Alfabesini Değiştiren Tek Millet Türkler

BSF akademi Siyaset Okulunun Bu haftaki konuğu Doç Dr Nuray Mert oldu.” Mert, Dünyada alfabesini değiştiren başka bir toplum olmadığını vurguladı.

Siyaset ve siyasi kavramların oluşumu” üzerine konuşan Doç. Dr: Nuray Mert Türkiye’de sığ bir siyasetin takip edildiğini dile getirerek bu sığlık ve tüketim anlayışlarımız bizim ufkumuzu daraltıyor ifadesini kullandı. Mert konuşmasını şöyle sürdürdü: “30 yıldır Siyaset Bilimi çalışıyorum. Yerli basın yanında yabancı basını da takip ediyorum. Hepimiz belli maliyetlerle karşılaşıyoruz. İster istemez siz de buna angaje oluyorsunuz. Seçim sonuçları bile bu sığ tartışmalar üzerinden yürüyor. En çok tartışılan ekonomik program aslında Kemal Derviş programıdır. CHP de dün aynı ekonomik programa sahipti.”


DÜNYANIN İSTİKRAR DEDİĞİ SANAL BİR DURUM VAR


Post modern dünyanın istikrar dediği bir sanal durum var diyen, Mert, dünyada ve Türkiye’de ekonominin anlamının da değişmeye yüz tuttuğunu söyleyerek ekonomi, üretimden bağımsız bir finans ekonomisi haline gelmesinden şikâyet etti. . Eskiden Feodal yapılarda 300 kişi 30 kişiyi beslerken yeni dünyada bu iyice büyüyerek binlerce insan üç-beş kişiyi beslediğinin altını çizen Mert, “Son on yılın finansal kapitalizminde de aynı ekonomik programlar parti farkı gözetmeksizin uygulanabiliyor.”dedi. AKP iktidarı, toplum değerleri ile örtüşen bir dünyanın küresel gerçekleri üzerine oturduğunun altını çizen Mert, sözlerine devam etti: “Osmanlı’yı İstanbul merkezli batıyı takip eden dar bir sınıf yönetiyordu. Bilinenin aksine Cumhuriyet bunu biraz genişletmiştir. Cumhuriyet radikal bir modernleşme projesi olarak kuruldu.”


ALFABESİNİ DEĞİŞTİREN BAŞKA BİR TOPLUM YOK


Doç Dr Nuray Mert, kurtuluşun batı medeniyetini benimsemekte görüldüğünü hatırlatarak günümüzde yaşanılan tartışmaların da bunun dozajı üzerine yürütülmekte olduğunu öne sürdü. Türkiye’deki Kültür devrimi modern tarihin en radikal kültür devrimidir, diyen Mert, alfabesini değiştiren başka bir toplum olmadığını vurgulayarak açıklamasını şöyle sürdürdü: “Çok partili hayata geçişle bu olgu bir gerilim haline geldi. Meseleler de hep bu kültürel gerilim üzerinden çıktı. Bütün dünyada siyaset kültürel gelişmeler üzerine oturmaktadır. Türkiye Cumhuriyetinin kurucu iradesini DP iktidarı geniş kitlelere teyit ettirmiştir. DP İktidarı işin içine toplumsal rızayı katarak kurucu iradeyi tahkim etmiştir. “


CUMHURİYET DEVRİMİ SOSYALİST BİR DEVRİM DEĞİLDİR


Cumhuriyet devriminin sosyalist bir devrim olarak gerçekleşmediğini de sözlerine ekleyen Nuray Mert, sözlerini şöyle tamamladı: “Çünkü dönemin idaresi o zamanki ilişkilere rağmen Rusya’yı hep bir tehdit unsuru olarak görüyordu. DP bu ekonomik tercihlerle kültürel değerleri buluşturan bir diskurdur. Biz buna merkez sağ diyoruz. CHP ise sol değil kurucu değerlerin partisidir. ABD ile yürütülen bağımsızlık ilişkisi katlanabileceğimiz maliyetlerin üstüne çıkmış ve ilişkiler birinci körfez savaşında bozulmuştur. ABD ve bu ilişkileri savunanlar Kürtlerle barışık bölgede tek dostu ABD ve İsrail olan bir Türkiye istemektedirler. Bu da bizim için bütün Ortadoğu coğrafyasını kaybetmiş bir Türkiye ile birlikte İslam coğrafyası üzerinde yeni travmaların oluştuğu bir dönemi açar. “

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir