ABD-Ermenistan-İran Üçgeninde Perde Arkası

Ermenistan, yeni bir nükleer elektrik santrali inşası için düğmeye basmış durumda. Yaklaşık 600-800 milyon Dolara mal olacak santralin en büyük destekçisi ise ABD.

Söz konusu santralin inşası ile ilgili olarak Ermenistan, ABD Enerji Bakanlığı ile bir dizi görüşmelerde bulundu. Ermenistan Enerji Bakanı Armen Movsisyan’ın Washington ziyareti sırasında konu hakkında bir açıklama yapan ABD Enerji Bakanı Samuel Bodman “nükleer güç tesisinin yeni ünitesinin inşası için Ermenistan ile işbirliğine gitmeye hazır olduklarını” bir kez daha yineledi.
Ermenistan-ABD yakınlaşması bu kadarla da kalmıyor. Ermenistan gelecek yıl ABD bütçesinden 75 milyon Dolar tutarında mali yardım alacak. Söz konusu yardım programı Amerikan Senatosu’nda Eylül 2005 tarihinde onaylandı. ABD’nin Ermenistan’a, Gürcistan’a oranla 4,5 milyon Dolar ve Azerbaycan’a oranla 33 milyon Dolar daha fazla yardımda bulunması dikkat çekiyor. Washington’un, neden Tiflis ve Bakü’yü değil de Erivan’ı tercih ettiği konusunda farklı yorumlar yapılıyor. Bazı diplomatik kaynaklar bunu, ABD’nin Ermenistan topraklarında hali hazırda askeri üsleri bulunmamasına bağlıyor. Kafkasya’daki çıkarları peşinde koşmaya devam eden ABD’nin, Ermenistan üzerinden İran’ı da kontrol etmeye çalıştığı vurgulanıyor. Ayrıca, yakın gelecekte Ermenistan’da yapılacak genel seçimler ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de dikkat çekiliyor.

ABD, 2007 yılında yapılacak Parlamento ve 2008 yılında yapılacak Devlet Başkanlığı seçimleri için Ermenistan’a 6 milyon Dolar ayırmış durumda. Tahsis edilen bu paraların, Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a muhalif, Amerika yanlısı güçleri destekleme amaçlı olduğu tahmin ediliyor. Zira, İran ile kurduğu yakın ilişkilerle tanınan Devlet Başkanı Robert Koçaryan’ın görev süresi içinde de iki ülke arasındaki ticaret hacmi son bir yıl içinde 250 milyon Dolar’a ulaşmıştır. Uzmanlar, yapılan yardımların altında, ABD’nin Ermenistan’a yaklaşarak İran’ı çembere alma, Yakın Doğu’nun kuzeyini kontrol etme ve bir dönem sonra da askeri üsler kurarak İran’a saldırma niyetinin olduğuna dikkat çekiyor.
Nisan 2005’te, Bakü ile “karşılıklı saldırmazlık” anlaşması imzalayan Tahran Yönetimi, Ermenistan’ı da yanına çekerek, İran Körfezi’nin güneyine tam olarak yerleşmiş bulunan ABD’nin bu tehditlerine karşı önlemler almaya çalışıyor. Bu arada, 2001 yılında birliklerini Özbekistan’a konuşlandıran ABD’nin, İran’ın kuzeyindeki Azerbaycan’a yerleşme çabaları da gözden kaçmıyor. Tahran, bir taraftan Hint Okyanusu ile eski Sovyetler Bölgesi arasında ulaşım koridoru olarak vazgeçilmez hale gelmeye çalışırken, diğer taraftan Ermenistan’ı kendine bağımlı hale getirmeye yönelik girişimlerde bulunuyor. Bu nedenle, Ağustos 2005’te aldığı bir karar uyarınca, Ermenistan’a 550 bin Dolar tutarında karşılıksız yardımda bulunacak. Ayrıca İran, ABD ile Ermenistan arasında “nükleer santral” yapımı konusundaki görüşmeler devam ederken bir hamle yaparak, Ermenistan’daki Razdan Termal Enerji Santrali’nin 5. bloğunun inşası için 150 milyon Dolar ayıracağını açıkladı. Ermenistan ise, Türkiye ve Azerbaycan ile mevcut sorunları nedeniyle İran ile ilişkilerini her yönden geliştirmek zorunda olduğunun farkında. Çünkü, denize çıkışı olmayan bir kara ülkesi. Komşuları Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan ve İran ile çevrelenmiş durumda.
Son birkaç yıldır, Ermenistan ile İran arasında ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel anlaşmalar imzalanıyor. Özellikle, kısa bir süre önce inşaatına başlanmış olan İran-Ermenistan doğalgaz boru hattı, Ermenistan için oldukça büyük önem taşıyor. Ermenistan, İran’dan
gelecek olan bu doğalgaz sevkiyatı ile bugün çekmekte olduğu enerji sıkıntısından büyük ölçüde kurtulmuş olacak. Söz konusu boru hattı 150 km. olup, 40 kilometresi Ermenistan topraklarında bulunuyor. Ermenistan tarafındaki boruların da İran’da üretildiği belirtiliyor.
İslam devrimini ihraç politikası çerçevesinde, aşırı İslamcı örgütlere destek verdiği öne sürülen İran İslam Cumhuriyeti’nin, Hıristiyan bir ülke olan Ermenistan’a sağladığı imkanlar diğer İslam ülkeleri arasında tepkiyle karşılanıyor. Ermenistan ise, mevcut politikası ile İran sınırları içindeki Ermeni Diasporasının haklarını koruduğuna da inanıyor. Bu arada ABD’nin, İran’ı kontrol etmek pahasına söz konusu ikili ilişkilerden faydalandığı bir gerçek. Siyasi gözlemciler, İran’ın nükleer faaliyetlerini kendisine gerekçe gösteren ABD’nin, Ermenistan’da kurulması planlanan bir nükleer santrale destek vermesinin, Ermenistan’da halen faaliyet gösteren “Metsamor” santralinin kapatılması konusunda ısrarcı olan Avrupa Birliği’nde yaratacağı etkiye dikkat çekiyor.

Samed Naimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir