Bayram Sevinçi

Netpano olarak bayramnızı tebrik eder hayırlı geçmesini temenni ederiz. Bayram sevincini doyasıya yaşamak gerek.

Bayram sevinç günü demektir. Topluca kılınan bayram namazları müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliğin güzel bir göstergesidir. Bayramlar müslümanları birbirine yaklaştıran, dargınlıkları ortadan kaldıran, kardeşlik duygularını kuvvetlendiren önemli günlerdir.

Bir fazilet, bereket ve mağfiret iklimini geride bırakarak, bayrama ulaştık.Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından kurtuluş vesilesi olan ramazan ayında yaptığımız ibadetlerin verdiği huzur ve mutluluğun sevincini hep


birlikte yaşıyoruz. Bayram; ramazan boyu yemeden içmeden ve her türlü istek ve arzularından kendilerini alıkoyarak oruç tutan müslümanların, orucun bitimiyle sevince kavuştuğu ve vaat edilen mükafata kavuşmakla manen huzur bulduğu bir gündür.


BAYRAM NAMAZI


Bayram günü sabah namazının vakti girince bir miktar bir şeyler yiyerek sabah namazını camide kılmak üzere çıkmak en iyi olanıdır. Camiye giderken mümkünse çocukları da götürmelidir. Çünkü bayram herkesin bayramıdır. Resulullah (s.a.v) efendimizin bayram namazlarını mescidin dışında musalla denen açık sahada kıldığı ve bu musallaya çocukları ve kadınları da hatta adet ve loğusalık hastalığı gibi dini özrü olanlarında topladığını aktarılır. Bayram; Allah’ı bir, Peygamberi bir, Kitabı bir, aynı kıbleye yönelen, aynı heyecanı taşıyan müslümanların sevinçlerini paylaştığı mukaddes bir gündür. Çok mübarek bir gün olan bayramda, kutsal mekanlar olan camilerde topluca ibadet etmenin şuuruna eren müslümanların arşa yükselen tekbir sesleri, kalplerimizdeki imanın açık bir delili, yan yana gelerek, omuz omuza vererek cemaat halinde kılınan bayram namazları müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliğin en güzel göstergesidir.Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de:


“Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin.” buyurarak bütün Müslümanların kardeş olduğunu bildirmiş, birbiri ile dargın olanlar varsa, bunların aralarının düzeltilmesini diğer müslümanlara görev olarak vermiştir.


DARGINLARI BARIŞTIRIN


Müslümanların birlik ve beraberliği üzerine titreyen Sevgili Peygamberimiz de, din kardeşliğine gölge düşüren davranışlardan sakınmanın gereğine dikkatimizi çekerek şöyle buyurmuştur.:”Bir müslüman’ın din kardeşi ile üç günden fazla dargın durması helal olmaz.” Dargınlığın uzun süre devam etmesinin, çok büyük bir günah olduğunu da şu sözleri ile ifade etmiştir: “Bir kimse müslüman kardeşi ile bir sene küs durursa, onun kanını dökmüş gibi günaha girmiş olur.” Müslümanların arasının açılmasına ve toplumda birlik ruhunun zayıflamasına sebep olan kin, haset ve düşmanlık duygularını kalplerimizden atarak bunların yerine insan sevgisini ve kardeşlik duygularını yerleştirip, dargınlıklara son verdiğimiz takdirde, bayram işte o zaman gayesine ulaşmış olacaktır.


SEVİNÇ GÜNÜ


Bayramlar neşe ve sevinç günleri olduğu unutulmamalıdır. Her toplumun kendisine özgü dini ve milli bayramları vardır. Medinelilerin de cahilliye döneminden kalma bayramları vardı. İslam’la şereflenmelerinden sonra Peygamberimize bu günlerinden bahsettiklerinde, Efendimiz (s.a.s.) cevaben, “Allah, sizin için o iki sevinç gününden daha hayırlı iki gün vermiştir ki, onlar ramazan ve kurban bayramlarıdır.” buyurmuşlardır. Bayram şimdi kapımızı çalıyor. “Nerde o eski bayramlar” sözlerini bir kenara bırakalım. Eski bayramları getirmek elimizde değil ancak bugünkü bayramları daha güzel hale getirmek ise elimizde. Bu vesileyle bizi ramazanın manevi ikliminden geçirip, bu bayram sabahına ulaştıran Yüce Allah’a hamdolsun. Bu bayram hepimize kutlu ve mübarek olsun.


Baki Günay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir