Başörtü ve Fotoğraf

Geçen gün bir kurmay subayla görüştüm, dertleştik. Bu arada, ablam – annem gibi değer verdiğim şu an 70`lerinde olan annesinden söz ettik.

Bir fotoğraf gösterdi bana; -Kim bu, tanıyacak mısınız bakın bakalım, dedi.
Baktım, baktım, tanıyamadım. -Annem, dedi. Sonra hikayeyi anlattı.
-Sağlık karnesi çıkaracaktık. Hastanede başörtülü fotoğrafını kabul etmediler. 70 yaşındaki kadına şimdi başörtüsüz fotoğraf mı çektireceğim. Ona nasıl, “Anne başörtünü çıkar da öyle fotoğraf çektirelim” derim, dedim, anlatamadım, bunun üzerine fotoşop yaptırdım. Böyle garip bir fotoğraf çıktı ortaya…

İçim ezildi.

Geçenlerde Harp Akademilerine başvuru yönetmeliği yeniden düzenlendi. Genelkurmay, başvuru dosyasına 12 yaşından büyük çocukların, eşlerin fotoğraflarının da eklenmesini istiyordu.

Bu başörtüsü taraması için bir hazırlıktı.

Memlekete yazık etmeye devam ediyoruz.

Üniversite başvurularında başörtüsü kıyımı için yeni bir hamle yapıldı bu sene.

Fotoşopla saç eklenmesinin önünü kesmek için…

Başvuru merkezlerinde fotoğraf çekim üniteleri oluşturulmuş, öğrencilerin sıcak çekimleri yapılıyor.

Yurtdışından girişlerde pasaport kontrollerinde kameralar görev yapıyordu, güvenlik için…

Şimdi her öğrenci başörtüsü taramasından geçiyor…

“Güvenlik” için!

Utanç verici…

Bir bilim yuvasının kapısından gireceksiniz ve potansiyel şüpheli muamelesine tabi tutulacaksınız.

Giyim kuşam tercihiniz yüzünden…

Acaba mayolu gelen bir kız öğrencinin de giyim kuşamı önemli midir bu zihniyet nezdinde?

Yoksa her iş, baştaki örtüye mi odaklanmıştır?

Bakıyorum, bir ses çıkmıyor kimseden?

Ne iktidardan ne muhalefetten. İktidar alanları paramparça olmuş, kiminde YÖK muktedir, kiminde o, bu, şu…

Özgürlüğe çok düşkün (!) medyadan da tık yok… Bir Orhan Pamuk`u, bir Ermeni konferansını kurtardık ya, bir yıl göz, kulak ve dilimizi devre dışı bırakarak üç maymun rolünde yatıp uzanabiliriz.

Yüzbinlerce öğrenci kamera önünde poz versin, gam değil.

Yüreklerimizin fotoğraflarını çekseydiler bari…

Beyinlerimizin ya da…

Faşizme bu yakışır.

YÖK`ümüz var bizim, bir koca nesle totaliter bir yönetim mantığı modeli olarak yeter de artar bile.

Meclis`te birkaç milletvekili yok mu, bu kayıt merkezleri önüne gelip, “Ne oluyor burada?” diye soracak…

Ayıp oluyor beyler, ayıp!

YÖK`e ayıp, onun bu keyfi uygulamalarına ses çıkarmayanlara ayıp!

AHMET TAŞGETİREN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir