ABD Domino Harekatını Başlattı.

22 ülkenin sınırları ve siyasi sistemlerini değiştirme doğrultusunda dengelerle ciddi biçimde oynamaya başladı.

2. W Bush dönemi ile birlikte Washington yönetimi, daha baskıcı ve sonuç alıcı girişimlerle 2000 öncesi yazılmış Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi`ni sahneye koyuyor. Dışişleri`nin başına gelen Rice`ın daha önce ifade ettiği 22 ülkenin sınırları ve siyasi sistemlerini değiştirme doğrultusunda dengelerle ciddi biçimde oynamaya başladı. Gürcistan`da `Kadife`, Ukrayna`da `Turuncu`, Lübnan`da `Sedir`, Kırgızistan`da `Sivil` devrimler, devrimizde savaşların artık sadece silahlarla yapılmadığının kanıtıydı.

Suriye`ye sert bir çıkış yapıldı, sonuç alındı. Sırada içeriden sözde sivil reaksiyonlarla karıştırılacak Moldavya, Suriye, İran, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve Türkiye var. Elbette kaybedeceğini bile bile `dünyanın ağası`yla güreş tutmak mantık kurallarına aykırı. İkili ilişkilerin onarılmaması halinde suni krizlerle, Psikolojik Savaş taktikleriyle boğuşacağımız aşikâr!

Ankara`nın 50 yıllık stratejik müttefiki ile çelişmesinin ardında yatan nedenin Irak merkezli Kürt sorunu olduğunu artık herkes biliyor. AKP hükümetini suçlayanlar, adeta ceza kesilmesini bekliyorlar. Kıbrıs ve Kuzey Irak politikalarıyla eskidende örtüşmezdik, ancak sürtüşmeler gizli kalırdı. Kabul edilemez konuların ertelenmesini karşı taraf sorun yapmaya başladığından beri sorun kangren oldu. Bazı etkin kalemler, onurlu öz politikalarımızın izlenmesine tahammül edemiyorlar ve Washington`un dediklerinin aynen yapılmasını öneriyorlar. Bir çeşit modern mandacılığa boyun eğme istemi!

Toplumumuzda Amerikan düşmanlığı veya nefreti -ne derseniz deyin- tırmandıysa, bunun temel nedeni Kürt sorununun aleyhimize kaşınmak istenmesidir. Irak savaşına karşı olmak veya olmamak 2. planda kalan bir tepki. PKK yanlısı Kürtler, bu tespiti kendi yayın organlarında açıkça yazıyorlar. Eğer Washington, Ankara`nın haklı beklentisini yerine getirirse çok büyükmüş gibi gösterilen engel ortadan kaldırılmış olacak. PKK`lıların en büyük korkusu bu. Ankara`nın yeniden ABD ile sıcak ilişki kurmasını engellemek için provokasyonlar yapmayı hedefliyorlar. Kabaran Türk milliyetçiliği nefreti körükleyecek ve köprüler tamamen yıkılacak. Bayrak eylemi bu türden sinsi bir girişimi çağrıştırıyor!

Ankara, Abdullah Öcalan`ın bile `Siyasi Fahişe` olarak nitelendirdiği Celal Talabani`nin Irak Cumhurbaşkanlığını tanıdı. Talabani`yi ziyaret eden Dışişleri ve Genelkurmay heyeti, Kuzey Irak`ın özerkliğine Irak`ın toprak bütünlüğü bozulmamak kaydıyla ve 1974 Irak anayasası çerçevesinde Kerkük`ü kapsamamak şartıyla onay verdi. AKP ve Genelkurmay, zorunlu hale gelmiş jesti gösterdi. AKP`yi politikasızlıkla suçlayanlar MGK ve Genelkurmay`ın böyle hassas bir konuda onayını görmezden gelerek, siyasi ve askeri kanattan çatlak sesleri lanse etmeye çalıştı. Ankara`nın tavrında başıbozukluk yoktu. Şimdi top jeste karşılık beklediğimiz Washington`da!

Washington`un karar vermesi lazım; dostane ilişki mi, yoksa diz çöktürme yolu mu?

Eğer işi intikam alma noktasına getirirse elinde Türkiye`yi cezalandıracak epey bel altından vurma kartı var. Türk ekonomisini spekülasyonlarla 2000 Kasım ve 2001 Şubat krizlerinde olduğu gibi allak bullak etmek George Soros için çocuk oyuncağı. Piyasalardan 10 milyar doların çekilerek yurtdışında kaybolduğunu düşünün ve doların yüzde yüz değer kazandığını, YTL`sinin de paralel olarak düştüğünü…

Bir kere daha bir günde yüzde 50 fakirleşmeye halkımız dayanamaz. AKP halkın gözünden düşer; halk ABD`yi değil hükümeti suçlar, erken seçimle göndermek ister. İşte sana Türkiye`de de `Mor` darbe.

İkinci felaket senaryosu İstanbul depremidir. Uzmanlar ikide bir uyarıyorlar. İstanbul`u yıkacak bir deprem Türk ekonomisinin yarısı demek olan bu bölgeyi harabe ederse, ülke ekonomisi resmen çöker. Al sana ` Kara` darbe.

İrticanın azdığı ve ülkeyi ele geçireceği safsatası inandırıcılığını kaybetse de görsel olarak medya destek sunarsa hop oturup hop kalktığımız günlere geri döneriz. Gerekli malzemeyi ayarlamak için bir milyar dolar değil 100 milyon dolar harcasalar yeterli. AKP kimin hortumunu kestiyse muhalefete geçen ve bazı medya organlarının da sahibi olan güruhun en bilgili olduğu bu taktiği seve seve uygulayacağını 28 Şubat sürecinden biliyoruz. Gelsin yeni Fadimeler gitsin Kalkancılar.. Al sana ` yeşil` darbe.

Elbette, Amerikalı dostlarımız bu Psikolojik Savaş taktiklerine kalkışacak kadar akıllarını peynir ekmekle yemediler. Washington`un Ankara ile uzlaşması aslında çok kolay. Ne istediğimizi ve ne kadar ısrarlı olduğumuzu anlatmamız yeterli. Mesele soralım onlara: Sizin ülkenize düşman Üsame Bin Ladin`in posterleri sokaklarınızda, bir eyaletinizde özerklik koparmak isteyen kendi vatandaşınız eli kanlı militanlar veya yandaşları tarafından taşınsa, eyaletlerine birde bayrak icat etseler, komşu ülke Kanada`da terör kamplarında eğitime devam ediyor olsalar ve geçmişte 35 bin insanınız bu ayrılıkçılar yüzünden kaybetmiş olsanız, varsayalım ele geçirdiğiniz yargılayıp idama mahkum ettiğiniz Ladin`e özgürlük isteseler, göz yumar mısınız?

Amerikalıların Ankara`yı anlaması gerekir. Terör belasıyla mücadelede çifte standart istemiyoruz. Yanıbaşımızda PKK belasının ABD`nin müsamahası yüzünden AB sürecinde Kürt vatandaşlarımızı tahrik etmesini ve ayrılıkçılığa yol açacak eylemlere zimni destek vermesini kabul edemiyoruz. Sağduyunun galip çıkacağımı umuyoruz. Türkiye`nin yeni bir cezaya tahammülü yok. İlişkileri onarmak her iki tarafında yararınadır. Halkımız mor, kara veya yeşil herhangi bir darbeyi sindiremez. Adam gibi oturup konuşmak varken, bölgede denge unsuru Türkiye`yi tamamen kaybedecek illegal yöntemlere başvurmak ABD`ye yakışmamalı!

Nuh Gönültaş/Tercüman Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir