Ak Parti’ye Kurulan ’ GÜL’ lü Tuzak

Cumhurbaşkanlığı makamını bu kadar hak etmiş birinden bunu istemek en basit deyimiyle ayıp değil midir? Peki ya Gül’den şövalyelik yapmasını isteyenlere ne demeli?

Büyük gazetelerin büyük köşe yazarları, 22 Temmuz seçimlerinde halkın desteğiyle güven tazeleyen Abdullah Gül’ün, büyük bir jest, büyük bir şövalyelik yaparak cumhurbaşkanlığı adaylığından feragat etmesini istiyorlar.

Dün birkaç gazetede, birkaç farklı kalemden çıkan yazıların temel mesajı aynı: Abdullah Gül çok iyi bir insan, iyi bir politikacı, herkes tarafından sevilen bir kişi ama vatanın, memleketin selameti için bir zarafet örneği göstersin, büyük bir incelik sergilesin, ülkenin hassasiyetlerini dikkate alsın ve adaylıktan çekildiğini açıklasın.

İyi de eğer bu önerme doğruysa, yani Gül, hakikaten herkes tarafından sevilen, sayılan biri ise ve bu göreve fazlasıyla layık ise niçin ondan feragat etmesi isteniyor?

Cumhurbaşkanlığı makamını bu kadar hak etmiş birinden bunu istemek en basit deyimiyle ayıp değil midir? Peki ya Gül’den şövalyelik yapmasını isteyenlere ne demeli?

Mesela bu kişiler, seçimlerden büyük bir hezimetle ayrılan CHP lideri Deniz Baykal’dan neden bir şövalyelik beklemiyorlar? “Seçtirmem, olmaz, olamaz” diye seçim öncesi herkesi tehdit eden Baykal’dan da bir zarafet beklemeye hakkımız yok mu?

Önce o, milletin bekası için fedakârlık yapılabildiğini bir göstersin bakalım. Ondan sonra da Gül’e çuvaldızın en paslısını, iğneli fıçıyı layık görenler, önce kendilerine iğne batırıp, görevlerinden ayrılsınlar. Biz de görelim bakalım soylu şövalyelik nasıl oluyormuş. Mesela, 76 yaşına merdiven dayayan Hürriyet’in başyazarı, soylu şövalyelik sergileyip, bir makamdan vazgeçmenin nasıl bir şey olduğunu kamuoyuna gösterebilir. Böylece biz de öğrenmiş oluruz.

20 yıldır aynı koltuğa oturan Hürriyet’in genel yayın yönetmeni de topluma zarif bir jest yapsa ve kendisini, bu milletten kurtarsa, bu herkesin hayrına olmaz mı?

Bazı karanlık mahfillerin kendisine fısıldadıklarını vahiy telakki ederek köşelerinden neşreden Ankara’nın anlı şanlı köşe yazarları da bu fedakârlık örneğinin nasıl olabileceğini bize pekâlâ gösterebilirler.

Böylece bugüne kadar hiç kimseden istenmeyen bu pek büyük, pek önemli, pek muhteşem zarafet gösterisinin kanlı canlı örnekleri olurlar. Ondan sonra da Abdullah Gül, merak etmeyin, sizin bu örnek davranışınızın ardından çekilecektir. Beyler, Abdullah Gül, o dediğiniz şövalyeliği zaten seçim öncesinde yapmıştır. İlk turun ardından ısrarcı olmayarak bu özveriyi göstermiştir kendisi. 367 kataküllesine isyan etmemiştir.

Seçimden önce ne diyordunuz? Bu partinin oyu yüzde 20’lere düşmüştür. Dolayısıyla AKP’nin adayının meşruiyet sorunu olur. Yeniden seçim yapalım, yeni meclis seçsin 11.Cumhurbaşkanı’nı demiyor muydunuz? İşte yeni meclis. İşte yüzde 47’lik oy… İşte meşruiyet. Daha ne istiyorsunuz. Bu nasıl yaman çelişki anne…

Kaybedenler kazananları tavize zorluyorlar. Uzlaşma için kendileri hiçbir adım atmıyorlar. Asıl maksatlarının AK Parti’de bir cumhurbaşkanlığı çatlağı oluşturmaya çalıştıklarını kimsenin görmeyeceğini sanıyorlar…

Gül gelecek, devlet ile millet barışacak. 7 yıldır devlet ile milleti barıştırmak için kılını bile kıpırdatmayan, aksine makası daha da açacak hareketler yapan cumhurbaşkanına tahammül etmek milletin yeterince feragat yaptığını gösterir. Yeter artık!

NUH GÖNÜLTAŞ/BUGÜN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir