ABD’nin Saldırı Üssü Olacağız

ABD’nin İran’a Türkiye’den cephe açmasını sağlayacak anlaşma Dışişleri Komisyonu’ndan geçti

Ankara’da Irak işgali öncesindeki Amerikan planları şimdi de İran için sessiz sedasız uygulamaya konuyor, İran’a saldırı için Türkiye’den cephe açmayı tasarlayan Amerika, Türkiye’ye silah ve mühimmat konuşlandırmak için hükümet ile işbirliği anlaşması imzaladı.

Geceyarısı hamlesi!
İran’ın nükleer silahlar bahanesiyle hedef tahtasına konduğu bir dönemde Türkiye ile ABD arasında, Kitle İmha Silahlarının yayılmasının önlenmesine yönelik anlaşmanın uygun bulunduğuna dair tasarı bir gece yarısı hamlesiyle Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildi. Anlaşmaya göre ABD Nükleer tehdide karşı Türkiye’ye yardım için(!) malzeme ve teknoloji gönderecek. Ama istediği zaman da geri alacak. Anlaşmanın gerekçesinde “Bu anlaşma ABD ile stratejik işbirliği ve özel ilişkilerin(!) pekiştirilmesi açısından önem taşımaktadır” denildi.

ABD’nin saldırı üssü olacağız
Komisyonda kabul edilen tasarı, Türkiye ile ABD arasında kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi amaçlarına yönelik olarak işbirliği ve yardımlaşmayı öngörüyor. Anlaşmaya göre ABD kitle imha silahları ve füzelerden korunması, sınır güvenliğinin sağlanması, bu konudaki yasadışı ticaretin engellenmesi gibi faaliyetleri gerçekleştirmesi için Türkiye’ye silah ve mühimmat konuşlandıracak. Anlaşmaya göre, yardımın miktarı ve türü ABD tarafından belirlenecek. Türkiye, sağlanan bütün hizmetleri, iki ülkenin uzlaşacakları benzer hedefler için kullanacak.

ANKARA BÜROSU
Önceki gün Meclis Dışişleri Komisyonunda kabul edilen bir tasarı gündemi sarstı. Türkiye ile ABD arasında, Kitle İmha Silahlarının yayılmasının önlenmesine yönelik anlaşmanın uygun bulunduğuna dair tasarı Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildi.
İran’ın Nükleer silahlar bahanesiyle hedef tahtasına konduğu bir dönemde kabul edilen bu tasarı bütün dikkatleri üzerine çekti. Tasarının sadece Türkiye ile imzalanması da manidar bulunuyor.
Ele alınan tasarıdaki isim değişikliği de dikkat çekti. Tasarının “Türkiye ile ABD Arasında Yayılmanın Önlenmesi Amaçlarına Yönelik Yardım Sağlanmasının Kolaylaştırılması İçin İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı” şeklinde olan adı, kitle imha silahlarına vurgu yapacak şekilde değiştirildi. Tasarının yeni adı bu değişiklikle “Türkiye ile ABD Arasında Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Önlenmesi Amaçlarına Yönelik Yardım Sağlanmasının Kolaylaştırılması İçin İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı” oldu.
Komisyonda kabul edilen tasarı, Türkiye ile ABD arasında kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi amaçlarına yönelik olarak işbirliği ve yardımlaşmayı öngörüyor. Anlaşmaya göre ABD kitle imha silahları ve füzelerden korunması, sınır güvenliğinin sağlanması, bu konudaki yasadışı ticaretin engellenmesi gibi faaliyetleri gerçekleştirmesi için Türkiye’ye yardım edecek. Ayrıca anlaşmaya göre, Türkiye’ye sağlanacak yardımın miktarı ve türü ABD tarafından belirlenecek. Türkiye, sağlanan bütün hizmetleri, iki ülkenin önceden yazılı olarak uzlaşacakları benzer hedefler için kullanacak. ABD istediği zaman Türkiye’ye gönderdiği teknoloji ve malzemeyi istediği zaman geri alabilecek. 3 yıl yürürlükte kalacak olan anlaşma, taraflar 6 ay önceden yazılı bildirimde bulunmadıkça bir yıllık sürelerle otomatik olarak uzayacak.

Gerekçedeki ilginç cümleler
Onaylanan tasarının gerekçesinde de ilginç ifadeler yer aldı. Söz konusu anlaşmanın gerekçesinde, ABD ile işbirliğinin tarihi ve stratejik! önemine vurgu yapılması dikkat çekti. Gerekçede, “Türkiye ile ABD arasındaki mevcut işbirliği 50 yıllık ittifak ilişkisinin oluşturduğu sağlam zemin, günümüz koşullarının doğurduğu çıkar ve amaç birliği diğer alanlarda olduğu gibi asimetrik tehditlere karşı verilecek mücadelede de birlikte hareket etmemizi gerekli kılmaktadır. ABD ile işbirliğimiz nükleer silahlar, kimyasal silahlar biyolojik ve radyolojik silahları kapsayan kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi alanında da sürdürülmektedir” denildi..Aynı gerekçede “söz konusu anlaşmanın ABD ile stratejik işbirliği ve özel ilişkilerin! pekiştirilmesi” açısından önem taşıdığı vurgulandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir