AKP’e içten mi çökertiliyor!..Ve memleket üzerine hasbihal

Partiler maalesef Cumhuriyet kurulduğundan beri yandaş kayırma yeri oldu. Kimse liyakat ve işin ehli olanlara ne el verdi ne de ön verdi. Netice’de uluslar arası arena da TÜRKİYE ile ilgili stratejileri takip edenler karşılarında her dönemde bir sürü “keklik” buldu ve “o keklikler” üzerinden Türk halkının geleceğini vurdu. Partiler üzerinden demokrasi tüm dünyaya atılan en büyük kazık!.. Çünkü sivil irade liyakat esasına göre değil “uşaklık” esasına göre şimdiye kadar belirlendi de ondan. İktidara gelen “çalma” daha edepli hak deyimiyle “KOPARMA” sırası bende diyerek hareket etmekten memlekete hizmet etmeyi düşünemez. Bakın bakalım başbakanlarınız, bakanlarınız, paşalarınız haline her biri her gün mahkemelerde, haysiyet divanlarında “mahvettikleri ülke insanlarının geleceğini” düşünmeden vicdanlarına değil, kendilerinden pek fark olmayan adamlara hesap veriyorlar.

Gerçi resmi irade pek mi temiz sivil irade kadar olmasa da o da sütten çıkmış ak kaşık değil! Biraz daha avantajı hiyerarşik bir denetimin olması. Yoksa her vicdanın başına bir polis, jandarma dikemezsiniz. Adam Allah’tan korkacak kuldan değil. Kuldan korkarsa böyle “SİHİRBAZ” olurlar işte!.

*********

KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR” evet, ancak o bağrı Anadolu yaylası kadar ak, açık ve temiz olan köylü için geçerli. Yoksa ZİHİNDE KÖYLÜLÜK İÇİN DEĞİL; Zihinde köylü eziktir, zihinde köylü hep kıskanır, zihinde köylü hiç haddini bilmez “ Yeter ki bir yerin başı desinler de ne derlerse desinler”, diye yaşar. Ve köyünü gittiğinde komşunun evinin önüne son model bir araba çektiğinde, bir de “Müdürüm”, “Şefim” dediğinde hayat onun içindir artık. Tamam “SEN OLDUN” muhabbeti yani. Birde hanım çoluk-çocuk hafta sonları pikniğe gidildi mi? İşte örnek insan…

Ya memleket, Ya özel şartlar, ya “HAK’IN EMANETİ BU ÜLKENİN DÜNYA ÜLKELERİ NEZDİNDE MODEL ÜLKE OLMASI İÇİN YAŞAMAK” .

Tabii siz de haklısınız?…

“Öyle böyle canavarlar sürüsüne kim hizmet etmek ister?.. İyilik’ten de anlamaz bunlar?.. “

Ya Hu Kardeş!..

Hak’la ile pazarlıklı bir hizmet modeli yok. Git o pazarlığı amcanla dayınla yap…

Bu bir insanın MÜNAFIK olduğunun en iyi göstergesidir. Memlekete hizmet bir yerleri kapatayım, ay sonu maaşımı alayım, tenzili rütbe takayım diye değil; MEMLEKET’e hizmet KAİNAT’A GELİŞ GAYENİ ELİNE YEMİNLEŞME OLARAK ELİNE VERENE YAPILIR.

YALADIĞIMIZ YER KURUMAYAN YER OLSUN!

ALLAH’A VEFASI OLMAYANIN KULA VEFASI HİÇ OLMAZ!!!

*********

Bir adam ömrü olsa kocamış diyeceğimiz 83 yıllık Cumhuriyet tarihinde ki (nerde Cumhuriyet olmak asıl manasına ve işlevine can kurban) 60’yakın hükümet kurarak ve 3 ihtilal geçirerek dünya’da kırılması gereken bir rekora imza attık. Netice Demokrasi adına yalanlarla ortaya “… İYET” çıkardık. Yani o üç noktaya kim doldurursa Cumhuriyet’in dışında ortaya o çıktı. Siz ister bu üç noktayı HORTUMİYET’le doldurun, isterseniz başka bir kavramla. Ancak bildiğim bir şey var ki canım ülkem de bir zafiyet var zafiyet. O zafiyet ki kendisi olamama. Kendisi olmasını sağlayacak adamlara ön ve el verdirmeme. Ha bire “PATLAK BALON”, “TIKAÇ” adam modelleriyle ülkeye yön verilmeye çalışılması. Devlet memurun kıdem alma yeri değildir. DEVLET, TEK BAŞINA DA KALSA DEVLET GİBİ YAŞAYANLARIN YERİDİR!!!

Yoksa; Demokrasi, ülkeyi en iyi yalan söyleyenin, en iyi satanın, en iyi UYATAN VE UYUŞTURAN İDARİ REJİM Mİ acaba?!

Türkiye’nin öncelikle “ADAM” olmaya ihtiyacı var. Ve yine öncelikle “O Babanın” oğluna dediği gibi; “ Ben sana Vezir olamazsın demedim, “Adam olamazsın” dedim” sözlerinde yatan hakikat gibi; VEZİRLERE DEĞİL ADAMLARA İHTİYACIMIZ VAR!!!

Memleket’te herkes; “yat-kat; model üstüne duşmüş (yeni araba modeli, cep telefonu modeli, avrat modeli –biz buna kısa at-avrat modeli de diyebiliriz-“ , eh haliyle bu modelleri yükseltebilmesi için “hinoğlu hin” olup, ayaküstü “40 film” çevirmesi gerekiyor.

“Hırsız” a “UYANIK, arsız’a “MAFYA” , ırz düşmanına “ZAMPARA, ÇAPKIN”, yetim hakkı yiyen şerefsize “İHALE TAKİPÇİSİ” derseniz, daha “gözü açılmamış çoluk-çocuk” bu kavramların gerçek manasını değil; bu kirli tiplerin temsil ettiği ANLAMLA kelimeleri kavrar. Ve bu hazin duruma göre kendine kişilik-model belirler. Düşünsenize hırsız yıllarca kendini uyanık, hazine arazisi kopartanın ihale takipçisi bildiği bir ülkedeki manzaranın vehametini daha başka nasıl tahayyül edebilirsiniz ki?!

Oysa; oysa, oysa……..

Daha önce yazdığız “P3 karşı M3” başlıklı yazımızda. Tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye’nin de evrimden geçtiğini yazmış; bu “ZİHİNDE YAHUDİLEŞME” FORMATINDAN Türkiye’nin ancak her biri sahasında uzman, şaibesiz kadrolardan oluşacak “MİLLİ HÜKÜMET” , her birimden karnesi artılarla oluşturulmuş “MİLLİ KUVVETLER” ve bu birlikteliğin oluşturacağı propagandayla işin içine çekilen nezih Türk halkının sahip çıkacağı “MİLLİ SEFERBERLİK” le, küresel bu boyunduruktan kurtulabileceğimizi ifade etmeye çalışmıştık.

Hatta bu basit ancak içiresi dolduğunda ciddi bir ağ oluşacak “M3” formülünü bizi dinleme nezaketinde bulunan stratejik merkezlerde de ifade etmiştik ki, vatan evladı herkesin aşağı yukarı planları bu şekildeydi…

Tabii hükümetlerde hiç mi doğru adam yok. Tabi ki var, belediye başkanıyken iyi, mühendisken pekiyi yahut devlet memuruyken dürüst adamlar elbette hükümetlerde yer bulabiliyor. Ancak devlet adamı olmak ayrı bir meziyet. Şimdiye kadar hükümetlerde “iyi adamdır cinsinden” oluşturulan tipler baskın olarak genellikle şu iki karakterde oldu:

1- Bilgili fakat namussuz,
2- – Namuslu fakat bilgisiz.

Oysa bize acilen ve ivedilikle gerekli olan Devlet Adamı karakteri: “ 3. Cins “ ancak biz de maalesef çok az olan model; oda tahmin ettiğiniz gibi BİLGİLİ VE NAMUSLU DEVLET ADAMI.

Şimdi yeri gelmişken takip ettiğim ve Kızılderili atasözünde geçen “BÜYÜK AYI” nın izlerini takip et sözüne mukabil Büyük Ayı olarak kabul ettiğim İsrail’de bu konuda ne çalışma yapıldığına değineyim.

Bakınız; Yeni kitabımız “İSRAİL’İN ŞİFRESİ”ni hazırladığım esnada kitapta kullandığım dosyalar arasında, “ Richard Perle, Amerikan Girişim Enstitüsü, Çalışma Grubu Başkanı. James Colbert, Ulusal Güvenlik İşleri Yahudi Enstitüsü. Charles Fairbanks, Jr., Johns Hopkins Üniversitesi/SAIS. Douglas Feith, Feith ve Zell Birliği, Robert Loewenberg, Başkan, Gelişmiş Stratejik ve Siyasî Çalışmalar Enstitüsü, Jonathan Torop, Washington Yakın Doğu Siyaseti Enstitüsü, David Wurmser, Gelişmiş Stratejik ve Siyasî Çalışmalar Enstitüsü’nden teşekkül, 2000’e Doğru Yeni Bir İsrail Stratejisi Çalışma Grubu’nun yaptığı raporları da inceliyordum. Her ülke takdire şayan derecede iyi analiz edilmişti ancak bir cümle adeta içimi yaktı.

Neydi o cümle biliyor musunuz:
“ … Israel must rejuvenate and revitalize its moral and intellectual leadership:

“İsrail ahlâkî ve entelektüel liderlerini yenilemeli ve canlandırmalıdır…”

Netice’de “Aydın-Bilge” Ortadoğu’nun fitne fücur cücesi İsrail’e değil; bize yakışır. Onlar bilgili adam bulabilirler ama ahlaklı adamı zor bulurlar. Üstelik şeytan o kadar bilgisine rağmen şeytan olmadı mı?.. Bilgelik bilgiyi sahibinden bilen güneşe yakın Mir’at-ı fıtratların (ayna gibi güneşi yansıtanlar/GÜNEŞ ADAMLAR) işidir.

*****
KARAKUTU…

Gelelim AKP içersinde çoktandır kabbala (kulaktan kulağa) ekibinin fısıltılarına…

KULAK TELEFONDA DİYOR Kİ:

– Efendim bu fısıltılara göre meclis’ten el altından Irak Savaşı’na Türkiye’nin müdahalesi için tezkere çıkarttırmayan Başbakanla ve bugün İsrail ve ABD ittifakının global planlarını taş üstüne taşa koyan ve bunu da yeni yeni öğrenmeye başladıkları ilm-i siyasetle sinsice yapan AKP iktidarının bir kısım bürokratıyla artık bu iş gitmez… Zira İran’a açılacak savaş sırasında kullanılacak Türk Hava koridoru’na bu hükümet tıpkı tezkere de olduğu gibi izin vermez. Başbakan’da el altından yine bu izin vermeyeceklere destek verir. Haliyle bizim bu savaşta (Bana göre 3. DÜNYA SAVAŞI İRAN SAFHASI) hem Türkiye’yi rahatla kullanmamıza müsaade edecek, aynı zamanda savaşın içine çekecek, hem de bu savaş sırasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya konuşlandırılacak birliklerimize ses çıkarmayacak bir iktidara ihtiyacımız olacak. Bunu bu hükümet yapmıyor! Bize ikili oynuyor. Bize ikili oynamayacak bir hükümete ihtiyacımız var. Ancak yaptığımız tahlillerde yine bu iktidarı bu hükümetin içinden bulabiliriz. Bizim çok sevdiğimiz ve güvendiğimiz BİRİ’Sİ zaten bu konuda pratikten geçti. Haklıda yanına alacağını hesapladık. Öyleyse sıra en iyi bir zamanlamayla halkı da yapacağımız yanlı yayınlarla yanımıza aldığımız bir zamanda bu bölünmeyi gerçekleştirmek. Kabine şimdiden belli oldu bile…

Soru-

Yani kullan kullan kaldır at modeli işlemeye başladı…

– O senin hüsnü kuruntun. Biz bunun için bir yıldan fazla çalışıyoruz. Kulakların işitmeyeceği, gözlerin görmeyeceği yerlerde üçer beşer toplanarak arkadaşları hücre toplantılarla ikna ettik. Dışarıdan da çok önemli isimlerle destek vereceğiz. Bu arkadaşlar bir kısmı başka AIPAC olmak üzere ABD’deki bir çok “Enstitü” yle bağlantılıdır. Haliyle zamanlamayı stratejiyi iyi biliyorlar.

Soru- Ne Yani, Türk hava sahasının el altından iznini çıkarttığına inanan İsrail’in Gladiyosu, Amerika Birikmiş (!) Devletleri desteğiyle Türkiye’yi işin içine çekecek bir hükümeti mi inşa ette diyorsun..

– Bu bölünmeden bir Başbakan adayı dahi şimdiden belli, ayrıca istatisksel raporlara göre bu bölünmeden sonra okraya çıkacak aday Başbakanlığı alacak kadar güçlü bir aday!

— Dııtttttttt

—- ALO
—-ALO

Teflon kesildi. Ulaşabilene aşk olsun. Zaten telefonlar AKUSTİK SES İZİNE göre dinlenmiyor mu?.. Bu kardeşin sesine de estetik yaptıracak hali yok ya…

Deyip o günden sonra o sesi beklemeye başladım…

İLGİLİYE NOT:

Biliyorsunuz meşhur bir atasözümüz vardır; “NEHİR ÜZERİNDEN GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRİLMEZ” diye 100 kere dedik atı değil eğeri değiştirin diye! Herkes gayri milli eğeri oluşturan kümeyi oluşturan elemanları biliyor. Karneleri en güvenilir muhaberatın elinde biraz da siz sondaj yapın ve ayıklayın piricin içinden taşı.

Zira insanlık için Türkiye’ye ihtiyaç var!..

Vallahi de Var!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir