BEN DE… BEN DE…

Geçtiğimiz hafta içerisinde İSO’nun 2007 yılı son meclis toplantısı vardı. Meclis üyeleri toplantı öncesi halen faaliyette bulunduğu sektörlerden başka sektörlere yatırım yapacaklarından söz ediyorlardı. Nedeni ise kendi sektörlerinde eskisi kadar cazip olmadığı tabiri caizse eski “havasının “ kalmadığını söylüyorlardı… Bunları konuşurken aklıma ekonomi ve iş dünyasının yakından bildiği me too me too yani ben de ben de kavramı geldi. Yani bu işe herkes giriyor aman biz de girelim, ‘ben de” mantığı… İşte ülkemizde yanlış olan bu…
Bir zamanlar hatırlarsınız ülkemizde döviz büfesi furyası vardı. Hemen hemen her sokakta bir değil birkaç döviz büfesi bulurdunuz. Sayıları 2 bini geçmişti, şimdilerde ise neredeyse can çekişiyor toplam Türkiye’de 500-600’ler civarında… Yine tekstil sektöründe de durum aynı. Gözde sektörler arasındayken şimdilerde sektörde yıllardır bulunanlar bile bir çıkış yolu arıyorlar. Hatırlayacaksınız 2001 yılından itibaren mantar gibi simit sarayları açılmaya başlandı. Bir kısmının adı değişti, simit dünyası ve simitçi oldu ama içeriği yine aynıydı. Bu işten anlayanda girdi anlamayandı. Daha küncünün ne olduğunu bilmeyen aman abi bu işte iyi para var hadi koş dükkân açalım. Örneklerimiz daha bitmedi. Cep telefonu bayiliği, internet cafeler, hatta şehir içi-şehirlerarası telefon kulübeleri, su bayiliği gibi gittikçe çoğaltabiliriz… Patlamış mısır satan dükkanlardan sonra Kumpir satan, şimdilerde ise haşlanmış mısır satan dükkanlar moda Son günlerde ise ülkemizde gündemde olan inşaat sektörü var. Hele hele İstanbul’da biraz birikmiş parası olan hemen inşaat işine girişiyor ya da inşaat malzemeleri satan işyeri açıyor. Peki, bu doğru mu? Önceden bir araştırma yapmak yok mu? İlla ben de… Ben de varım demek doğru mu? İşte bu sorunun cevabını Pazarlama ve Kamuoyu araştırmacıları Derneği Başkanı Ali Danış’tan aldık.
Yani Pazar araştırması yapmadan, daha doğrusu Piyasada ne var ne yok bilmeden işe girilmesi doğru mu değil mi? Danış verdiği cevapta şunları söylüyor: Her işin bir uzmanı vardır, bu her sektör için geçerli. Deneme yanılma, el yordamıyla doğruyu bulmak için artık ne zaman ne kaynak israf etme lüksümüz kalmadı. Rekabette yerel ve global ayrımı yavaş yavaş tarihe karışıyor, giderek herkes aynı Pazar içinde olduğunun farkına varmaya başlıyor. Piyasadaki rekabet ortamında artık bilgiyi uzmanlıkla elde etmek ve sonrasında da doğru kullanmak ayakta kalabilmenin temel koşulu. Bu sebeple araştırma şirketleri uzmanlıklarını müşteri-çözüm odaklı çalışmalarla karşılıyorlar.”
GELECEKTE HANGİ SEKTÖR ÖNDE OLACAK?
Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güzin Erlat, geçen yıl bir konferansta yaptığı konuşmada gelecekteki sektörlere ışık tuttu. Erlat, bugün olduğu gibi gelecekte de bazı meslek ve pozisyonların gözde olması beklediklerini kaydetti. Gelecekte ön plana çıkacak meslekler, gözde sektörlerin de hangileri olacağının bir göstergesi diyen Prof. Dr. Erlat, örneğin geçmişte, gıda sektörü çok fazla teknoloji gerektiren bir sektör olmamasına rağmen, günümüzde tüketicilerin hijyen standartları yüksek ortamlarda üretilmiş sağlıklı ürünleri talep etmeleri bu sektörde ileri teknolojiyi gerekli kılıyor şeklinde konuştu.

Erlat’a göre gelecekte ön plana çıkacak meslekler ve bulundukları sektörler şöyle sıralanıyor,: “Elektronik ve haberleşme mühendisliği, uluslararası hukuk, bilgisayar bilimleri mühendisliği, kod kırıcılar, bilgi mühendisliği, güvenlik hizmetleri, genetik bilimleri mühendisliği, endüstri mühendisliği, biyoteknoloji uzmanlığı, psikoloji, koruyucu hekimlik, sağlık yönetimi, estetik cerrahi, evde bakım hizmetleri, fizik tedavi uzmanlığı, diyetisyenlik, danışmanlık, perakendecilik, gıda ve beslenme mühendisliği, finans uzmanlığı ve yönetimi, gayrimenkul hizmetleri ve yönetimi.”
Sanayileşmenin başlangıcı sayılan 1850 yılında İngiltere’de sadece 431 çeşit meslek olduğu tespit edilebilmişken, aradan geçen 70 yılın ardından 1920’ye gelindiğinde bu sayı 20 bine, günümüzde de 45 bine ulaşmış durumda.
Evet, kısaca el yapıyor benim neyim eksik değil. Tam tersi olmayan nedir? Ya da mevcut olanı nasıl farklı ve daha kullanışlı hale getiririm diye düşünmek lazım. Unutmayalım giderek rekabet daha da hızlanıyor, bu rekabette nasıl ayakta kalırız, nasıl başarılı oluruz onu düşünmek lazım. Bunun yolu da aynı işi yapmak değil belki aynı işi farklı ve en iyi nasıl yaparımı düşünmek lazım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir