2 EL SATIN ALDIĞINIZ ARAÇTA EROİN ZULASI ÇIKARSA

2 EL SATIN ALDIĞINIZ ARAÇTA EROİN ZULASI ÇIKARSA

Aman dikkatli olun. Sizin de başınıza gelebilir

Oto pazarına gittiniz. İkinci el bir araç beğeneceksiniz. Bu vesile ile oto pazarında bir iki aracı – oto galerisi sahibi ile bile tanıştınız. “Abi yarın bize gel. Hallederiz” diyerek en kısa zamanda bütçenize ve konumunuza uygun bir aracı size bulabileceklerini söylediler.

Oto pazarında 27 bin EURO etiketli aracı, eğer o gün satamazlar ise size hafta içerisinde 23 bin EURO’ye verebileceklerini de söylediler.

Siz de bu vaatle hafta ortasını dört gözle beklemeye başladınız. Hafta ortası geldi. Galeri sahibi sizi Çarşamba günü arıyarak “Abi paranı hazırla gel. İstediğin araba hazır. Konuştuğumuz gibi. 23 bin EURO” sizi davet etti. Galeriye gittiniz. 23 bin EURO olmasını düşündüğünüz arabanın siz gelmeden biraz önce çok hatırlı bir müşteriye satıldığını söylediler. Ardından da “Abi sen bir soluklan. Beraber bir yemek yiyelim. Sana en kralından bir araba ayarlayacağız. Bir arkadaş arabasını getirdi. Çeki varmış. Nakde çok sıkıştı. Arabasını servise göstermeye götürdük. Tiko para istiyor. Galeride bir hafta kalmasına göz yumsa 30 bin EURO’ye satarım. Sana o arabayı 23 bin EURO’ye alacağım. Hem sana da mahcubuz”

Mesleğiniz itibari ile iltifata alışık olduğunuz için size yapılacak bu kıyağı bıyık altından büyük bir keyifle beklemektesiniz.

Ve gelen araba 2005 model, 15 bin kilometrede, dizel ful donanımlı, deri koltuklu bir lebi derya…

Aracı gördüğünüzde adeta dibiniz düşüyor.

Önce kendinizi şöyle bir yokluyorsunuz… Bu maaşla bu arabayı alsam millet ne der diye..

Sonrada eşinizin de çalıştığı aklınıza geliyor. Eviniz de kira değil… Kime ne..? Zaten esas olan alırken kazanmak değil mi…

Aslında 30 – 33 bin EURO arası bir fiyata satılabilecek bir arabayı peşin para 23 bin EURO’ye almak… müthiş bir kar…

Galeri sahibi “Abi sizi buralara kadar yorduk. Kasko vergi ve devir masrafları da bizden. Ama bir şartla. Arabayı bana satacaksın. Başkasına değil. Arızası, servis derdi oldu mu beni bulacaksın” diye ısrarcı oluyor.

Bundan alası can sağlığı. 2 milyar küsur kasko, devir masrafı eh bunu onlar karşılasınlar. 2 bin motor arabanın vergisini de ben öderim diyecek oluyorsunuz. Peki diyor galeri sahibi… İkinci taksidini en öde. Bu yılki taksidi zaten ödenmişti. Bakarsın ikinci takside kadar sizi arar, yeni bir araba veririz…

Peşin paranızı ceketinizin iç ceplerinden EURO olarak çıkartarak arabanın ödemesini yapıyorsunuz.

Konumunuz ve mesleğiniz itibari ile ruhsat işlemleri de aynı günün akşamına bitiyor…

Ooo galeri sahibi size bir kıyak daha yapmış. Deponuz full. “Abi yenge hanımla hafta sonu bir turlarsın”

Aldığınız aracın keyfi ile eve varıyorsunuz. Evde bir bayram havası sormayın gitsin.

Eş dost aracınıza gıpta ile bakıyor.

İş yerinize üstün körü selamlaştığınız bir arkadaşınız geliyor. Yanında birisi daha var. Bu da filanca, önemli bir mütahittir diye tanıştırıyor size. Yeni arabanızdan bahsediyorsunuz. “Abi hadi, arabanızı ıslatalım. Ama hesaplar benden. Ama bir şartla. Arabanla gideceğiz”

Şöyle bir saate bakıp “Peki hadi öyleyse diyorsunuz” Yolda giderken bir depo benzin ile 1100 km yol yaptığından bahsettiğiniz aracınız yanınızdaki mütehidin çok hoşuna gidiyor.
Soruyor: “Nereden aldınız bunu”
Cevabınız “Filanca galeriden”
Soruyor “Kaça”
Cevabınız “30 bin EURO eder diyorlar””
Soruyor “Güzel fiyat. Numarası var mı galerinin arayalım”
Cevabınız “Evet 0212 …”
Arıyor hemen galeriyi ve başlıyor konuşmaya “Ben filancanın arabasındayım arabası çok hoşuma gitti. Aynı model var mı?. Yok mu. Ne 3 bin EURO üstüne koyarsam BMW mi var..?

Yemek parasını ödemeye razı diğer arkadaşınız söze karışıyor. “Bırak sen onlarla konuşmayı. Ver telefoni ABİ”ye. O galeri sahibini daha iyi tanıyor.

Telefonu size veriyor. Galeri sahibi “Abi araban çok hoşuna gitmiş. 33 binEURO dedim. 2 Ayda kullandığına say. İyi bir kar. İster sana ona bahsettiğim BMW”yi vereyim”

Yok diyorsunuz. BMW sizi kasar. Çok da dikkat çeker. “Galeri sabi nerede olduğunuzu soruyor. Sahilde, ….. lokantasına gitmekte olduğunuzu söylüyorsunuz. Galeri sahibi “ABi yemeğe bana gelin. Siz gelene kadar yemek hazır olur. Hem BMW”yi de sayende satmış oluruz. Ne dersin?

“Peki “ diyorsunuz.

Galeriye vardığınızda sizi büyük bir izzetle karşılıyorlar. Müteahit olan siyah BMW”yi görünce “ABİ’Nin arabası kadar temiz. Bu fiyata çok uygun. Bir şartla. Benim Antalya’daki otele bu hafta sonu ailece gelirseniz. O zaman kabul ederim. Hem arabaları da denemiş olursunuz”

Galeri sahibi “Böyle bir araba almanızı sağladığı için bu ABİ”ye az bile” diyerek olurunu veriyor.

El sıkışıyorlar.

Hanımı arayarak hafta sonu Antalya’ya 5 yıldızlı bir otele davetli olduğunuzu söylüyorsunuz “Ne işimiz var orada” itirazına “Hayatım bak hem bir değişiklik olur” sözleri ile eşinizi ikna ediyorsunuz.

Hafta sonu gelip çatıyor. Aracınızla yola çıkıyorsunuz. Hay Allah. Ne kadar çok polis kontrolü var.

Önde siz, arkadaki arabada (BMW’de) müteahhit ve yeni nişanlısı.. Polis kontrolünde durdurulduğunuzda kimliğinizi göstererek kolaylıkla geçiyorsunuz. Hiçbir aramaya tabi olmadan .

Oooo Otel’de kelli felli adamların kaldığı bir yermiş. Ne kadar çok jep var otelin önünde. 13 tane saydınız. Diğerleri en son model her biri 130 bin EURO’nun üzerinde arabalar.

Bavullarınızı odanıza çıkarttırmak için bağajdan indirirken parmaklarınız ufak bir kabartıyla takılıyor.

Bagajın içerisinde bir gariplik olduğunu fark ediyor sunuz?

Çantalarınızı indirdikten sonra eşiniz şeker hastası bahanesi ile şehre inip ensülin alacağınız yalanını söylüyorsunuz “ABİ biz hallederiz dese de otel sahibi” onun bu cömert tavrına mani oluyorsunuz.

Şehir merkezine giden yolu yarıladığınızda o şehirde görev yapan meslektaşınızı arayarak NARKOTİK köpeklerini ayarlamasını söylüyorsunuz. Özel bir operasyon için.

Emniyetin otoparkına gittiğinizde meslektaşınız sizi karşılıyor. Narkotik köpekleri de polis sahipleri ile beraber yanınıza geldiğinde çılgınları oynuyorlar.

Meğer arabanızın bagaj kısmında tam 230 kg eroin zulalamışlar..

Sizi de kurye olarak kullanarak Antalya’ya kadar eroini taşıtmışlar. İstanbul’da en güvenli yer kaldığınız lojman, eroin zulası araba için en gözde korunaklı yer bizzat siz olduğunuz için böylesi bir tezgaha başvurmuşlar”

Aracı aldığınız kişiler ile tanışma faslı dahil otele gelene kadar yaşadıklarınızı bir gözden geçirdiğinizde ne kadar profesyonel bir oyunun kurbanı olduğunuzu görüyorsunuz.

Eşinizi ve çocukları emin ellere bıraktıktan sonra otele dönerek aracınızı park ediyorsunuz. “ABİ yenge nerede” diye sorduklarında “Şekeri çıktı, doktor bir arkadaşın evine bıraktım. Eşi de doktor. Yarın hep birlikte buraya gelecekler”

“TAMAM ABİ” diyor müteahit arkadaşınız.

Siz otelin özel suitine çıkarken dışarıda Narkotik Şube timleri aracınızı gözetliyor.

Jiplerden ikisinin kapısı açılarak 2 adam iniyor. Aracınıza doğru yöneliyorlar. Kendilerinde olan bir uzaktan kumanda ile aracınızın bagajını açıyorlar…

VE OPERASYON Oracıkta başlıyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir