Ağabeyi, Muhsin Başkan’ı Anlattı

Kahramanmaraş’taki helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun ağabeyi, kaza ile ilgili şüphelerini ve kardeşini anlattı…

“Kaza ile ilgili düşüncelerimiz hâlâ bir netlik kazanmadı. Bu konuda birçok tereddüt ve endişelerimiz var! 1. gün gerekli arama-kurtarma tam olarak yapılmadı… Bundan sonraki ikinci gün Kayseri Valisi, “Muhsin Başkanın yaralı olduğunu, Kayseri Devlet Hastanesi’ne getirilmekte olduğunu, ayağında ve kaburgalarında kırık olduğunu” söylüyor.


Kayseri Valisi’nin bu bilgiyi-istihbaratı kimden, nereden aldığı netlik kazanmamıştır! Köylüler “Muhsin Başkanı” bulmak için doğru yöne gittikleri halde neden geri çevrilmişlerdir?”

“Merhum Muhsin Başkanın Türkiye’deki bütün alimlerle, cemaatlerle, İslâm alimleriyle iyi derecede dostluk ilişkileri vardı. Gerek Adıyaman Menzil’e, gerek İstanbul’daki Mahmut Hocaefendi’ye gider, ziyaretlerde bulunurdu. Sağlığında, merhum Mahmud Esad Coşan Hocaefendi ile de sık sık görüşürdü… Sevgi ve dostluk ilişkileri vardı… Ayrıca Muhsin Başkan, annemiz Fidan hanımefendinin de sürekli ziyaretine (Sivas’a) gelir, hatırını sorar ve duasını alırdı… Dostluğa, vefaya, insanlığa çok önem verirdi. Fakirlere, kimsesizlere, ihtiyaç sahibi insanlara daima yardım ederdi.”

“Muhsin Başkan nur içinde yat” “Ey sonsuzluğun sahibi; Sana ulaşmak istiyorum!” diyerek milyonlarca Müslümanın duaları ile Hakk’a yürüyen büyük çile ve “dava adamı” büyük “Alperen” merhum “Muhsin Başkan”a Cenab-ı Hakk’tan rahmet, bütün sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. “Nur içinde yatsın, mekânı Cennet olsun.”

Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu ile kardeşi hakkında sohbetimizi sunuyoruz.

– Efendim, başta Türkiyemiz olmak üzere, İslâm ve Türk dünyası, elim bir “helikopter kazası” sonucunda K.Maraş-Göksun-Keş dağında (25 Mart 2009’da) Hakk’ın rahmetine kavuşan BBP lideri – Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu (ve arkadaşlarının) vefatıyla sarsıldı, derin bir üzüntüye boğuldu! Evvela sizin şahsınızda Yazıcıoğlu ailesine, akrabalarına taziyelerimizi bildirir, merhum “Muhsin Başkan”a Allahü Teala’dan rahmet niyaz ederim. Öncelikle bu “kaza” ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

– Kaza ile ilgili düşüncelerimiz hâlâ bir netlik kazanmadı. Bu konuda birçok tereddüt ve endişelerimiz var! 1. gün gerekli arama-kurtarma tam olarak yapılmadı… Bundan sonraki ikinci gün Kayseri Valisi, “Muhsin Başkan’ın yaralı olduğunu, Kayseri Devlet Hastanesi’ne getirilmekte olduğunu, ayağında ve kaburgalarında kırık olduğunu” söylüyor. Kayseri Valisi’nin bu bilgiyi-istihbaratı kimden, nereden aldığı netlik kazanmamıştır! Köylüler “Muhsin Başkanı” bulmak için doğru yöne gittikleri halde neden geri çevrilmişlerdir?

Teknolojinin bu kadar geliştiği bir çağda, hâlâ yer tespiti yetkili ve sorumlular tarafından neden yapılamamıştır?.. Bu konudaki şüphe ve sorularımız devam ediyor!..

“KAZA İLE İLGİLİ NET BİLGİ YOK”

– Başbakanlıktan size “Helikopter Kazası” ile ilgili nihai bir rapor veya bilgi geldi mi?

– Hayır, Başbakanlıktan bize kazayla ilgili henüz nihai, net bir bilgi gelmemiştir.

– Efendim kardeşiniz Muhsin Yazıcıoğlu’nun çocukluk ve gençlik yıllarından özetle bahseder misiniz?

– Muhsin Yazıcıoğlu Aralık 1954’te Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Elmalı köyünde doğdu. Babası Halit, annesi Fidan Yazıcıoğlu’dur. Muhsin Yazıcıoğlu ilkokul yıllarında Elmalı Köyü imam-hatibi “Bekir Hoca”dan Kur’an-ı Kerim dersleri aldı. Bekir Hocayı çok severdi. Şarkışla’ya her gün yaz-kış demeden 14 kilometrelik yolu yürüyerek Elmalı köyünden gidip-gelerek liseyi bitirdi. Şarkışla’da lisede okurken “Genç Ülkücüler Derneği”ni kurdu ve başkanı oldu. Üniversiteyi Ankara’da okudu. Ankara Veteriner Fakültesi’ni kazandı ve bu fakülteden mezun oldu. Veteriner Fakültesi’nde okurken, “Ülkü Ocakları Genel Başkanı” (1977) oldu.

“İŞKENCELERE RAĞMEN; DEVLETE SİTEM ETMEDİ”

– Merhum “Muhsin Başkan” (Yazıcıoğlu), “12 Eylül 1980 darbesi” ile birlikte tutuklanarak Mamak Cezaevi’ne kondu. 5.5 yılı hücrede olmak üzere 7.5 (yedibuçuk) sene cezaevinde kaldı!.. Hapiste işkence gördü, idamla yargılandı ve sonunda yargılandığı davadan “beraat” etti. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

– Evet Muhsin Başkan üniversite yıllarında ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı olduktan sonra çok çile çekti. Beşbuçuk yılı hücrede olmak üzere, yedibuçuk yıl Ankara-Mamak Cezaevi’nde kaldı. İşkencelere maruz kaldı!.. Ancak yargılandığı tüm davalardan mahkemede beraat etti ve serbest bırakıldı. Ancak gördüğü bütün işkencelere, haksızlıklara rağmen devletine sitem etmedi…

– Efendim merhum Muhsin Yazıcıoğlu (29 Ocak 1993’te) Büyük Birlik Partisi’ni niçin kurdu, gayesi, hedefleri, projeleri nelerdi?

– Merhum Muhsin Başkan; Türkiye’nin önderliğinde Müslüman Türk Birliği’ni sağlamak istiyordu. Türküyle, Çerkeziyle, Kürdüyle, Alevisiyle ve Sünnisiyle, bu topraklarda, bu vatanda atalarımız-dedelerimiz Türk bayrağı altında nasıl yaşadıysa, bundan sonra da kardeşlik, barış ve hürriyet içerisinde yaşayıp, müreffeh ve mutlu olarak yaşamalarını istiyordu…

“VEFAYA ÖNEM VERİRDİ”

– Merhum “Muhsin Başkan”ın Türkiye’deki İslâm alimleriyle, cemaat ve kanaat önderleriyle ilişkileri nasıldı?..

– Merhum Muhsin Başkanın Türkiye’deki bütün alimlerle, cemaatlerle, İslâm alimleriyle iyi derecede dostluk ilişkileri vardı. Gerek Adıyaman Menzil’e, gerek İstanbul’daki Mahmut Hocaefendi’ye gider, ziyaretlerde bulunurdu. Sağlığında, merhum Mahmud Esad Coşan Hocaefendi ile de sık sık görüşürdü… Sevgi ve dostluk ilişkileri vardı… Ayrıca Muhsin Başkan, annemiz Fidan hanımefendinin de sürekli ziyaretine (Sivas’a) gelir, hatırını sorar ve duasını alırdı… Dostluğa, vefaya, insanlığa çok önem verirdi. Fakirlere, kimsesizlere, ihtiyaç sahibi insanlara daima yardım ederdi.”

– Efendim Muhsin Başkan (ve arkadaşlarına) tekrar Allahü Teala’dan rahmet dilerken, “kaza” ile ilgili son olarak neler söylemek istersiniz?..

– Şimdiye kadar sabrettik. Bir müddet daha sabredeceğiz. Bu “kaza” ile ilgili bütün şüphelerin sayın Başbakan ve sayın Cumhurbaşkanımız tarafından giderilerek, olayın aydınlatılmasını istiyoruz!.. Son olarak, Türkiye’nin, İslâm ve Türk dünyasının başı sağolsun diyorum. Kardeşim “Muhsin Yazıcıoğlu”nun cenazesinde Türk milleti ona olan sevgisini göstermiştir. Bu vesileyle acımızı paylaşan herkese teşekkür ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir