ABD’nin Fitne Demokrasisi

Mısırlı milletvekili ve yazar Mustafa Bekri Irak’taki son komplolara dikkat çekerek “ABD demokrasisi kan, ölüm, soygun ve gasp demokrasisidir. Fitneler, mezhepçi ve ırkçı naraları körükleyen bir demokrasidir’ dedi.

Komplocu güçler Şii camilerine saldırmak ve imamlarını öldürmek için aynı unsurları harekete geçirdi. Tabii bu durum Sünnilerin kendilerine yönelik saldırılara misilleme yaptığı şeklinde verilmekteydi. ABD’nin istediği bu. İşte bu da demokrasisi. Rice’ın bizlere müjdelediği ‘yapıcı kaos’ bu.”
MUSTAFA BEKRİ
Mısırlı milletvekili ve yazar
Irak’taki çılgın mezhep savaşı, Siyonist Amerikan ürünüdür. Paul Wolfovitz’in işgalin başlarında ‘önümüzde Irak’taki bütün şartlara tam hakim olana kadar ‘parçala böl’ politikasına başvurmaktan başka bir seçenek yok’ derken bahsini ettiği plan buydu. Ben kesinlikle şartlar ve mezhebi anlaşmazlıklar ne boyutta olursan olsun bir Müslümanın, caminin kubbesini veya bir imamın türbesini yıkacağını düşünmüyorum.
Fakat bu bir gecede hayata geçirilen bir komplo ve hedef gayet açık. Uşak sesler Sünnilerden intikam alınması çağrısı yaptılar ve 170’den fazla camiyi bastılar, camileri, mushafları yaktılar, imamları öldürdüler ve cesetlerle oynadılar. Sünni bölgelerindeki masumlara saldırdılar, evleri içindekilerle birlikte yakmaya başladılar. Çocukların ve annelerin feryat ve çığlıkları yükseldi. Bedir Tugaylarının acımasızca önderlik ettiği saldırılar kuzeyden güneye, doğudan batıya Irak’ın dört bir yanına yayıldı.
Komplocu güçler Şii camilerine saldırmak ve imamlarını öldürmek için aynı unsurları harekete geçirdi. Tabii bu durum Sünnilerin kendilerine yönelik saldırılara misilleme yaptığı şeklinde verilmekteydi. ABD’nin istediği bu. İşte bu da demokrasisi. Condoleezza Rice’ın bizlere müjdelediği ‘yapıcı kaos’ bu. Toprak üstünde yaşananlar işgal öncesinden bu yana beklediğimiz gelişmelerdir. Bizler uyardık ve Irak’taki meşru rejimin çöküşünün komplolara kapıyı açacağını, Washington ve Telaviv’de hazırlanan fitnenin idaresine katılmak için her yerde hain ellerin çıkacağını söylüyorduk.
Siyonist ve Amerikan mürekkebine batırılmış kalemler, o vakit bizleri despotluğu ve diktatörlüğü savunmakla suçlamıştı. Amerikan demokrasisi kan, ölüm, soygun ve gasp demokrasisidir. Fitneler, mezhepçi ve ırkçı naraları körükleyen bir demokrasidir. İnsanı alçaltması, saygınlığını hiçe sayması ve insanlık dışı hareketlere mecbur bırakması açısından Ebu Gureyb cezaevindeki bütün yasakları çiğneyen bir demokrasidir. Irak’ta yaşananlar hepimize uyarı çanları çalmakta. Fitnenin bütün bölgeye yayılacağının tehlikeli bir göstergesi olmakta. Yeniden mezhep hastalıklarına dönebiliriz. Faturasını hepimizin ödeyeceği iç savaş bir vakıa halini alabilir ve ümmetin oluşumu bitebilir. Arap ümmeti üzerindeki komplo büyük.
Irak’tan sonra Lübnan da uzun yıllar boyunca halkının ödediği acılı iç savaş yoluna sürükleniyor. Bu savaşın sonucu da Lübnan’ın yıkımı ve on binlerin ölümü oldu. Bugün Lübnan için tekrar o karanlık günlere dönmesi istenmekte. Komplo öncelikle Suriye yönelikti. Güçlerini çekmeye mecbur bırakmak üzerineydi. Ardından iç krizler çıkartıldı ve direnişe karşı kışkırtıldı. Şu an şaibeli 14 Mart grubunun sunduğu başkan Emil Luhud’un önümüzdeki birkaç günü geçmeyecek bir süre içinde istifa etmesini isteyen uyarısıyla gündemde. Ümmetten istenen varlığını savunması ve düşmanlarını Irak’taki katliamı durdurmakla uyarması için tek yumruk olmasıdır.
George Bush bu fitneden bizzat sorumludur. Irak’ın özgürlüğüne dönüşü ancak Irak’tan hemen çekilmesi, Saddam Hüseyin ve arkadaşlarının serbest bırakılması ve konunun bütünüyle Irak halkına ve Arap kardeşlerine bırakılmasıyla olur ancak. İmam El Hadi türbesi, Sünni ve Şii Müslümanların camileri ve masum canlar üzerindeki komplo cezasız geçiştirilmemeli. Ümmetimizin mubah görülmesi Camilerimizin hedef haline gelmesi ve bütün şer güçlerin akideyi ve Hz. Peygamberi karalamaya çalışarak kenetlenmesi sonrası haklarımızı hafife almamalıyız. Ümmet asla unutmaz ve bir halk asla alçaltılamaz.
(Mısır’da haftalık yayımlanan El Usbu gazetesi, 27 Şubat-5 Mart 2006)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir