ADONAY ÜZERİNDEN “TANRI OLMAK!”

Tanrı kendi adı “SABAOTH”, yahut “ADONAY” veyahut “ELOAİ” adlarından birinin harflerini başka türlü karıştırarak kainat ve dünyayı meydana getirmiştir. Eğer bir insan bu adlardan birini yalnız “Tanrı tarafından bilinen bir zamanda ve gene onun tarafından bilinen muayyen bir yerde karıştırıp tesadüfen aynı adı meydana çıkartırsa; DÜNYA VE KAİNATIN TEK EFENDİSİ olacaktır” ve Tanrı buna müsaade etmiştir hem de MEMNUN olacaktır!..”

“Şeytan’ın İlmi” veya “Ölüler İlmi” ya da “Karanlıklar İlmi” adlarıyla meşhur Kabala aslında iki kitaptan ibarettir. Biri ZOHAR (IŞIK) diğeri ise SEPHER YEZİRAH (Kainat Kitabı).

SEPHER YEZİRAH; isimli sözde bu kainat kitabında yeryüzünde mevcut büyülerin en özgün türlerini bulabilirsiniz. Bu kitabın aslında lastikli bir manası da vardır. Kanat kitabı dendiği gibi “Yaratıcı Kitap”ta denir. Bu kitap sahipleri tüm insanlığı büyü ve hipnozla yönetme iddiasındadır. Bu amaçla Hz. Süleyman’ın bile Cenabı Allah tarafından verilen kudretini inkar ederek; “O tüm dünyayı büyüyle yönetiyordu” iftirasında bulunmuşlardır. Şimdi de sıra bizde diyerekten Hz. Süleyman’ın vefatından bu yana tüm dünyayı eski ve yeni büyü teknikleriyle (Zihin kontrol operasyonları) idare etme gayretiyle hareket etmektedirler…

Maddi ve manevi planda yozlaşmış insanlık bugün için adeta cirit atar gibi şevkle kendilerine modern köleler olarak gelirken bu hatırlatmaları maalesef ancak idraki kapanmamışlara yapabiliyoruz. Taki 1430’a kadar (!)

Bu kitaba göre Allah kendi adı ile yani SABAOTH, yahut ELOAİ veyahut ADONAY adlarından birinin harflerini insanlara vermediği bir sırla karıştırarak – ancak sözde Rabbi sınıfından üç haham’a vermiş- kainat ve dünyayı meydana getirmiştir… (Cümlenin gerisini kompozisyonumuzun başında ilave ettik!!!)

Çok iyi biliyorsunuz “Allah mefhumunu ve onun sonsuz kudret ve sıfatlarını küçültmek ve münhasıran Siyonist düşüncenin marifetidir. Yüce İslam dininin Allah telakkisi ne kadar ulvi ve ne kadar doğru ise Yahudilerin bu mevzudaki telakki ve düşünceleri de o kadar dar ve o kadar adidir…”

“KABBALA Pesahim 112a”…

Bu kısımda SHABRİRİ BÜYÜSÜ hakkında tafsilatlı bilgi verilir. Shabriri gücü yapıldıkça artan bir büyüdür. İstenildiği zaman türlü usullerle türlü vaziyetlerde istimal edilebilinir. Büyü (amületleri) MADOLYONLARI YAHUT MUSKALAR ÜZERİNDE HUNİ ŞEKLİNDE YAZILMIŞTIR VE “Rİ” olarak nihayet bulur.

SHABRİRİ
ABRİRİ
RİRİ
RİR

Shabriri ibranice “kör” demektir. Fakat “Rİ” en tehlikeli Yahudi şeytanlarından birinin adıdır. Bu şeytan uzun senelerin evvel korkunç bur şekilde ölmüş fakat ruhu serseri bir şekilde etraflarda dolaşmakta ve bugünlerde (Onların aralarında konuştukları fısıltıları aktarıyorum) YAHUDİ’NİN ALTIN ÇAĞI’NI BAŞLATMAK İÇİN kendi göstermek istiyormuş… Tabi bu lanetli mahluk yalnız değil bu konuda kullandıkları bir çok İblis tohumu ve insansı şeytanlar amansız bir yarışta. Yüreği yeten BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGEN’inde istihbarat yapabilir zira (şeytan’ın tahtı denizdedir).

Asrımızda hokkabazların kullandığı ABRAKADABRA tekerlemesi bu SHABRİRİ’NİN tüm insanlığa sokuşturulmuş halidir. Bu isimde o meşhur Yahudi muskalarında “A” Harfine kadar küçülür…

Bu muskalar en çoğu “Magen Dawid” yani Yahudi altı köşeli yıldızı şeklindedir. Hexgram adı ile de tanınan bu şeklin boş taraflarına Karanlık alimlerin şifreleri yazılır ve bu madalyon insanlığın efendileri olarak kendilerini gören erkek ve kadın tarafından taşınır

VE LUT GÖLÜNÜN SIRRI…
Bu arada insanlığın gözünden kaçmış bir hakikat var; onu bir Amerikalı ilim adamının piyasadan toplatılmış neşriyatından öğrenebiliyoruz (tedkike açık bir konu)… Neşriyatın ismi şimdilik bizde kalsın! Biz bu neşriyattan kısa bir pasaj verelim; “Filistin bir define ve yer altı hazineleri memleketidir. İsrail tarafından tarihi verilerden yola çıkılarak yapılan araştırmalarda ve LUT GÖLÜ civarında iki trilyon dolarlık servet tesbit edildi…” neşriyattan alacağımız bölüm şimdilik bu kadar. Tevekkeli dememişler Yahudi bir yumurtanın içinde iki tane sarı bulamazsa el uzatmazmış… Demek ki Sahyun Dağı, arzı mukaddes, Salomon Mabedi ve daha bir sürü laflar hep işin ilk sarı tarafı. İkinci sarı Lut Gölü olur veya olmaz bilemem ama Fırat’ın altında olduğu kesin…

Yakında birazda

BABA KAMMA
KETHUBOTH
YEBAMOTH
SANHEDRİN

Mevzularıyla FİKRİ BİR SÖRF YAPALIM KISMETSE…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir