Başbakan’a X atmışlar

New York ve Washington’da yaptığım temaslarda üç ana konuyu net olarak gördüm; bunlar hayli sevimsiz olsa da kamuoyu ve hükümet tarafından bilinmek zorunda:

1- Amerika, İran ile mutlaka hesaplaşmak niyetinde ve gerekirse nükleer güç kullanmaktan kaçınmayacak.

2- Amerikalılar, AKP hükümetinden ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan’dan umutlarını tamamen kaybetmiş durumda.

3- Hükümet ve Başbakan hakkında iyi şeyler düşünmeyen bu çevreler Türkiye hakkında hala daha güzel şeyler söylüyor ve stratejik ortak olarak Türkiye’den hala daha umutları var.

AMERİKAN YÖNETİMİ DIŞI

Edindiğim bu izlenimlerin ne anlama geldiğini biraz daha açmam gerekiyor. İlk önce aslında birbirlerine bağlı olan ikinci ve üçüncü madddenin birlikte ele alındığında ne gibi sonuçlara varabileceğini düşünelim. Hemen yöntem üzerine bir açıklama yapmalıyım; Amerika hakkında yazılan haberlerde, yorumlarda genellikle ’Amerikan yönetimi’ diye genel bir laf kaynak gösterme amaçlı olarak kullanılır. Oysa bu fazla anlamı olan bir laf değildir. Çünkü ’Amerikan yönetimi’ diye tek bir (monolitik) yapı yoktur, ayrıca yönetim dışında kalıp da hayli etkili olabilen bazı gruplar da vardır, bu Bush döneminde daha da geçerli olan bir durumdur. Benim konuştuğum çevreler ise daha çok bu grup içinde yer alan, bölgemizi ve Türkiye’yi çok iyi tanıyan, yıllardır bölgemizde operasyon yapmak için hazırlanan gruptan insanlardır. Yani bu insanlar Beyaz Saray kaynağı olmasalar da hayli etkili ve güçlü çevrelerdir, görüşleri değerlendirirken bu gerçeğin de dikkate alınması gerekmektedir.

ERDOĞAN’A X KOYMUŞLAR

Bu çevreler Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsederlerken sanki o çoktan tarih olmuş gibi di’li geçmiş kullanıyorlar. Sanki Başbakan’ın ismini bir kağıdın üzerine yazıp, isminin karşısına bir X koymuş gibiler. İlk başlarda Erdoğan hükümetini ’ılımlı İslam’ modeli olarak denemeye istekli olan çevrelerin bu duruma nasıl geldiklerini tekrar anlatmaya gerek yok, çünkü onların bu değişimi kamuoyunun gözü önünde yaşandı. Irak tezkeresinde olanlar ve Hamas liderinin Türkiye ziyareti grupta yaşanan değişimin ana dönüm noktalarıdır.

Şimdi de birinci tespitimize geçmemiz gerekiyor. Amerika İran ile mutlaka hesaplaşacak ve savaş planları çoktan yapılmaya başlandı bile. Amerika’da birçok yazar ve

en son olarak Seymour Hersh, Newyorker dergisinde bu savaş planının ana hatlarını yazdılar

. (Netpano.com sayfasında bu yazının orjianalini bulabilirsiniz ) Florida’daki U.S Central Command Headquarters’ta, Virginia’daki Joint Warfare Analysis Center’da ve Nebraska’daki U.S Strategic Command Merkezi’nde son şekli verilmekte olan İran ile savaş senaryosunun ortak noktası, hepsinde de bu savaşta Türkiye’nin Amerika’nın yanında yer alacağı varsayımının yapılmasıdır.

GERÇEKLERİ YAZIYORUM

Beyaz Saray’ı etkileme gücü hayli yüksek olan bahsettiğim gruplar Erdoğan hükümetinin İran’a karşı savaşta ABD’nin yanında yer alacağından fazla umutlu değil. Peki buna rağmen bütün planlarda neden Türkiye’nin ABD’nin yanında aktif olarak yer alacağı varsayımı yapılıyor? Bunu bilemem ama sadece tahmin yürütebilirim. Bu tür konularda tahmin yürütmek ise şu anda benim işim değil, ben sadece gerçekleri ortaya koyup tartışılmasını istiyorum o kadar… Ortaya koyduğum gerçekler sonunda bir sonuca varıyorsanız eğer, buna kimse yanlış diyemez doğru da diyemez ama şu anda tek net görünen fazla hoş şeylerin olmayacağıdır.

Bir de şu var: Amerika bu savaşta gerektiğinde nükleer silah kullanmayı da planlıyor. Artık İran da nükleer güç olduğuna göre Bush’un pek beklediği kıyamet senaryosu bu olmasın yoksa.

Serdar Turgut

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir