BEN AKILLIYIM, DİYENLER, DİKKAT

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar: Bir


İnsanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?


Doktor: Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz.


Bir kaşık, bir fincan ve bir kova.


Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.


Siz NE yapardınız?


Adam: OOO! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve


Fincandan büyük. !!!


Hayır, der doktor. Normal bir insan küvetin tıpasını çeker



Nobel Ekonomi Ödülü sahibi psikoloji profesörü Daniel Kahneman, insanların çoğunun kendisi için çok iyimser olduğunu, kendini diğerlerine göre daha şanslı, daha zeki sandığına dikkat çekiyor. Kahneman, ”Bu aşırı özgüven pahalıya patlayan bir şey” diye konuştu. İnsanların kusursuz karar veremeyeceklerini, dünyada her zaman belirsizlikler bulunabileceğini ifade eden Kahneman, psikolojik açıdan kararları etkileyen ”iyimserlik önyargısı”, ”kaybetmekten korkmak” ve ”küçük çaplı düşünmek” olarak nitelediği üç ana unsura değindi. Aşırı iyimserlikle cesur tahminlerde bulunmanın, gereğinden fazla özgüvenle hareket etmenin, olasılıkları doğru değerlendirmemenin, kısa vadeli yaklaşımın ve geniş perspektiften bakamamanın yatırımcıları bekleyen tuzaklar olduğunu belirten Kahneman, araştırmaların ortaya koyduğu şu sonuçlara değindi:



  • Bireyler yatırım kararlarını verirken, uzun vadeli bir bakışla ”servetlerini” artırma üzerine değil, kısa vadeli bir bakışla ”kazanç-kayıp” yaklaşımına göre hareket ediyor. Bu durum riskten kaçınmayı ve kısa vadeli kazançlarla yetinmeyi beraberinde getiriyor.

  • Ayrıca, yatırım kararlarını alırken sadece en etkili ve ilk akla gelen etkenleri değil mümkün olabilecek tüm etkenleri dikkate alacak bir perspektife sahip olmak gerekiyor. Kaybetmekten korkmak da en uygun karar almayı engelliyor, ”miyop bakış açısı” ile küçük çaplı düşünmek de karar almayı olumsuz etkiliyor,


Yapılan bir araştırmada, bireylerden belirli bir tarihte borsada endeksin en fazla ne kadar yükselebileceğini tahmin etmeleri isteniyor. Tahminlerinin tutacağından emin olduklarını söyleyen yüzde 90’lık grubun yüzde 20’sinin tahminleri yanlış çıkıyor. Bu durum, sadece borsayla ilgili tahminlerde geçerli değil. Pek çok konuda, bireyler aşırı özgüvenle ve kendilerinden oldukça emin hareket etmelerine rağmen, her an kötü sürprizlerle karşı karşıya kalabilirler.



Ve bir hikâye de İmam’ı Azam Hazretlerinden,


Ders verdiği talebelerine bir gün İmam, şu soruyu soruyor: “Akıl nedir? “


Talebelerin her biri ayrı ayrı cevap veriyorlar.


—Akıl iyiyi kötüden ayırt etmektir…


İmam’ı Azam, hayır diyor…”Sizin tarif ettiğiniz değil akıl..O tarif ettiğinize göre At bunu her zaman yapıyor. Yani sahibinin ahıra geldiği zaman yem mi vereceğini yoksa, yüke mi koşulacağını ya da kızacağını at anlar diyor..”


Talebeleri soruyor, Ya İmam peki Akıl nedir sizce?


İmam şöyle cevap verdi: “Akıl odur ki iki kötünün arasında hangisi daha şerli onu ayırabilmektir. İki iyinin arasında hangisi daha iyi onu ayırabilmektir akıl…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir