Atatürk’ün Heykelini Kullanarak Baskı Kurmak İsteyen Kim?

Giyom Tell oğluyla pazara giderken kralın heykelinin karşısında sakız çiğneseydi ona ne ceza verirlerdi? Ama, o bir heykel değildi… Bir şapkaydı. Bu heykel, o şapka… Arada çok fark var. Üstelik o hikaye 13.Yüzyılda, bu olay 21. Yüzyılda

Heykel ve kral….

Nasıldı o efsane?

Giyom Tell, oğluyla pazara giderken, kralın köy meydanına konmuş heykeline selam vermeden geçtiği için yakalanır ve oğlunun başına konan elmayı okla vurması söylenir, bunu reddederse ikisi de öldürülecektir.

Heykele selam vermemenin cezası ölümdür çünkü…

Böyle miydi?

Yok, böyle değildi galiba.

Heykele selam vermek biraz anlamsız.

Hayır, şöyleydi sanırım.

Giyom Tell, oğluyla pazara giderken köy meydanındaki direğe asılmış olan kralın şapkasına selam vermediği için yakalanır.

Evet, heykel değil şapka…

Şapkaya karşı saygısızlıktan cezalandırılmıştı.

Çünkü şapka kralı temsil ediyordu.

Çocukken bize bu efsaneyi okuttuklarında “baskının” kötülüğünü ve ne kadar saçmalaşabileceğini anlatmışlardı.

Bir şapkaya selam vermek.

Eğer, Giyom Tell bir heykele selam vermek zorunda bırakılmış olsaydı herhalde bunu saçma ve baskıcı bulmazdık.

Neden?

Çünkü heykel bir şapka değildir.

Heykele saygı göstermek gerekir ama şapkaya saygı göstermek gerekmez.

Şapkaya selam vermek, heykele selam vermek gibi değildir, öyle değil mi?

Şapkaya saygı göstermek bir “baskının ve terörün” işaretidir ama heykele saygı göstermek öyle değildir.

Yoksa yanılıyor muyum?

Giyom Tell, heykele selam vermediği için cezalandırılsa bunu saçma bulur muyduk? Ama bunu “anlamsız” bulsak, heykelin karşısında çiklet çiğnediği için tutuklanan adamın hikayesini de anlamsız bulurduk.

Ama bulmadık.

Adam, heykele saygısızlıktan tutuklandı.

Üstelik Giyom Tell gibi 13. Yüzyılda değil, daha geçen hafta.

Kralın şapkası, İsviçre halkını baskı altında tutarak yönetmek isteyen kralı temsil ediyordu.

Peki, Atatürk’ün heykeli kimi temsil ediyordu?

Kralın şapkası, yaşayan ve baskıyla yönetmek isteyen birinin simgesi.

Atatürk’ün heykeli artık yaşamayan birine ait.

Baskıyla yönetmek isteyen artık yaşamayan biri olamaz.

Kim öyleyse? Atatürk’ün heykelini kullanarak baskı kurmak ve ülkeyi yönetmek isteyen kim?

Bunlar hep bir yönetimin simgesidir, değil mi?

Şapka, kralın simgesi…

Atatürk’ün heykeli kimin simgesi…

Heykelin karşısında sakız çiğnediği için bir adamı cezalandıran kim?

Neden böyle bir baskı kurmak istiyor?

Şapkaya selam verin…

Heykelin karşısında sakız çiğnemeyin…

Bu emirler birbirine benziyor mu?

Yoksa bu benim yanılgım mı?

Heykel ve şapka farklı mı?

Giyom Tell oğluyla pazara giderken kralın heykelinin karşısında sakız çiğneseydi ona ne ceza verirlerdi?

Ama, o bir heykel değildi…

Bir şapkaydı.

Bu heykel, o şapka…

Arada çok fark var.

Üstelik o hikaye 13.Yüzyılda, bu olay 21. Yüzyılda.

Şapkanın karşısında sakız çiğnemeyin…

Heykele selam verin.

Yok, karıştırdım.

Şapkaya selam verin, heykelin karşısında sakız çiğnemeyin.

Ben karıştırıyorum.

Bu iki olayın birbiriyle benzerliği yok.

Ne benzerliği olacak.

Biri heykel, biri şapka….

Öyle değil mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir