2.Metal Fırtına Dönemi

‘Metal Fırtına’nın yazarlarından Burak Turna, 17 Temmuz’da 100 bin adetlik ilk baskısıyla yeni kitabı ‘3. Dünya Savaşı’nı çıkardı. Burak Turna’nın gerçek analizlere dayandırdığı kitaptan ilk ayrıntılar: AB parçalanıyor, 2010 yılında dünya küresel bir savaşa giriyor. ABD, göktaşlarını birer silah olarak kullanıyor…

Türkiye ile ABD arasındaki gergin ilişkilerin adı, diplomasi literatürüne onların yazdığı bir kitapla geçti: ‘Metal Fırtına’. Kitabın yazarlarından Burak Turna, şimdi de ‘3. Dünya Savaşı’ adlı yeni kitabını piyasaya çıkarıyor. Büyük bir reklâm kampanyası, ilk baskı için 100 bin adet kitap ve küresel savaşın deşifresi… Burak Turna’nın kitabı, 17 Temmuz’da piyasaya çıkıyor. Yazar, kitabıyla ilgili ayrıntılarını paylaştı.

Yeni kitabınızı anlatır mısınız?
Kitabın adı: ‘3. Dünya Savaşı’. Ben 3. Dünya Savaşı’nın hem bir roman ismi olarak hem bir kavram olarak tam yerine oturduğunu düşündüm. Bu konularla ilgilenen insanların beklediği bir kitaptı.

‘Metal Fırtına’ tarzında bir kurgu roman mı yine?
‘Metal Fırtına’ tek çizgi halinde, bölgesel bir konu üzerinde ilerleyen bir romandı. Son kitabımsa, küresel düzeyde ve çok boyutlu bir roman.

Yine gerçeklerle mi örülü?
Evet. ‘3. Dünya Savaşı’ bir kurgu. Ama kesinlikle şaka değil. Kurgu yaparken veya roman yazarken, yazarların bir rahatlığı vardır aslında. İstediğinizde saçmalama hakkına sahipsinizdir ama bir kitapta hemen hemen hiç saçmalanmadı. Çünkü artık öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, bizim gerçek olarak kabul ettiğimiz pek çok şey, zaten gerçekliğin de ötesinde, bir zamanlar fantastik olan şeylerdi. Ama şu an fantastik olarak kabul ettiğimiz şeyler, bir yerlerde gerçeğe dönüştürülüyor. O yüzden ‘3. Dünya Savaşı’nın altyapısı çok gerçekçidir. Ayrıca hem analize hem kurguya hem bilgiye dayanıyor… Bu kitapta ‘Metal Fırtına’yı aşmaya çalıştım.

2. Metal Fırtına dönemi mi geliyor şimdi?
Aslında bakılırsa, bugün medyayı takip eden birisi bile mantıklı bir şekilde, gelişmeleri iyi okursa, dünyanın son 700–800 yılda yaşadığı büyük küresel savaş dalgasında yeni bir dönemin başladığını görecektir. Her yerden bununla ilgili bir yansıma alıyoruz. Dünya şu anda küresel bir savaş dönemine girdi. İlk dalgası da bölgesel kaoslardı.

Kitaptaki çarpıcı noktaları paylaşır mısınız?
Kitap, AB ile ilgili çok önemli bir söyleme sahip. AB’nin şu anki politikası böyle devam ederse, Avrupa’nın hastalığı nüksedecek. ‘3. Dünya Savaşı’nda bu, tekrar nüksediyor. Tekrar aşırı sağcı akımlar Avrupa’da organize hale geliyor. Anti-Türk hareketi başlıyor. Avrupa çöküyor.

Zaman olarak öngörünüz ne?
2010 yılında geçiyor kitap. Geçenlerde Yunanistan’da böyle bir toplantının yapılacağı söylendi. Bu öngörünün ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Gerçekten şu anda AB hasta bir yapı arz ediyor. Bu hastalığında iki seçeneği var AB’nin. Ya tamamen değişecek, Türkiye’yi ve onun dışındaki Doğu kültürlerini bağrına basacak ve güçlenecek. Ya da şu anki uzaklaştırıcı politikalarına devam ederse, parçalanıp yok olacak. Çünkü AB kavramı, tarihsel olarak bakıldığında zaten geçmişle çok tezat oluşturan bir yapı. Avrupa’nın ulus devlet yapısı ırkçılığa dayanan bir ulus devlet yapısıdır. Her zaman savaş üretmiştir. 1215’te Magna Carta’dan beri Avrupa’da büyük savaşlar, 50–60 senelik periyotlar halinde hep olagelmiştir. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra baktığımızda 60–70 yıl geçti. Zaman tablosunu göz önüne alıp da siz bir öngörüde bulunduğunuzda, yaptığınız tahminlerin hepsi çıkıyor. AB’nin şu anda oturup tarihi iyi okuması gerekiyor. AB gerçekten ikinci bir kara veba dönemi yaşayabilir. Avrupa Nazizmi hortlayabilir. İşte bu, çok tehlikeli. Bütün Avrupa’daki aşırı sağcılar bugün iletişim halindeler. 2. Dünya savaşı”ndaki Nazi dönemi gibi olmaz. Daha kanlı, daha büyük, bütün Avrupa kıtasını içine alabilir bu savaş.

Kitapta AB’yi parçalıyorsunuz.
Evet. ‘3. Dünya Savaşı’nda AB parçalanıyor. Rusya, Baltıklardaki karışıklıklar, Nazi hareketinin Almanya’yı ele geçirmesi ve diğer hükümetleri sarsması üzerine, önlem olarak hareketleri sarsması üzerine, önlem olarak harekete geçiyor. Avrupa’da Baltık devletlerini ele geçirerek, Almanya sınırına kadar dayanıyor. Bunun dışında çok önemli bir soru var. ‘Metal Fırtına’dan beri bir gerçeği alıyorum ve onun olabilecek en kötü haline bakıyorum. Beni ilgilendiren bu. İyi hali beni ilgilendirmiyor, zaten iyi hali olursa, bir sorun yok demektir. Eğer Avrupa çapında bir anti-Türk hareket başlarsa, milyonlarca Türk vatandaşı bir saldırı tehdidi altında kalırsa, bu durumda Türkiye ne yapacak? Kitapta onun da cevabını veriyorum.

Türkiye kitabınızda nasıl yer alıyor?
Öncelikle bir Türk savaşçı timi var. Bu timin maceraları var.

TSK’ye bağlı resmi bir savaşçı timi mi?
O, kitabın içinde kalsın. Bunlar hemen hemen bütün dünyada operasyonlar yapıyor. Dünya savaşının önemli bir merkezindeler. Onun dışında Rusya ve Türkiye’yle ilgili olarak da, burada aslında ‘3. Dünya Savaşı’nın konsepti, medeniyetler çatışmasının gerçek yüzünü gösteriyor. Doğu ve Batı’nın savaşı aslında. Bugün baktığınızda, gerçekte de bir kırılma var. Kitapta, gerçek verilere ve analizlere dayanıyorum. Doğu ve Batı arasında gerçekleşecek bir savaşta şunu söylüyorum: Bu sefer Doğu’nun gazabı çok şiddetli olur.

Bir galip var mı kitabın sonunda?
Onları söylemeyelim şimdi. Eskisi gibi yenilip hemen sömürge haline gelmezler. Çünkü bu sefer Doğu’da Çin, Hindistan, Rusya, Türkiye var.

Bu ülkeler Doğu cephesi mi?
Evet. Aslında Ortodoks Hıristiyanlığı, Müslümanlık ve diğer Doğu dinlerinin oluşturduğu bir cepheden söz ediyorum. Diğer tarafta da Avrupa var, Katolik Protestan Birliği. Doğu ve Batı’nın savaşı bu minvalde gelişiyor.

AB ve ABD aynı cephede mi?
AB ve ABD aynı cephede görünüyor. Ama kitapta daha değişik kurgular var.

ABD’ye ilişkin çarpıcı noktalar neler? Mesela hâlâ Bush var mı?
Başka bir başkan var. Daha tehlikeli.

Gerçek isim mi?
Evet. Arnold Schwarzenegger başkan. Türkiye açından çok tehlikeli olur zaten onun başkan olması.

Böyle bir ihtimal gördüğünüz için mi ABD Devlet Başkanı olarak Schwarzenegger’in adını yazdınız?
Şu an California Valisi ve Schwarzenegger’in başkan olması için bir kampanya yürütülüyor. Onun başkan yapmaya zaten çalışıyorlar.

O da bir Neo-con mudur?
Hemen Neo-con olur. Zihin yapısı tamamen bir Neo-con zihin yapısının en üç seviyesidir. Radikallik ve muhafazakârlıkta çok çok uç seviyelerde. Arnold’ı başkan adayı olursa seçilir de ayrıca.

Peki Türkiye’den gerçek isimler mi var?
Bu sefer hassas davrandık, gerçek isimler az var. Ama ima ve gönderme var.

Yine AKP iktidarda mı Türkiye’de?
Onu söylemeyeyim. Çok farklı yorumlara yol açar.

Kitapta Türkiye’yi AB’den koparmışsınız. Doğu cephesine yerleştirmişsiniz. Bu kopuş sürecini anlatıyor musunuz?
Batı’nın şu anki politikaları devam ederse, Türkiye kopacak. Çünkü kendileri Türkiye’yi koparıyor. Ben onlara şu resmi çiziyorum: Batı bu şekilde devam ederse, önlerine çıkacak resim budur. Batı’ya diyorum ki, siz ayağınızı denk alın, eğer bu şekilde devam ederseniz karşınıza çıkacak olan ittifak budur. Bunun gazabı da çok acı verir. Sonu ölüm, kan ve savaştır.

Bu sefer savaş sahnelerinde neler var? Teknolojik bir savaş mı?
Teknoloji artık daha da derinleşti. Nanoteknolojiyi kullanan silahlar var. Mesela göktaşı bir silah olarak kullanılıyor. 3. Dünya Savaşı sanki nükleer bir savaş şeklinde olacakmış gibi medyaya yansıtılıyor ama hiçbir büyük güç şu anda nükleer savaşa girecek durumda değil. Nükleer çatışmayı da göze almak istemezler. Kendi şehirleri de vurulur. Benim tahminim artık nükleer silahları aşan silahlar söz konusu.

Göktaşı silah olarak nasıl kullanılacak?
Göktaşı hassas bir silah gibi kullanılabiliyor. Bunun teknolojileri de var zaten.

Ne oluyor? Başımıza göktaşı mı yağıyor?
Başımıza göktaşı yağdırılabilir. Bunun teknolojisi var. Uzay çalışmalarına inanılmaz paralar aktarılıyor. ABD bir uydu için 10 milyar dolar harcıyor. Bütçenin büyük bir bölümü de kara bir perdenin arkasında gizli. Mesela ABD’nin gece uzaya gönderdiği, fırlattığı roketlerde ne olduğunu kimse bilmiyor. Son dönemde bu yüzden Rusya ve Çin, ABD’ye uzay çalışmalarını durdurması için çok sert uyarılar yapıyor. Ama bu konuda en ufak bir geri adım yok ABD’den. Gayet ciddi bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Dünya kamuoyunu bir kenara koymuş durumdalar.

Kitapta ilk kez açıklanan bilgiler var mı?
Kitapta dünyadaki dinsel yapılanmanın dünya savaşı çerçevesinde nasıl ayrım içinde olacağı, kökenleri, yaklaşımı, roman kurgusu içinde yedirilerek bilgi olarak veriyor. Çok iddialı tezler var.

TUTKUN AKBAŞ/TEMPO

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir