BAYRAMIN TADI

Bir bayram daha acısıyla tatlısıyla bitiyor bugün.

Bayramın tadı kavurma ette veya baklavada mıdır yoksa güleryüzle açılan bir kapıda mıdır?
Bayramın tadı özlediklerimizle biraraya geldiğinde çıkar.

Bayramın tadı, affedip kucaklamaktadır. Akrabalardan birinin sürprizi ile biraraya getirilen, zorla buluşturulan ve barıştırılan taraflar “senin hatırın olmazsa…” diye başlayan inat cümleleri de kursalar içten içe bu duruma sevindiklerini de hissedersiniz. İçinizden bu durumun devam etmesi için dua edersiniz.
Kimi zaman sevinçten, kavuşmanın verdiği ağır duygusal durumla bir anda salıverilen gözyaşından, ya da yalnızlığın kurşun gibi havası ile birden boşalan gözyaşından neşet bulur bayram. Ama ikisi de bayramdır.

Ancak esas bayramın tadı dostlarla akrabalarla birarada olunduğunda çıkar.
Eski hatıralar yeniden canlanır, defalarca anlatılmış olan olaylar yeniden anlatılır, kiminde kahkahalar yıkar ortayı, kiminde yanaklar ıslanır ama her durumda dimağlarda hoş bir tat bırakır.

Bayramın tadı çocukların kapı kapı gezmesiyle belli eder kendini. Arada sinirli bir yaşlının hışmına uğrayanlar olabilir ama ekseriyet gülümsemeyle karşılar çocukları.

Aramızda olmayanlardan, ahirete gidenlerden veya gurbette olan kişilerden söz edilip hayırla yad edildiklerinde, birlikte yaşanmış eski anılar iç çekilerek anlatıldığında bayramın tadı çıkar.

Bayramda tattıysanız bayramın o güzel tatlarından ömrünüz boyunca eksik olmasın damağınızdan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir