Benim Dilim Barış Dili

Güney Kıbrıs’ta 21 Mayıs’ta yapılacak parlamento seçimlerinde, Neşe Yaşın milletvekili olmak için yarışıyor. Yaşın seçilirse, Rum meclisinde bölünmeden sonra Türkçe konuşan ilk vekil olacak

Avrupa Birliğinin baskıları sonucunda Rum kesimindeki Türklere adaylık yolu açılması sonrasında ilk aday Neşe Yaşın oldu. Yaşın Rumlardan seçilecek kadar oy alabilir ise Rum meclisinde milletvekili ve bakan olabiliecek. Ancak cumhurbaşkanlığı için hiç bir Türk’ün seçilme olasılığı yok. Dokuz yıldır Ada’nın güneyinde yaşayan Kıbrıslı Türk Neşe Yaşın, Birleşik Demokratlar Partisi’nden milletvekili adayı olarak Rumların oylarına talip.

KKTC’de yaşarken Güney’de yaşama fikri nereden çıktı?

Bu benim için bir sivil itaatsizlikti. Bu tepkim var olan statükoya karşıydı. Bir Kıbrıslı Türk olarak bu bölünmüşlüğü protesto ederek güneye yerleştim. Bize Kıbrıs olarak sadece adanın Kuzey bölümü gösterildi. Ama benim doğduğum yer güneydeydi. Çocukluğumun geçtiği yerleri unutmam isteniyordu. Bir çok Rum şiirlerim Rumca’ya çevrildiği için beni tanıyordu. Ortada bir kural vardı: Kıbrıslı Türk’sen, senin için uygun olan yer kuzey tarafıdır, ülkenin gerisini unutmalısın. Rum’san güneyde yaşayacaksın. Ben bu kurala karşı çıkmak istedim ve bunları protesto ederek güneye geçtim.

Hem şair hem politikacıyım

Şairlik ve politikayı bir arada nasıl birleştirdiniz?

Ben daha önce de Türkiye’deyken ÖDP’den aday olmuştum ama kazanamamıştım. Politika ile ilgim her zaman devam etti. Bir şair olarak halk ile farklı bir ilişkim var. Bu politikacıların halka kurduğu ilişkiden çok farklı. Biz çatışmalı bir ülkede yaşadığımız için dille çok büyük bir problemimiz var. Çünkü dil de çatışmanın bir parçası olmuş. Sözcükler gerçek anlamlarını yitirerek başka anlamlar yükleniyor. Devamlı karşılıklı bir düşmanlığa gidiyor. Ben bir şair olarak barış dilini ortaya koydum.Bu dil ile politik düşüncelerimi söyledim.

Seçim çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Lefkoşa Üniversitesi’nde Türkoloji dersleri veriyorum. Şiirlerimde birçok Rum sanatçılar tarafından şarkı haline getirildiği için tanınan birisiyim. Politik olarak ise kendimi ana dilimde ifade ediyorum. Ama seçilirsem mecliste Türkçe konuşacağım. Böyle bir hakkım var.Şimdi Rum köylerini ziyaret ederek kendimi anlatıyorum

Annan planı çevresinde Kıbrıs’ta durum nedir?

Bu plan gündeme gelmeden önce Kıbrıslılar hep geçmişe bakıyorlardı. Adeta geçmişin içinde boğuluyorlardı. Planla birlikte geleceğe bakmaya başladılar.Ama sonradan referandumumdan hayır çıkması ile bugünün sorunları ile boğulmaya başladık.

Misyonunuz nedir?

Ben iki toplumun birleşmesini dostluk içinde yaşaması için uğraşıyorum.

Adaylığınız nasıl gündeme geldi?

Benim adaylığım tamamen yurttaşlık temelinde bir adaylık. Yıllardır Rum kesiminde yaşıyorum. Vergimi veriyorum, yani burada bir yurttaşım. Tabii bir Kıbrıslı Türk’üm. Kıbrıs Cumhuriyeti benim vizyonum değil. Yani ben birleşik, federal bir Kıbrıs istiyorum. Bu düşüncelerimi bilen partım bana seçime katılmam için teklifte bulununca kabul ettim.

İki tarafı birleştirmek bir hayal mi?

Şu anda Rumların genelinde bir değişim görülmüyor. Rumlarda katı bir hayırcı tutum egemen. Önümüzdeki seçimlerde de öyle bir değişim beklentisi maalesef şu an için yok. Sadece benim partim Birleşik Ada’nın yeniden birleştirilmesini öngören Annan planı için yapılan referandumda ‘Evet’ kampanyası yürütmüştü.

Asimile olmayacağım

Partinizin oy oranı nedir?

Diğer üç partiye nazaran bizim partinin oy oranı epey düşük. Şu an Rum meclisinde 1 milletvekilimiz var.

Güneyde 2 bin Türk yaşıyor. Onların size bir desteği söz konusu mu ?

İki bin Türk’ün yüzde sekseni çingenelerden oluşuyor. Çingenelere İngilizler iki toplumdan birisini seçmeleri konusunda baskı yapmıştı. Onlar da Kıbrıslı Türkleri seçmişler. Daha sonra ekonomik problemlerden dolayı güneye geçmeye başladılar. Yani onların bana çok fazla bir katkıları olmaz. Ben onların ayrı bir kimlikle örgütlenmesinden yanayım. Ben oyumu daha çok Rumlardan alacağım. Asimile olmayacağım. Rum meclisinde Türkçe konuşma hakkım var. Çünkü Adada üç resmi dil var. Türkçe, Rumca ve İngilizce.

Dildeki resmiyet bayraklarda yok.

Evet yok Bizim Kıbrısta bayraklar düşmanlığı simgeler. Benim bayraklar ile çok fazla işim yok. Ben bir şairim kendi dilim var. Var olan dillerin içinde yer almak istemiyorum.

Milletvekilliği adaylığı sonrasında nelerin farkına vardınız?

Güneyden aday olmama rağmen en fazla ilgiyi Kuzey’de yaşayıp Rumların yanında çalışan Türklerden gördüm. Katıldığım birçok programa sorular sorup emekli ve çalışma durumları hakkında bilgi istiyorlar. Sanki milletvekili olmuşum gibi benden hemen çözüm istiyorlar. Anladım ki problemler çok fazla

Partinize şans tanıdığınız için mi aday oldunuz?

Benim için seçilmek çok önemli değil. Ben Kıbrıs’ın güneyindeki bazı insanlara destek vermek için aday oldum. Aday olduğum parti entelektüellerin çevresinde toplandığı cesur insanlardan oluşuyor. İki tarafın birleşmesini isteyen bir parti bizim partimiz. Ben bu partiye destek olmak amacı ile seçimlere girdim.

Federal Kıbrıs istiyorum

Sizce birleşme ne zaman olacak?

Benim anladığım birleşme devletlerin ve ekonominin birleşmesinden ziyade insanların birleşmesidir. Önceliğim budur. Birleşme için çeşitli formüller olabilir ama asıl olan insandır. Kıbrıs askersizleştirilmeli, ekonomik kaynaklar insanların mutluluğu için harcanmalı.

EOKA, Makarios ve Sampson isimleri size neyi çağrıştırıyor?

Bunlar bana milliyetçiliği çağrıştırıyor. Milliyetçilik adamızı mahveden bir düşüncedir. Bu kesimler iki tarafata da var. Bizim amacımız gelecekte de bunları engellemek.

Sizin yaptığınızı yapıp kuzeye giden Rumlar var mı?

Benim bildiğim kuzeyde yaşayan bir Rum var.

Rum meclisinde 24 koltuk Türk milletvekillerine ayrılmış.

Evet, ama benim adaylığımın bu koltuklar ile alakası yok. Ben Rumların koltuğuna adayım.

Milliyetçilik bana uzak

Kuzey tarafına tekrar dönmeyi düşünüyor musunuz?

Şu anda adanın iki tarafında da yaşıyorum. İki yıldır sınırı rahatlıkla geçebiliyoruz.

Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Benim Türk kimliğim çok fazla ön planda değil. Zaten Kıbrıs’ta yaşayanları Rumlar veya Türkler olarak görmüyorum. Barış isteyenler ve istemeyenler olarak görüyorum. Benim safım da orada. Ben safımı etnik kökenime göre belirlemiyorum. Kıbrıslı bir milliyetçi bana Kıbrıslı bir barışseverden daha uzak duruyor. Ben kendimi Türkçe konuşan bir Kıbrıslı olarak görüyorum.

Kıbrıslı olmayı anlatır mısınız?

Ulusal kimliklerin çok problem oluşturduğunu düşünüyorum. Kıbrıslı olmak ulusal bir kimlik değil. Coğrafi kimliğimi etnik kökenimin oluşturmasını istemiyorum. Kaldı ki, bir dönemde insanlara ‘Ya Türk ya da Rum kimliği edinin’ dediler. Ada’da sadece Türkler ve Rumlar yok ki. Ermeniler, Çingeneler, Kuzey Afrika kökenliler, İngilizler var.

Siz aynı zamanda şairsiniz bize şiirlerinizden söz eder misiniz?

Bölünmeye ilişkin şiirler yazdım. Şiirlerim Rumcaya çevrildi.17 yaşındayken yazdığım şiir, iki kesimin de ortak şarkısı oldu: ‘Yurdum ikiye bölünmüş ortasından/ Hangi yarısını sevmeli insan’ adlı şiirim Rum kesiminde ezbere bilinir. Bu, şiir daha sonra Kıbrıs’ın en popüler şarkısı, oldu. Rum kesimine ilk gittiğimde pop yıldızı gibi karşılandım. Bir stadyum dolusu insanın bu şarkıyı ağlayarak söylediğine tanık oldum. Rum kesiminde istediğimi söyleyebiliyorsam, biraz da bu şiirden ötürü oluşmuş kredim sayesindedir.

Pozitif ayrımcılık oldu

Güneyde bir Türk olarak yaşadığım için sıkıntı çekmedim. Aksine pozitif bir ayrımcılık gördüm. İnsanlar bana genelde merak ederek yaklaşıyor. Bir de Kıbrıslılar geçmişte yaşadıkları trajedileri artık yaşamak istemiyo. Kıbrıslı Rumlar referanduma hayır demelerine karşın Türkler ile barışmak istiyorlar.

BAKİ GÜNAY

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir