AK ZAFERİN ŞOKU

Son zamanlarda Türkiye’de gelişen olayları izlediğinizde enteresan gelişmeler olduğunu görüyoruz. Bir takım gizli ellerin bazı gelişmeleri servis ettiği bir takım gündemlerin oluşturulduğu bir arena gibiydi sanki ülkemiz. Yaklaşık beş yıldır hükümet eden bir AKP yi hep hazmedemeyen, eşlerinin başları örtülü dindar insanların iktidar olmasına dayanamayan bir takım güçler, AKP iktidarını devirmek için çeşitli senaryoları devreye soktu. Türkiye Büyük Millet meclisinde ilk defa mason localarına kayıtlı olmayan, abdestli namazlı, insanların çoğunluğu teşkil ettiği bir gurup olması tahammül edilir değildi.
Hayret nasılda böyle bir parti iktidar oldu nasıl olsa hezimetle çekilir giderler diye AKP ye kısa ömür biçenler, bu hükümetin Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanını seçmesine seyirci kalmazdı. Böylece Deniz Baykal’ın Bizans entrikalarını aratmayacak girişimleri izlemeye başladık. Anayasa mahkemesi bile alet edilerek akla mantığa sığmaz bir 367 masalı dinledik.

Yapılan olumlu icraatların takdir edilmediği gibi, vatanı satan hainler olarak lanse edilmesinden tutunda Yahudi ermeni kökenli olduklarına dair halkın kabul edemeyeceği her türlü dedikodular el altından servis edilirken bir yandan da, büyük infialler yaratan cinayetler çeteler, cumhuriyet mitingleri ile halk galeyana getirilmeye çalışıldı. Tam bir kargaşa ortamı yaratılmak istendiği için, aniden güneydoğudan her gün şehitler gelmeye başlandı. Bir asayiş ve güvenlik sorunu var izlenimi verilerek, anarşik huzursuz bir ortam yaratılmaya çalışıldı.

Oysa AKP sağlam yürüyor, tüm bu gerilim yaratacak hadiseler gerektiği kadar toplumu dalgalandırmıyordu, borsa bir türlü düşmedi. Ekonomik istikrarı bozamadılar. E-muhtıra ile aba altından sopa gösterildi ama başbakan hiç istifini bozmadı ve orduya bana bağlısınız, haddinizi bilin, tavrı sergiledi.

AKP gitsin de sonra ne olursa olsun, zihniyeti sanki bir CHP ve MHP koalisyonu işaret eder gibiydi. Hatta bu bazı kesimin ağabeyleri tarafından açıkça dile bile getirildi. Zana’nın bölücülük söylemleri ve her gün artan şehit cenazeleri halka MHP yi işaret ediyordu. Atatürk’ü ve cumhuriyet rejimini suiistimal eden CHP nasıl olsa diğer sol partilerle de birleşerek bir oy patlaması yapar diye hayal edilmişti. Bu hayale öylesine inanmışlardı ki, Altan Öymen, AKP ye oy verenleri mantıksızlıkla suçlayarak halkın seçimine ve tercihine bir türlü intibak edemediğini ortaya koydu. Ahmet Tan ise sonucu anlayamayışını “halk kredi kartı ile kredili hayata alıştığı için, AKP ye ikinci bir kredi vermiştir” diyerek yüzlerindeki şok ifade ile bizlere komedi filmi izliyor muşuz hissi verdi. Ama katıldığı programı sunan eleman da aynı şoku yaşadığı için, halk bu krediyi peki sizin partinize niçin vermedi, diye sormak aklına gelmedi…

Evet, bir takım azınlık tarafında, dalga dalga yayılan yüksek frekanslı bir şok yaşanıyor. Herkes kendi çapında AKP zaferini okumaya yorumlamaya çalışıyordu seçim sonuçlarının takip edildiği gece. Allah’tan başbakan yapıcı toparlayıcı ve etkili bir konuşma yaptı da, bazıları rahat nefes almaya başladı.

Bazı aydınlarımız, hep bilirkişi konumunda ki aklıevvel yorumcularımız yanlış okumalarına bir yenisini ekleyerek AKP fakirlerin partisi, Türkiye’de her zaman fakirler sağ partilere, zenginlerde sol partilere oy verir, diye ahkâm keserken paranın ve sermayenin patroniçesi Güler Sabancı’dan sonuçtan memnuniyetini belirten “AKP merkez parti olmuştur” yorumu geldi. Yani AKP seçim gecesi çok kullanılan ifade ile bir kez daha ezber bozarak bu sefer sadece fakirlerin değil aynı zamanda sermayenin, paranın da oyunu ve desteğini alarak iktidara geliyordu. İktidara gelirken de, sağ ve sol söylemlerden uzak, halkın çoğunluğunu arkasına alarak tam bir merkez parti görünümü veriyordu.

Bu seçimin en üzücü tarafı, AKP gitsin de sonra ne olursa olsun, kesimi seçim kampanyalarında çok çirkin hakaretler ve yalanlarla siyaset yapma yoluna giderken, sevindirici olan halkın istikrardan yana olmasıdır. Sırf Milletvekilliği koruması altında olmak istediği için seçimlere katılan, nerdeyse Cem Uzan kadar şaibesi olan, Mesut Yılmaz’a oy vererek Rizeliler ayıp etmiştir. GP nin azda olsa oy alması ise gerçekten hayrete şayandır. Bu sonuçlar bize göstermiştir ki, Türkiye’de sol bitmiştir. SP ve Erbakan siyaseti bitmiştir.

Çok fırtınalı bir seçimi geride bırakırken halkın tercihinin her türlü hayırlı olmasını diliyor, meclise giren partilerin cumhurbaşkanlığı seçiminde yeniden gerilimi tırmandırmamalarını ümit ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir