BAGIMLIMISIN YOKSA BAĞLANTIDAMISIN

İnternet’te günde kaç saat zaman geçiriyorsunuz..Zamanınızın üçte birini alıyorsa tehlikeli bir bölgedesiniz. Bu bölgede olanlar aslında internette bağlantılı olarak değil. İnternet bağımlısı olarak adlandırılıyor.

İnternet teknolojisi Türkiye’ye doksanların ortasında geldiğinde ben ‘BBS’ teknolojisini bırakmış ve yeni intenet teknoloji ile rahatça dolaşan birisi olmuştum.O dönemde kuruluşunda yer aldıgım bir ISP şirketinde tüm vaktim internet’te araştırmalar yapmakla geçiyordu. Sabah başladıgım internet sevdam gece yarılarına kadar uzanmaya başlayınca kendimi bağımlı olmaya dogru giden bir yolda oldugumu anladım. Doksanlı yılların ortasında başlayan bu tehlike şu an için adı konulmuş tehlikeli bir hastalık olarak karşımıza çıktı. Adı internet bağımlısı anlamına gelen Netkolizm.

NEDİR BU NETKOLİZM ?

Yapılan araştırmalar sonucunda internet kullanımının Türkiye’de son 5 yılda yüzde 700 oranında arttığı ortaya çıktı. Araştırmalara göre, Türkiye’deki kullanıcılardan yüzde 40’i kendini bagımlı olarak görüyor. Eğer bir gününüzü bile maillerinize ve, web sitelerine bakmadan, MSN’de sanal arkadaşlarınızla sohbet etmeden geçiremiyor.Üyesi oldugunuz e-gruptan ve online topluluktan kopma endiseşi de taşıyorsunuz siz çağımızın hastalıklarından biri olan Internet bagımlığına yakalanmış durumdasınız. Interneti bilinçsizce kullanan ya da kötü niyetine alet eden kişilerin durumunu ‘hastalık’ olarak niteleyen uzmanlar, “Internet bagımlılığı uyusturucu bagımlılıgından daha tehlikeli” diye belirtiyorlar.Ekran karşısında geçirilen zamanla ters orantılı olarak mutluluk azalıyor, kişi içine kapanıyor. Yurtdışında özellikle Kore ve Çin’de internet ve video oyunlarının bagımlılıgını tedavi etmeye yönelik merkezler bulunmakta.Bu merkezlerde çocukların sosyal hayata tekrar uyumlulugu için çeşitli kamp çalışmaları yapılarak tedavi edilmeye çalışılınıyor.ABD’de internet kullanıcılarının 10’da 6’sının alkolizm ve uyuşturucu bagımlılığı kadar yıkıcı derecede internet bagımlısı haline geldikleri günümüzde felaketin boyutu daha da ortaya çıkıyor.

ÇARE NE ?

Bilgisayarlaşmanın ve Internet başında geçirilen saatlerin giderek artması da psikolojik bir takım sıkıntıları beraberinde getiriyor. Bu durumdan kaçmak içinde çözüm, modeli bilgisayarı pencereden aşagıya atmak degil. Internet’i eglenceli bir oyuncak yerine onu iletişim aracı olarak görmek en güzeli.Aşırı bilgi yüklemesini de ayri bir sanal durum olarak tanımlayan uzmanlara göre, Web’de hastalık derecesinde sörf yapmak ve degişik alanlarda çılgınca veritabanı oluşturmak bir çok Internet kullanıcısında görülmüş hastalıklar. Bu hastalıkların başında “siberseksüel bagımlılık ile birlikte gelen “siber ilişki bagimlılıgı” geliyor. Bu aşamaya gelmesi için kişide derin psikolojik sorunlar olmasına gerek yok. En büyük belirti, kişinin siber ahbaplarının, gerçek hayattan arkadaşların ve ailenin yerini alması. Bu bagımlıga yakalananlar sanal dostlarıyla online sohbet etmeyi, sevgilileriyle sinemaya gitmeye tercih ediyorlar. Genellikle bu sürecin sonunda boşanmalar, aile içi sorunlar ve arkadaşlardan uzaklaşmalar geliyor. Türkiye’de bu konuda ciddi bir araştırma yapılmadıgı için felaketin tüm boyutlarını daha ortaya koyabilinmiş değil. Bu durumda daha çok 15-35 yaş arasındaki kişilerde ortaya çıktıgı için ülke ekonomisinin gelişminde’de bir tehdit olarak algılanabilmekte. Çünkü insanlar en verimi çağlarında sadece sanal bir dünyanın esiri olmakta ve kendileri bilgi üretmektense var olan ve size sunulan bilgilerin içinde bilinçsizce dolaşıp duran bir hale gelmekteler. Atalarımızın dediği gibi her şeyin çogu değil azı yararlıdır ilkesi ile bir orantı içinde internet’e yaklaşırsak zararını değil her zaman yararını görürüz.İnternetsiz kalmayın ama arada sırada camınızı açıp dışarıdaki gerçek hayatı’da yaşayın.Çocuklarımızı ödül olarak aldıgımız bilgisayarlarla dış dünyadan koparmamalıyız. Çocuk hayatı odada degil, sokakta tanımalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir