21 EKİM 1961 PROTOKOLÜ – BELGE

Türkiye`nin Üçüncü Dünya ülkesi olduğunu açık ve seçik olarak ispatlayan en önemli durum tespiti, sözümona demokratik rejimine yapılan askerî müdahalelerdir. Modern Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi bilinen müdahalelerden başka, az bilinen veya hiç bilinmeyen daha pek çok askerî müdahale örneği bulunmaktadır.

Bunlardan biri, “21 Ekim Protokolü” adıyla anılan, 21 Ekim 1961 günü bazı komutanlar tarafından açıkça imzalanmakta sakınca görülmeyen müdahaledir.

Bu protokol, resmen, yapılmış olan seçimlerin açıkça tanınmayacağını ve bu komutanların istedikleri yapılmazsa, ülkenin yeniden bir askerî müdahale ile karşı karşıya kalacağını ilân etmektedir.

Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu`nun 15-17 Eylül 1961 arası peş peşe idamlarının ardından, 15 Ekim 1961 günü yapılan seçimlerden, 27 Mayıs sonrası beklendiği gibi, CHP, hükümet olacak çoğunluğu sağlayamamış olarak çıkmış, bu cenahta büyük hayal kırıklığı yaşanmıştı. O zamanın meclis yapısı, ikiliydi. TBMM, Senato ve Millet Meclisi olarak ikiye ayrılıyordu. 15 Ekim seçimlerinde, kapatılan Demokrat Parti`nin devamı sayılan Adalet Partisi, Senato`da 70, Millet Meclisi`nde 158 üyelik kazanarak toplam 228 koltuğa sahip olmuş, buna karşılık CHP 209 koltuk ile yetinmek zorunda kalmıştı. 27 Mayıs`ın CHP`ye yarayacağını zanneden çevreler, bu sonuçlar karşısında şaşkına dönmüştü. Bunun üzerine Silahlı Kuvvetler`in bazı temsilcileri, 17 ve 19 Ekim 1961 günleri İstanbul ve Ankara`da toplantılar yaparak, bu seçim sonuçlarının eski dönemi geri getireceğine olan inançla, aşağıda tam metnini yayınladığımız protokolü imzaladılar:

“Harb Akademisi 21 Ekim 961 zabıt varakası.
1— Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları «aşağıda açık imzaları bulunan» 21 Ekim 1961 günü saat 14.30 da toplanmışlar ve gündemlerinde mevcut olan konuları müşterek müzakere etmişler ve ittifakla aşağıdaki karara varmışlardır:

A. Türk Silâhlı Kuvvetleri 15 Ekim 1961 günü yapılmış olan seçimden sonra gelecek Yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanmadan evvel fiilen duruma müdahale edecektir.

B. İhtilâli milletin hakikî ve ehliyetli mümessillerine tevdi edecektir.

C. Bütün siyasî partiler faaliyetten men edilecek, seçim neticeleri ile Millî Birlik Komitesi fesh edilecektir.

D. Bu kararın tatbiki 25 Ekim 1961 den sonraki bir güne tehir edilmiyecektir.

2 — İşbu zabıt varakası üç nüsha olarak tanzim edilmiş ve bütün üyeler tarafından imza edilmiştir.

21 Ekim 1961, saat 18.00

1 — Korg. Refik Tulga, 2 — Tümg. Fikret Esen, 3 —Tümg. Rafet Ülgenalp, 4 — Tümamiral Bahattin Özülker, 5 —Tuğg. Faruk Gürler, 6 — Tuğamiral Celâl Eyicioğlu, 7 — Tuğg. Yusuf Alpmansu, 8— Tuğg. Faruk Güventürk, 9 — Tuğamiral Kemal Kayacan, 10 — Tuğamiral İsmail Sarıkey, 11 —- Kur. Alb. Behçet Özdemir, 12 — Alb. Doğan Özgöçmen, 13— Kur. Alb. Suat Aktulga, 14 — Kur. Alb. N. Kemal Arsun, 15 —Kur. Alb. Burhan Hunoğlu, 16— Kur. Alb. Halim Kural, 17— Kur. Alb. Recai Baturalp, 18 — Kur. Alb. Mehmet Bora, 19 — Kur. Alb. Vecihi Akın, 20 — Kur. Alb. Emin Aytekin, 21 — Kur. Alb. Necati İşcan, 22 — Hv. Kur. Alb. Turan Çağlar, 23 — Kur. Alb. Fikret Göknar, 24 — İs. Alb. Rifat Erenulu, 25 — Top. Alb. Celâl Baykam, 26 — Kur. Alb. Cemal Öcal, 27 — Dz. Kur. Alb. Bülent Tarkan, 28 — Dz. Kur. Alb. Zarif Çetinoğlu, 29 — Kur. Alb. Bedrettin Demirel, 30 — Kur. Alb. Celâl Uğan, 31 — Kur. Alb. Vahit Gürkan, 32 — Kur. Alb. Şerafettin Olcay, 33 — Hv. Kur. Alb. Emin Alpkaya, 34 — Kur. Yzb. Ahmet Germeç, 35— Kur. Alb. Necati Ogan, 36 — Kur. Alb. Sadeddin Cankır, 37 — Kur. Alb. Nihat Arslantürk.”

Ancak bu protokol, ordunun her üç kuvvetinden temsilciler tarafından imzalanmakla birlikte, kendi içinde muhalifleri de barındırıyordu. Özellikle havacılar, bu protokolün doğru olmadığını düşünüyorlardı.

Sonunda, Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay, 23 Ekim 1961`de protokolü imzalayan subayları çağırarak, bunu doğru bulmadığını belirtti ve protokolün geri çekilmesini istedi. Bu, isyancı subaylara bir tür fırçaydı.

Ancak, siyasî partilerin bir araya getirilerek Demokrat Partililere siyasî af getirmeme sözü vermeleri ve AP`nin Cumhurbaşkanı Adayı Prof. Ali Fuat Başgil`in adaylıktan çekilmesiyle, bu kriz de atlatılabildi. Elbette bu ne ilk, ne de son kriz olacaktı.

13 Temmuz 2007

iks Yayınları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir