Başbakan Erdoğan’a “süreç suikastı”

Başbakan Erdoğan’a “süreç suikastı”

“Başbakan Erdoğan”a yönelik suikast sessiz ve derinden “belirli bir süreci takip ederek devam ettiriliyor”

Bu suikastteki baş rol oyuncusu sizce hangi dış güç dersiniz?…

Erdoğan gizli bir suikaste maruz kaldı da onun için mi rahatsızlandı. Yoksa gerçekten kan şekeri düştüğü için mi hastalandı. ?

Konu Türkiye olunca insanın aklına her türlü ihtimal geliyor.

Ama şunu da unutmamak gerek. Her işe kendi koşturan bir lider, Müsteşar – Başbakan ünvanı ile çalışır.

Parti açısından baktığımızda Genel Sekreter – Başkan sıfatı ile…

Her işe kendisi koşmak isterse bedeni bir gün dur der bu yoğunluğa… İyi planlanmamış işler birden bire ülkenin – devletin en önemli koltuğunda oturan kişiye Dış güç olarak o zaman “Suikast silahı / suikast aracı” haline dönüşüverir.

Tabi konu Türkiye olunca insanın aklına başka ihtimaller de gelmiyor değil.

Abdülhamid Han diye maruf Osmanlı Sultanına günde 10 -15 kadar suikast ihbarı gelir, hepsinde de “size suikast düzenlemek üzere fırsat kollayanlar var devletlüm” tarzında ifadeler yer alırmış. (Bunu Murat Bardakçı Hürriyet gazetesindeki yazısında 2. Abdülhamit’in oğlunu şahit göstererek yazdı)

Düşünsenize en yakınlarınızın size her gün bu ve benzeri bilgiler ile geldiğini.

Hoş Abdülhamit’e düzenlenen en dikkat çekici, ses getirici suikastte 50 kg’ya yakın dinamit kullanılmıştı. Bu suikasti de millet-i sadıka olarak nitelendirilen ahaliye mensup ama bu tanıma uymayan Ermeni asıllı kişiler yapmıştı.

Kanuni Sultan Süleyman da damadını, kızının biricik kocacağızını “Sen misin sarayıma yakın saray inşa eden” diyerek hal eylemiş yağlı ilmiği boynuna geçirtivermişti… Bir gün gelir kendisine suikast eyler, tacı tahtı elinden alır diye… Hani Ali Desidero kabilinden “Tedbir cihetinden yani”

Kıbrıs’ta kör bir kurşunun Genelkurmay Başkanımıza isabet etmesi istenmişti. Olayı hatırladınız mı?

Eşref Bitlis Paşa olayı da yine bir başka suikast ve komplo teorisyenleri için önemli bir doktora çalışması…

Türkiye’de 45 yılın mahsulü generaller kolay yetişmiyor. Eşref Bitlis Paşa gibi… Dile kolay 45 yıl.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a silahlı suikast girişimi naklen yayın ve reyting uğruna menfur saldırılının sürekli gösterilerek pornografize edilmesi nedeni ile konunun gerçekliğini pek algılayamadık.

Hele televizyonlardaki aksiyon sahneleri, 5 boyut, mavi rüya gibi diziler asıl ile kurguyu iyice karıştırmamıza neden oldu. Bu nedenle can bedenden çıkmayınca ateş cananı yakmayınca neler olduğunu pek idrak edemiyoruz.

Bizde lidere yakın olmak, onun gözüne girebilmek, her dem ve her daim liderin yanında olmaktan geçiyor.

Hele siyasette bir yere gelmek isteyenlerin en merkezde yer alabilmek için yaptıklarına bir baksanız… İnsanlar bu rekabette bir birlerini parçalamaktan hiç ama hiç geri durmuyorlar. Müthiş bir vahşet ile… Uğruna her şeyi göze aldıkları makam, ve bu ünvana sahip kişiler ellerinden gidince, tiyatro sahnesi yeni kuklalar ile tekrar başlıyor. Ama onlar hep orada.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir