ANAYASA NASIL KURTULUR?

Derin Devletlerin, ULUS devletlerde (Almanya, İsrail, Fransa, Rusya, Japonya vb.) veya aile-şirket-Devletlerde (İngiltere, ABD vb.) temel görevlerinden birisi Anayasayı korumaktır. Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlet olarak kurulmuştur. Ama Türkiye’de ulusalcı bir DERİN DEVLET olmadığı için hep Anayasa tehlikeye girmiştir. Bu nedenle Cumhuriyet tarihinde 4 askeri darbe yapılmıştır.

Bunlardan birincisi 1960’da yapılmış Kemalist bir darbedir, az buçuk Amerikan derin devlet desteği olduğu düşünülmektedir. 1971 muhtırası tamamen Amerikan desteğiyle verilmiştir, zırdeli bir darbedir; 9 Martta planlanmakta olan yeni bir Kemalist darbeyi bloke etmek için yapılmıştır. 1980 darbesi, CIA tarafından planlanmış çeyrek milliyetçi bir darbe olarak, iç savaş çıkmak üzere olan Türkiye’yi bir ölçüde kurtarmıştır. Bu iç savaşın oluşmasına neden olan odak ise temelde Anglo Sakson şirket-derin devletleridir. 24 Ocak kararları bu sayede uygulanmış ve Türkiye tam bir ekonomik çıkmaza yuvarlanmıştır. 28 Şubat ise postmodern bir darbedir, Amerikan ve İsrail derin devletleri sayesinde oluşturulmuştur; önerilen 17 maddeden sadece bir tanesi (8 yıllık eğitim) uygulanmış, geri kalanlar çöpe atılmıştır, çöpteki atıkları ise AKP toplayıp, birbirine eklemiş, birleştirmiş, yapıştırmış ve Türkiye’nin başına 3 Kasım seçimleri sonucu geçmiştir. Bu sırada tüm partilerin ve milletvekillerinin derdi, son 60 yıldır olduğu gibi ceplerini doldurmak, iş bağlantıları kurmak, bağlı bulundukları çetesel organizmayı güçlendirmek olmuştur. Türkiye’nin, Anayasayı ve Türkiye’nin ulusal güvenliğini koruyan bir ulusalcı derin devleti olmadığı gibi bunu kurmaya da kimse çalışmamış, Türkiye’nin ulusal güvenliği ile kimse ilgilenmemiştir. Türkiye herkesin tekmelediği patlamış bir futbol topuna benzemiş ve bir sömürge gibi kullanılan Tanzanya veya Zimbabwi gibi bir ülkeye dönüşmüştür, buralara tayin edilen sömürge valileri her türlü zılgıtı, hükümete ve yöneticilere yöneltmişlerdir. Türkiye, emirleri sömürge valilerinden ve onlarla işbirliği içindeki sivil örümceklerden, sivil çıyanlardan, sivil omurgasızlardan, sivil yumuşakçalardan, sivil alçaklardan (TESEV gibi) almaktadır.

Varsayılan temel Anayasal nitelikler aşağıdaki gibidir. Burada sunulan maddeler değiştirilemez olan maddelerdir. Bu maddeleri bir kez okuyun, şimdi bunlarla ilgili sorular sormaya başlayalım:

I. Devletin şekli

MADDE 1. – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

II. Cumhuriyetin nitelikleri

MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti

MADDE 3. – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.

Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.

Başkenti Ankara’dır.

IV. Değiştirilemeyecek hükümler

MADDE 4. – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

V. Devletin temel amaç ve görevleri

MADDE 5. – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

Soru: Devletin şekli bir Cumhuriyet midir?

Yanıt: Evet.

Soru: Bu bir İslam Cumhuriyeti midir?

Yanıt: Hayır!

Soru: Bu Cumhuriyetin Devletinin bir dini olabilir mi?

Yanıt: İnsanın dini olur, devletin dini olamaz!

Soru: Bu bir Laik Cumhuriyet midir?

Yanıt: Evet!

Soru: Laiklik nedir?

Yanıt: Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması. Din kurallarının devlet kural ve kanunlarını yönetmesinin engellemesi.

Soru: Ne zaman ortaya çıkmıştır?

Yanıt: Fikir olarak Rönesans ve Reform sırasında inşaa edilmiş, ama 1789’da Fransız İhtilali ile uygulamaya geçmiştir.

Soru: Laik Cumhuriyet din uleması veya ruhban sınıfını dışlar mı?

Yanıt: Evet!

Soru: Türkiye’de 2006 yılında cemaat şeyhleri, ruhban sınıfının üst düzeydeki bireyleri ve tarikat şeyhleri siyasette ve yönetimde etkili midir?

Yanıt: Evet! Yönetim, Yargı, Yasama tamamen onların kontrolü altındadır!

Soru: Polis ve güvenlik güçleri 2006 yılında emirleri din ulemasından ve tarikat şeyhlerinden mi almaktadırlar?

Yanıt: Evet! Polis kolejlerinin çoğu ve güvenlik güçlerinin bir kısmı bu tarikatların ve cemaatlerin kontrolündedir!

Soru: Laik Cumhuriyet değiştirilemez bir kural değil midir?

Yanıt: Evet, Türkiye’de hem Cumhuriyet, hem de laiklik değiştirilemez.

Soru: Türkiye’yi yönetenler bu durumu tartışmaya açmışlar mıdır?

Yanıt: Evet! Geçmişte yaptıkları veya yeni yaptıkları konuşmalarda rejimi değiştireceklerinden bahsetmişlerdir!

Soru: Cumhurbaşkanı, Kuvvet Komutanları, Genelkurmay başkanı irtica ve şeriat ülkesi tehtidinden bahsetmekte midirler?

Yanıt: Evet! Tüm halk bu tehtidin bilincindedir.

Soru: Anayasanın birinci maddesi tehlikede midir?

Yanıt: Evet, ciddi boyutta tehlikededir!

Soru: Bunu kim koruyacaktır?

Yanıt: Hiç kimse! Böyle bir mekanizma yoktur! Bu Anayasayı ve birinci maddeyi koruyacak bir mekanizma olsa zaten bu kişiler devleti yönetir hale gelemezlerdi!

Soru: Ama efendim nerde Kemalist Derin Devlet!

Yanıt: Şeytan aldı götürdü! Satamadan getirdi!

Soru: Moralimi bozmayın lütfen, yani bizim bir derin devletimiz yok mu?

Yanıt: Tam üstüne bastınız, ne Kemalist ne de Kemalist olmayan bir derin devletiniz yok. Sizin derin devlet sandığınız şey yabancı derin devletlerin Türkiye’deki uzantıları ve çıkar ilişkileri içindeki BARON Çeteleri ve MAFYA.

Soru: Ama siz moralimi bozmakta ısrar ediyorsunuz! Yoksa siz provakatör müsünüz?

Yanıt: Yok canım, henüz Anayasanın birinci maddesinin nasıl korunacağından bahsediyoruz.

Soru: Yoksa siz Derin Dünya Devletinin bir adamı mısınız?

Yanıt: Sadece kahvehane-tavla sohbeti yapıyoruz, siz sormaya devam edin!

Soru: Peki o zaman Cumhuriyeti ve laikliği, yani değiştirilemez maddeleri koruyabilecek bir sigorta yoktur!

Yanıt: Evet!

Soru: Anayasanın birinci maddesinin, yani Cumhuriyetin, korunması 10 üzerinden kaç alır!

Yanıt: Koskocaman bir kuyruklu SIFIR!

Soru: Aman Tanrım, anksiyetimi azdırdınız!

Yanıt: Gelelim ikinci maddeye!

Soru: Yani şu mu: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Yanıt: Evet O!

Soru: Burda da mı sorun var?

Yanıt: Evet!

Soru: Atatürk Milliyetçiliği tehtid altında mıdır?

Yanıt: Evet! Bunu hem Türkiye’yi yönetenler, hem de Avrupa Birliği, Amerika dayatmaktadır. Kemalizm en büyük sorun olarak görülmekte, Atatürkçü derneklere bile garip müdahaleler sürmektedir.

Soru: Demokrasi tehdit altında mıdır?

Yanıt: Evet! Demokrasi sadece Mafyokrasiye dönüşmüş durumda, uydurma demokrasi projeleri ve sivil örümceğin ağıyla Türk demokrasisi tuzağa düşürülmek istenmektedir! Demokrasi halkın iradesi olmaktan ziyade parayla satın alınabilen ve manupüle edilebilen bir meta haline dönüşmüştür. Bugün Türkiye’de Demokrasi yabancı gizli servislerin ve derin devletlerin kontrolü ve manüpülasyonu altındadır.

Soru: Laikliğin tehdit altında olduğuna karar vermiştik!

Yanıt: Bundan zerre kadar kuşkunuz olmasın! Laikliği yok etmeğe yemin etmiş insanların oluşturduğu (Birlik Vakfı vb. gibi) kişilerin oluşturduğu bir yönetim Türkiye’yi yönetmektedir.

Soru: Sosyal Hukuk devleti kalmış mıdır?

Yanıt: Şaka ediyorsunuz herhalde! Tüpraşı İsrail istihbaratına veya derin devletine, Türk Telekomu İngiliz istihbaratına ve derin devletine, Bankalarınızı ise muhtelif boyutlardaki yabancı derin devletlere satmışsınız! Tüm stratejik kurumlarınızı satıp yabancı ve düşman Derin Devletlere ulufe gibi dağıtmışssınız! Ekonominiz Amerikan Şirket-Derin Devletinin ve IMF’nin kontrolü altında! Sosyal hukuk devleti ile ilgili her Cumhuriyet devrimi ilkesini yok etmişsiniz, kalır mı bir sosyal devlet! Sosyal Devletin son kırıntıları da yakında Yeni Camii Avlusundaki güvencinlere atılacaktır!

Soru: Peki o zaman Anayasanın ikinci maddesinin korunması ON üzerinden kaç alır?

Yanıt: Koskocaman bir kuyruklu SIFIR!

Soru: O harfe veya rakama Q (kü) demezler mi?

Yanıt: Hayır! Bizim sıfırın kuyruğu daha uzundur, eşşek kuyruğu!

Soru: Tamam buldum! Siz provakatörsünüz, anksiyetemi azdırıyorsunuz!

Yanıt: Hayır canım, ne ilgisi var, şurda kahvehane-maç sohbeti yapıyoruz. Gelelim Anayasa Madde 3’e.

Soru: Yani şu mu: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.

Yanıt: Büyük Ortadoğu Projesi diye bir şey duydunuz mu?

Soru: Ama soruları ben sormuyor muydum?

Yanıt: Siz cevap verin! Büyük Ortadoğu Projesi nedir?

Soru: Bilemiyorum, yeni bir sulama kanalı projesi midir?

Yanıt: Hayır! Yıkama- yağlama-sulama kısmı doğru da! Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) bir Büyük İsrail projesidir!

Soru: Yani İsrail daha da mı büyüyecek?

Yanıt: Hayır toprak olarak büyümesi gerekmeyecek! Ama kontrolü artacak. BOP müslüman nüfuslar içindeki bir işgal projesidir! Amerika ve İsrail tarafından planlanmıştır!

Soru: Nereyi işgal edecekler?

Yanıt: İçlerinde Türkiye’nin de bulunduğu 22 ülkeyi parçalayacaklar!

Soru: Yapmayın canım! Siz provakatör bir paranoyaksınız! Elinizde kanıt var mı?

Yanıt: Vampirezza Rice’ın başlattığı ve Ralph Peters’ın yayınladığı haritalar Doğu’da Türkiye’yi parçalayıp bir özgür Kürdistan yaratmayı hedeflemektedir. ABD de bu haritayı ve projeyi desteklemektedir!

Soru: Vay anasına! Peki bu BOP projesini başka kim desteklemektedir?

Yanıt: Bizzat Türkiye’yi yönetenler, kendilerini BOP’un eşbaşkanı ilan etmişler ve Diyarbakır merkezli bir BOP’un gerçekleşmesi gerektiğini savunmuşlardır!

Soru: Peki hem Anayasada ülke bölünemez bir bütün deyip, hem de nasıl ülkeyi yönetenler, ülkeyi parçalayacak bir projeye ortak olurlar? Bu çelişki, şizofreni ve ambivalans değil midir?

