ATİLLA YAYLA VE YÖK ZİHNİYETİ

Yeniçeri ocağının dejenere olduğu dönemlerde, her fırsatta kazan kaldırırdı başıbozuk askerler. Başkaldırılar o kadar alışkanlık haline gelmişti ki, bazen “hoşafın yağı kesildi” diye isyan çıkarırlardı.

Son zamanlarda YÖK de her fırsatta birilerine çatıyor, kazan kaldırıyor. Nitekim Milli Eğitim Şurası’nın aldığı kararları uygulatmayacaklarını açıkladı sayın YÖK başkanı. Üstelik ülkenin geleceği açısından son derece önemli olan şuraya kendileri katılmadılar. Katılmama gerekçeleri de ilginç: “Biz bu kararların alınacağını biliyorduk”. Anlaşılan YÖK üyeleri son derece ileri görüşlüler!

Şura konusunda bu kadar hassas davranan YÖK, Prof. Atilla Yayla olayında da çok hızlı davrandı. Ama fikrini açıklayan bir bilim adamına destek çıkmak yerine, onu kürsüsünden alaşağı etmek suretiyle tepki verdi. İnanılır gibi değil. Bırakın sokaktaki vatandaşı, bilimle, araştırmayla uğraşan insanlar korkusuzca konuşup yazamayacaklarsa o ülke nasıl kalkınabilir?

Yakın tarihimizde benzer olayları hep yaşadık. Bilim adamlarını kıyıma uğratan 1402 vb. uygulamalar bu memlekete ne kazandırdı? Bir bilim adamı kolay mı yetişiyor? Bu tür uygulamalar yüzünden memleketten kaçırtıp küstürdüğümüz nice değerleri başka ülkelere kaptırmadık mı? Mesela Prof. Fuat Sezgin bugün Almanya’nın en ciddi araştırma kurumlarından birinin başında. Prof. Gazi Yaşargil yine aynı şekilde dünya çapında bir beyin cerrahı olarak yıllarca İsviçre halkına hizmet etmek zorunda kaldı. Prof. Sadık Kakaç da bizden küsüp araştırmalarını ABD’de sürdürdü. Ve sonuçta Türkiye’ye değil, onlara hizmet etti. İşte beyin göçü böyle oluyor. Bizim kıt kanaat yetiştirdiğimiz değerler başka ülkeleri tercih etmek zorunda kalıyorlar. Bir zamanlar Osmanlı’nın uyguladığı sistemi şimdi başkaları yürütüyor. Fatih Sultan Mehmet, ününü duyduğu matematikçi ve astronom Ali Kuşcu’yu ülkesine davet etmişti. İstanbul’un girişinde büyük bir üst düzey heyet tarafından karşılanan Ali Kuşcu’ya 200 altın da maaş bağlandı. Ve Fatih medreseleri böyle değerler sayesinde ünlü alimler yetiştirmeye başlayacaktı.

El insaf diyorum YÖK zihniyetine. İleride hayırla yad edilmek istiyorsanız, lütfen bu memlekete yazık etmeyin. Bu milletin parasıyla yetişen bilim adamlarını küstürmeye hakkınız yok.

Sokrates’ın meşhur savunması binlerce yıldır dilden dile dolaşır. Ama nice Nemrut’lar, Firavun’lar geldi geçti. Onlara saygı ve sevgi besleyen tek kişi var mı şu yeryüzünde?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir