları mutlu günü şimdiden beklediklerini ifade etti.

Sabah

Gizli servis bile müdahale ediyor

Türkiye’de ‘internete sansür geliyor’ diye kara propaganda yapılırken gelişmiş ülkeler, birçok siteyi kolaylıkla engelleyebiliyor

Meclis’te kabul edilen ve Köşk’e gönderilen yeni internet yasası, özel hayat ile kişilik haklarını ihlal eden kişilere haklarındaki yayınları engelleme kolaylığı getiriyor. Yasayı eleştirenler gelişmiş ülkeleri örnek gösteriyor. Oysa Türkiye’de internet kullanımı, başta ABD ve AB olmak üzere dünyanın birçok ülkesine göre çok daha özgür. İşte örnekler…

ABD: Sakıncalı siteler, resmi olarak engelleniyor. İletişimde Uygunluk Yasası, internette yayınlanan pornografik materyallere yönelik bir yönetmelik. Daha sonra çıkarılan ikinci yasa ile yayın yoluyla hakaret eden, müstehcen, çocuk pornosu içerikli sitelere filtreleme getirildi.

KANADA: Toplum ahlakına aykırı içerikten rahatsız olan bir vatandaş, hükümete şikayette bulunarak siteyi direkt kapattırabiliyor.

FRANSA: Hükümet, internette kişilik haklarını ihlal eden, ırkçı, terörizm ya da çocuk pornosuna ilişkin içerik yayınlayan siteleri kara listeye alıyor. İnternet servis sağlayıcılarıyla yapılan anlaşma doğrultusunda, kara listeye alınan siteler ülke çapında erişime kapatılıyor. “Kamusal düzen” ve “ulusal çıkar” denilerek de sansür uygulanabiliyor.

BELÇİKA: Yetkili savcı, özel hayatın gizliliğine aykırı bulduğu siteleri kapatma yetkisine sahip.

İSVEÇ: Irkçı tahrikler, engelleme sebebi.

İTALYA: Özel hayat ve telif haklarını ihlal eden siteler hemen kapatılıyor.

DANİMARKA: Bütün siteler, devletçe hazırlanan bir filtreme programından geçiyor. Aykırı bulunan kapatılıyor. Korsan müzik ve film siteleri de yasak.

RUSYA: Rus lider Putin, KGB kontrolünde internet ve medyayı izleme kurumu oluşturdu. Şu an 5 servis sağlayıcısı, içerik filtrelerini test etme gerekçesiyle sakıncalı sitelere erişimi engelliyor.

Türkiye

 

Ayasofya belgelerindeki tüm Atatürk imzaları sahte

Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı ve MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Ayasofya’nın müze yapılmasına ilişkin belgelerle ilgili ilginç bir iddia öne sürdü.

 

Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı ve MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, A Haber ’de yayınlanan bir programda Atatürk ‘ün Ayasofya’nın müze yapılmasına ilişkin belgelerdeki Atatürk’ün tüm imzalarının sahte olduğunu iddia etti. 8 Kasım 2013 tarihinde Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması için TBMM’ne kanun teklifi veren Halaçoğlu yayında devlet arşivinden çıkardığı 07.11.1934 tarihli Ayasofya’yı müze haline getiren kararnameyi göstererek buradaki imzanın sahte olduğunu öne sürdü. İddialarının belgelere dayandığını iddia eden Halaçoğlu, “Atatürk’ün bu kararnamelerin hiç birinde ıslak imzası yok! Bütün imzalar sahte” dedi. 

Halaçoğlu, “Bu kararname geçerli değil. Çünkü Resmi Gazete’de hiçbir zaman yayınlanmadı. Atatürk Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesine şiddetle karşı çıkınca Atatürk’ün imzası taklit edildi. Atatürk öldükten sonra Şükrü Saraçoğlu’nun Başbakanlığı döneminde Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından bir kitapçık bastırılıyor. Atatürk’ün sahte imzasını taşıyan bu kararnameyi ilk defa bu kitapta görüyoruz. 1924 Anayasası’na göre Resmi Gazete’de yayınlanmamış Bakanlar Kurulu kararının geçerliliği yoktur” şeklinde konuştu.

Canlı yayında Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya ile ilgili 2 sayfalık vasiyetini de okuyan Halaçoğlu, “Fatih Sultan Mehmet vasiyetinde kim Ayasofya’nın yerine başka bir şey inşa ederse, Allah’ın laneti üzerine olsun. Diye yazmıştır” dedi.(radikal)

Piri Reis’in Orjinal haritası ABD’de mi

Piri Reis’in 1513’te çizdiği ve denizcilik tarihine geçen dünya haritasının orjinali nerede? Bu soru CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, tarafından Meclis gündemine taşındı. Köktürk “Amerika ‘ya orijinali gönderilen haritanın, kopyasının geri geldiği doğru mudur” diye sordu.

Hürriyet’in haberine göre, Köktürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ‘a, Piri Reis ‘in, 1513 tarihli dünya haritasının orijinal olup olmadığına ilişkin iddiaları sordu. TBMM Başkanlığı ‘na verilen soru önergesinde şunlara yer verildi.

Buna göre;
1. Amerika ‘ya orijinali gönderilen haritanın, kopyasının geri geldiği doğru mudur?

2. Topkapı Müzesi ‘nde bulunan Piri Reis haritası orijinal midir, değil midir?

3. Müzedeki haritanın orijinal olup olmadığının uzmanlara inceletilmesi düşünülmekte midir?

4. Haritanın çizilişinin 500. yılında kamuoyunun kuşkularının giderilmesi için ne yapılmaktadır?

5. 1554 yılında kellesi vurulan Piri Reis ‘in mezarının Mısır ‘da nerede olduğunun araştırılması hedeflenmekte midir?

KİTAPTAN ALINTILAR
Köktürk, soru önergesinde Piri Reis ‘in yaşamı ve haritası ile ilgili yıllardır araştırmalar yapan Metin Soylu ‘nun kitabından alıntılara ve iddialara yer verdi.

ABD ‘nin Washington eyaletinde 25 Ocak 1987 ‘de açılan Muhteşem Süleyman adlı sergiye giden eserlerin arasında haritanın olup olmadığını araştıran Soylu ‘nun, “Serginin sonunda haritanın iade edilmemiş olabileceği” iddiasın hatırlatan Köktürk,bir başka çarpıcı iddiayı daha Meclis gündemine taşıdı.

ORJİNAL Mİ DEĞİL Mİ?
Köktürk, Soylu ‘nun şu cümlelerini kullandı:

“-15 Kasım 2005 tarihinde Hattat Fuat Başar ‘dan Piri Reis Haritası ile ilgili bilirkişi raporu talebinde bulundum. O yıl yine Topkapı Sarayı ‘na giderek Piri Reis ‘in 1513 yılında çizdiği o meşhur dünya haritasının orijinalini görebilmek için müracaat ettiğimde bana yine “Harita yıprandığı gerekçesiyle kimseye gösteremiyoruz. Depoya kaldırdık” şeklinde cevap verildi. “

-Saraydaki harita mutlaka kriminale girmeli, uzman bilirkişiler tarafından 1513 ‘te yapılan harita olup olmadığı ortaya çıkartılmalıdır…UNESCO, 2013 ‘ü Piri Reis Yılı ilan ederken bizler O ‘nun dünya tarihine geçen haritasının orijinal olup olmadığından şüphe ediyoruz” dedi.

Gezi Parkı eylemlerinde CIA parmağı!

Taksim Gezi Parkı eylemlerinin ardından Sırbistan merkezli CIA destekli Otpor örgütü çıktı.

İlk deneme, 6 ay önce ODTÜ’te yapıldı, başarısız olunca, Gezi Parkı’nda yeniden uygulamaya konuldu.

Gezi parkı eylemine de “direniş” dediler… Çünkü Sırpça-Hırvatça’da “otpor”, “direniş” anlamına geliyor.

Bu arada Gezi Parkı eylemi için sosyal medyanın aktif biçimde kullanılmasından, örgütlenmeye yurt dışına gidip eğitim alan gazeteci, yazar, sanatçı, akademisyenler iddiası da gündemde. Şimdi o isimlerin kimler olduğu araştırılıyor. Peki Otpor örgütü nedir?

Bilderberg 2013’ün Katılımcı listesi yayınlandı…

6-9 Haziran arasında İngiltere’nin Hertfordshire kasabasında yapılacak Bilderberg toplantısının katılımcı listesi açıklandı. Türkiye’den katılacak isimler şöyle.

TUR    Pavey, Şafak    CHP Milletvekili
TUR    Özel, Soli    Kadir Has Üniversitesi öğretim görevlisi, Habertürk köşe yazarı
TUR    Koç, Mustafa V.    Koç Holding Başkanı
TUR    Dinçer, Haluk   Sabancı Holding
TUR    Aydıntaşbaş, Aslı    Milliyet gazetesi köşe yazarı
TUR    Babacan, Ali    Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı

Listenin tamamı için buraya tıklayınız