Yanıt: Evet! Ama artık yeni bir çağa girdik! Bu yeni çağda delilik ve çelişki serbesttir!

Soru: Ne çağıdır O?

Yanıt: Postmodern delilik çağı! İngilizce ismi ile ‘The New Era of Postmodern Delirium’. Bunu George Walker Chimp Bush başlatmıştır. Bizimkiler de onu takip etmişlerdir.

Soru: Yani Bölünmez Bütünlük tehdit altında mıdır?

Yanıt: Hem de sapına kadar tehtid altındadır!

Soru: Peki, benim kafam çok karıştı!

Yanıt: Kafaların hepsi karışıktır! Ülke bölünmez deyip, ülkeyi bölen projelere Türk devleti ortak ise, bu nasıl anayasayı korumaktır!

Soru: Peki, bu durumda Anayasanın üçüncü maddesi ON üzerinden kaç alır!

Yanıt: Kuyruklu bir SIFIR! Bu sefer çift eşşek kuyruklu!

Soru: Bir dakika, Kemalist Derin Devlet nerdedir?

Yanıt: Öyle bir Derin Devlet olmadığı gibi, Kemalist hiç bir şey yakında kalmayacaktır! Tüm Atatürkçü Düşünce Sistemi yok edilmek üzeredir!

Soru: Peki bu Anayasanın bir sigortası falan yok mudur?

Yanıt: Hayır! Hiç bir sigortası yoktur! Anayasa Mahkemesi ağzını çalkalayıp tüm bu projeleri yutmaktadır. Danıştay, Yargıtay ve diğer yüksek Hukuk Kurumları da öyle!

Soru: Yargı işgal altında mıdır?

Yanıt: Evet! Bağımsız yargı diye bir şey kalmamıştır ki! Hakimlerin ve savcıların çoğunluğu hükümetin memuru olmuşlardır!

Soru: Siz bir düşünce suçlususunuz! Ne biçim şeyler düşünüyorsunuz! Devletimiz ve büyüklerimiz herşeyi daha iyi bilir!

Yanıt: Hayır! Kimse hiçbirşeyi daha iyi bilmiyor! Ülke paramparça olduğu zaman ve bir içsavaşa girdiğimiz zaman hiç kimsenin birşey bilmemiş olduğunu göreceksiniz.

Soru: İnsafsız bir provakatörsünüz canım! Anayasadaki ilk üç maddeye de kuyruklu SIFIR verdiniz!

Yanıt: Devam edelim isterseniz öteki maddelere!

Soru: Hayır! Aman, hayır! Sizle konuştukça anksiyetem ve depresyonum artıyor. Öteki maddelere devam edersek siz eksilere ineceksiniz.

Yanıt: Daha yeni başladık! Tonlarca şey var konuşamadığımız!

Soru: Eğer dedikleriniz doğru ise, Ordu neden bu Anayasayı korumamaktadır?

Yanıt: Gizli ikili anlaşmalar gereği ordu Nato’dan izin almadan Türk Anayasasını koruyamaz!

Soru: Ama devletin ve Anayasanın hiç sigortası yok mudur?

Yanıt: Hayır yoktur! Sil baştan bir ulusalcı ve Türkçü bir TÜRK DERİN DEVLETİ inşaa edilmek zorundadır.

Soru: Peki bu Anayasa Nasıl Kurtulur?

Yanıt: Asiye Nasıl Kurtulur?

Soru: Anayasa’nın ırzına mı geçilmiştir?

Yanıt: Sadece ırzına geçilse iyi! Her maddesi ritüel cinsel tacize uğramıştır.

Soru: Ama canım suç işliyorsunuz! Anayasaya hakaret ediyorsunuz!

Yanıt: Yok canım! Lütuf buyurduğunuz gibi ben Derin Dünya Devletinin paranoyak bir provakatörüyüm!

Soru: Siz delisiniz!?

Yanıt: Evet! Postmodern Delilik Çağında yaşıyoruz. Herkes deli: Amerikan Başkanları, Başkanlar, Başbakanlar, Bakanlar…. ben niye deli olmayayım.

Soru: Peki bu Anayasa nasıl kurtulur!

Yanıt: Asiye nasıl kurtulursa!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir