AK PARTİ NEREDEN ÇIKTI?

Türkiye’yi, insanlarımızı ve dünyayı tanımayanlar Ak Pati’nin nasıl ve neden ortaya çıktığını anlayamıyorlar. Böyle olduğu için de tartışmalar çok farklı yönlerden ele alınıyor. Mesela başörtüsü takanların son yıllarda çoğaldığını ileri sürmek ve bunu Ak Parti iktidarı ile izah etmek, bu tür mantık sefaletine çarpıcı bir örnektir. Hele hele bu değişimden dolayı halkı suçlamak, hakaret etmek insafla bağdaşmadığı gibi, akla ve bilime de karşı çıkmak anlamına gelir. Öncelikle sosyal değişimleri doğru görmek lazım.

Tarihin her döneminde sosyal değişimler olmuştur ve olacaktır. Ama son yıllarda, özellikle de bilgi teknolojilerinin gelişmesine parelel olarak, bu değişimler büyük bir ivme kazanmıştır. Toplumlar arasındaki bilgi alışverişinin yaygınlaşması ise bu değişimin hızını geometrik olarak büyütmüştür. Yakın zamana kadar yüzde 60’ı köylü olan Türkiye’nin bugün yüzde 70’i şehirlerde yaşamaktadır. Sadece İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir gibi büyük şehirler nüfusun yarısını barındırmaktadır. Bu insanlar dünyayı çok yakından takip ediyor, okuyor ve araştırıyor. Yaşam tarzından kılık-kıyafete kadar, birçok konuda daha seçici davranıyorlar. Özellikle de gençler arasında internet kullanımı çok yaygın. Bir ksım medyanın yazıp çizdiklerini sorgusuz kabul etmiyor. İrdeliyor, eleştiriyor ve farklı mecralarla onları doğrulamaya çalışıyorlar. Bununla da yetinmeyip, kendi görüşlerini internet üzerinden başkaları ile paylaşıyor bunlar.

İşte böyle bir toplumda, tirajı birkaç milyonu geçmeyen gazetelerle bütün toplumu peşinizden sürükleyemezsiniz. İnsanlar farklı kanallarla seslerini duyurup alternatif görüşler ortaya koyabiliyorlar. Dolayısiyle kamuyounu manipule etmek o kadar kolay olmuyor artık. Eskiden olduğu gibi üç-beş seçkin aydın ahkam kesip her istediğini dikte ettiremiyor. Ve hiç bir bilgi kapalı kapılar ardında kalmıyor. Yine teknoloji sayesinde bu bilgileri hızla yaymak, mihenge vurmak ve çürütmek kolaylaşıyor.

İşte böyle bir toplumda siyaset de eski usullerle yürümüyor. Vatandaş, kendisini sürü olarak gören siyasi akımları ve sayasetçileri ciddiye almıyor. Derdiyle dertlenen, talep ve ihtiyaçlarına çözüm üreten partileri ortaya çıkarıyor ve destekeliyor. İşte Ak Pati bu şartlar altında ortyaya çıkmıştır. Bunu anlayamayanlar zannediyorlar ki, Ak Parti geldi, toplumu değiştirdi, dönüştürdü. Halkbuki böyle bir şey eşyanın tabiatına aykırı. Birkaç yıllık bir partı toplumu bu kadar kısa zamanda toplumu değişirebilir mi? Değişim için aradan birkaç kuşağın geçmesi lazım. Kaldı ki şimdi bu bile pek mümkün olmuyor. Öyle olsaydı bugün Türkiye’de halkın yüzde 90’ının CHP’li olması gerekirdi. Tepeden inmeci, Jakoben anlayışın zanettiği gibi, toplumu kendinize uydurmak eskisi kadar kolay olmuyor. Zira teknoloji, her geçen gün bireyi güçlendiriyor. Fırsat eşitliği her gün biraz daha gelişiyor. Bu ise sürü psikolojisini ve Hitler’in halkla ilişkilerde kullandığı yöntemleri geçersiz kılıyor.

İnsanların köyden kente gelemesini sağlayan AK Parti değil. Okuyan-araştıran insan sayısını Ak Parti arttımadı. İnsanların giyim-kuşamını, alışkanlıklarını da Ak Parti değiştirmedi. Bütün bu değişimler zaten oluvermişti. Ak Parti sadece bu gerçeği gördü ve o taleplere cevap verdi. MHP de geç kalmadan gidişatı doğru yorumladı ve hızla tabanıyla iletişime geçti.

ANAP ve DYP gibi partiler bunu göremedikleri için eriyip yok oldular. CHP ve DTP ise hala bu gerçeği görmek istemeyenlerin safında. Oysa durum apaçık ortada: Ya siz değişecek, toplumun hislerine tercüman olacaksınız, ya da halk sizi tarihin çöplüğüne gömecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir