Ah Şu Bekarlık Vergisi.

Bekarlık Sultanlıktır’ sözü Türkiye’de bir dönem ‘bekarlık artı vergi verendir’ cümlesi ile yer değiştirmişti. Sultanlık taçını başına yerleştirmekte böylece Evlilere kalmıştı.1929 Ekonomik buhranının dalga dalga tüm Dünyaya yayılmaya başlamasının ardından dönemin hükümetleri gelen dalgaları hasarsız olarak karşılamaya çalışmışlardı

Bu dönemde bütçe için yeni gelir arayışlarına giren TBMM’deki milletvekilleride yeni yeni vergiler icat ederek hükümete fikir sunuyorlardı.O dönemde ek gekir oluşturmak amaçıyla alınan vergilerden bir kısmı şunlardı;‘Yol vergisi’ ‘Çalışan kadınlardan ayrı yol vergisi’vb.Fakat çıkartılan tüm bu vergiler ülkenin bulunduğu bu duruma bir kapı açmakta uzakdı. TBMM’de yeni bir vergi düşünmeye başlayan Milletvekilleri sonunda ilaç olarak ‘Bekarlık vergisini’ buldular. Bu fikri ilk ortaya atan Milletvekili ise Yozgat’ı TBMM’de temsil eden Süleyman Sırrı Bey’di.


Süleyman Sırrı Bey’in öne sürdüğü ‘Bekarlık Vergisi’ chem mecliste hemde basında uzun uznu tartışılmıştı.


Bu tartışmalar kimine göre sonuçsuz kalacak bir hayaldi.Kimileri ise konunu ele alınmasını, uygulamaya konulması için uygun zamanın gelmesini beklemeye başladı.


Fakat ilk önce bu yeni vergiye kamuoyunun hazırlanması gerekiyordu.Konu meclis zabıtlarından halkın gündemine bomba gibi düştü.Ajanslardan halka gelmeye intikal eden bu yeni vergi genç Cumhuriyetin bir başka açıdan da işine gelmişti.


Savaş sonrası nüfusunun önemli bir bölümünü savaş meydanlarında yitirmiş Türkiye.Ülkede önemli bir nüfus sıkıntısı çekiliyordu. Yapılacak yatırımlara destek çıkacak ülkeyi toparlayacak iş gücü yok denecek kadar azdı. Belki çıkartılması düşünülen bu yeni vergi bekarlara evlenmeleri için gerekli itici gücü verebilirdi. O dönemde ülke nüfus artışına gerçekten ihtiyaç duyuyorlardı.


Türkiye Cumhuriyetinin sultanlarını sıkıntılı günler bekliyordu. Bütün bekarlar bazan gülerek bazanda tedirgin olarak yasanın meclisten çıkıp çıkmayacagını merakla bekliyordu. ‘Bekarlık Vergisi’ mevzu yorulmadan bir o ağıza bir bu ağıza giriyor herkesce heryerde konuşuluyordu.Meclis oturumlarından basına yansıyan bu tasarı Gazetelerde kendine taraf bulmakta geçikmedi. Tasarı ile birlikte özellikle büyük şehirlerde evlenme vakaları her geçen gün artmaya başladı. Yeni evlenen çiftler hakkında bol bol yazılar çıkmaya başlandı.Taşrada ise durum daha farklı idi. Zamanın gazetelerinden aldığımız bilgilere göre kırsal kesimde büyük şehirlerdeki gibi yapılan düğün törenlerinde bir artış meydana gelmemişti. Taşralı ekonomik sıkıntınında tesiri ile çözümü masrafa bulanmadan kızı kaçırmada bulmuştu. Yani yasa tasarısı tartışılmaya başlanınca taşrada kız kaçırma olayları arttı. Böylece hem şehirli hemde taşralı bekarlar çıkmak üzere olan yasa tasarısına kendilerine göre bir tedbir aldılar.


‘Bekarlık Vergisi’ konusu meclis kürsüsünde konuşulduktan sonra basının gündemine düşmekte geçikmemişti. Basında ‘Bekarlık Vergisi’ hakkında ard arda yayınlanan yazılar nihayetinde evlenme oranlarında artışlar gözüktü. Ekonomik kriz ile bunalan halk yeni bir vergi ile karşılaşmak istemiyordu.26 Mart 1932 yılına ait Akşam Gazetesi bu olaya birinci sayfasından geniş yer ayımıştı ve haberi şöyle duyurmuştu. ‘Bekarlardan vergi alınması hakkında Yozgat mebusu Süleyman Sırrı Bey tarafından vuku bulan teklif Halk fırkası grup ictimaında müzakere edilmiş ve teklifin bir komisyon tarafından tatkik edilmesine karar verilmişti. Komisyon toplanarak bazı noktaların daha etraflı bir surette tekiki için tali bir komisyon teşkil etmiştir. Altı kişilik olan bu komisyon tetkikatını yaptıktan sonra müzakereye devam edilecektir. Bekarlık vergisinin kabul edilip edilmeyeceği kabul edilirse ne şekilde alınacağı henüz malum değildir. Maamafih verginin bütün bekarlara tatbik edilmeyeceği üzerinde aile yükü olan bekarların vergiden istisna edilecekleri söyleniyor. Türkiyede ne kadar bekar vardır ?1927 senesinde yapılan umumi tahriri nüfus neticelerine göre memleketimizde bekarlar ekseriyeti teşkil eder. Türkiyede 6 milyon 620.731 bekar 5 milyon 761 bin evli vardır. Fakat bu 6.620.731 bekarın 6.540.969 kişisi 20 yaşından küçüktür. Yirmi yaşından büyük olan hiç evlenmemiş bekarların miktarı malum değildir. Bekarı en çok olan şehirlerin başında İstanbul İzmir ve Ankara gelir. İstanbulda 348.65 bekar ve 319 982 evli vardır. Aynı nüfus çetvellerinden İstanbuldaki bekarların en ziyade erkekler arasında olduğu anlaşılıyor. Bekarı az olan vilayet Ispartadır. Isparta vilayetinde 66 bin kusur bekar,62 bin evli vardır. Bu vilayette dört bin kadar bekar mevcuttur. Bunlar da evlenme çağına gelmemiş olanlardır.


Bekarlardan vergi alınması fikrini ileri süren 1935 ile 1946 yılları arsaında Yozgat Milletvekil olan Süleyman Sırrı (içöz) bey bu hususta şu beyanatta bulunmuştur.


-Çok çocuklu fakir ailelere muavenetle bulunabilmek için bekarlardan vergi alınmasını teklif ettim .Teklifim bekarların evlenmeğe icbar değil, teşviktir. Teklifin esasının kimseye bakmayan bekarlar teşkil etmektedir.Köylü bir yerde esasen 18 yaşında evlenir. Onlardan bir tek bekar bulmak pek müşkül olacaktır.Teklifimde bekar yaşını 25-45 olarak tesbit ettim .Devlet hizmetinde, hususi müesseselerde çalışan ve kimseye bakmayan bekar hanımlardanda vergi alınmasını teklif ettim. Bekarlık vergisi olarak aşağı yukarı yüz bin kişiden senede onar bin lira alınırsa bir milyon lira eder.Teklifimi yukarıda söylediğim gibi yalnız muhtaç ailelere muavenet maksadı ile yaptım. Belki hükümetten bana bir varidat menbaı olarak kabul eder’


TASARI TARAFTAR BULAMIYOR


Süleyman Bey’in bu teklifinin kamuoyuna taşınmasından sonra çok fazla taraftar bulmadığı anlaşılıyor:16 Mart 1932 yılınını gazetelerinde çıkan ajans haberlerinde bu durum şöyle yansımış.


Cumhuriyet Halk Fırkası grubu umumi heyeti bugün Tekirdağı mebusu Cemil Beyin riyasetinde toplanmış ve bekarlardan vergi alınması hakkında Yozgat mebusu Süleyman Sırrı Bey tarafından verilen takririn gelecek hafta müzakeresi kararlaştırılmıştır.Millet Meclisinde bekarlık vergisi ihdasına taraftar olanlar ekalliyyette kalmaktadırlar.Meselenin fırka grubunda müzakeresinin hararetli olacağı anlaşılmaktadır.Fakat hükümetin kaynak arayışları bu meselenin uzamasına sebep olur. 31 Mart 1932 de ise yine bu konu basına şöyle yansımıştı. Bekarlık vergisi tetkikatı devam ediyor. Tali komisyon diğer memleketlerde bu verginin nasıl tatbik edilmekte olduğunu tetkik ediyor. Bizde böyle bir vergi ihdası lazım gelip gelmeyeceği hakkında bir karar itası bir zaman meselesi addolunmaktadır.


Konu dönemin ünlü yazarları arasında da tartışılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar ile yapılan bir röportajda Gürpınar şöyle der; Ben bu yaşıma kadar evlenmedim evlenmeyide düşünmedim. Şu şıralar hükümetin bizler üzerinden tekrar bir vergi almayı düşündüğü haberi dolaşıyor. Bu vergi ne ise ödemeye hazırım. Şimdiye kadar evlenmedim bundan sonrada evlenmem’


Tasarıyı gündeme getiren Süleyman Hilmi (İçöz)bey fazla taraftar bulamadıgı için bu tasarı kabul edilmez. Bu tasarı 1990 yılarında ise komşumuz Bulgaristanda birçok milletvekili tarafından gündeme getirilir. Ama ordada bu tasarı muhalefet görerek iptal edilir.


İstanbulda Evlenme Vakaları artıyor


Bekarlık vergisinin gündeme gelmesi ile birlikte Evlemne vakalarının artmaya başladığı görülüyor.31 Mart 1932’de konu basına ‘1927 de 2897 izdivaç olmuştu, 1930 da bu miktar 4342 ye çıkmıştır ‘ mansetiyle yansıyan haberin içeriği de dönemin istatiskleri için çok önemli bir belgedir.


‘İstatistiklere nazaran.927 senesinde,memleketimizde 52.808 evlenme vakası olmuştur. Bu miktar 928 senesinde artmış,54,270’e çıkmıştır.929 senesinde ise azalma göstermiş ve 48,366 e inmiştir. 1930 senesinde Türkiyede 50.689 evlenme vakası olmuştur. Tabii memleket nüfusunun ekserisini köylüler teşkl ettiği için evlenme vakalarıda en ziyade köylerde olmuştur.1930 da şehir ve kasabalarda evlenme vakası 21 bin 324 tür. İstatisklere göre en çok evlenme vakası Balıkesir köylerinde olmuştur. Bir sene zarfında bir vilayetin köylerindeki evlenme vakaları 1882’dir. Balıkesirden sonra Aydın gelir ,1930 da Aydının köylerinde 1317 evlenme vakası olmuştur.Çanakkalede evlenme vakaları diğer senelere nazaran azalmıştır. Bu azalış bilhassa köylerdedir. 1928 senesinde bu vilayetin köylerinde 1386 evlenme vakası olmuştu. 1930’da bu miktar 972 ye inmiştir. Evlenme vakalarının arttığı yerlerden biri de Denizlidir. Denizli köylerinde 929 senesinde 961 evlenme vakası olmuştu. 1930 da bu miktar 1351 e çıkmıştır. Denizli kasaba ve şehirlerinde evlenme vakalarında büyük bir fark yoktur. İstanbulda da evlenme vakaları artmaktadır. 1927 senesinde İstanbul vilayetinde şehir ve kasabalarda 2827 evlenme vakası olmuştu. 1930 da 4342 izdivaç olmuştur. Aradaki farka göre 930 senesinde 1445 fazla evlenme vakası vardır. İzmirde de evlenme vakaları artmaktadır. Fakat bu atrış nispeti pek ehemmiyetli değildir.’
..


Dikkat Bu yazı Özgün Bir araştırmadır


Copyright © 2000-2005. All rights reserved. www.netpano.com.Sayfada yayınlanan yazı ve görsel malzemelerin tümü izinsiz ve kaynak gösterilmeden alınamaz kopyalanamaz.Her hakkı saklıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir