Bio Terörün Adını Kuş Gribi Koydular

Türkiye kuş gribiyle tanışmadan bir yıl önce ölümcül hastalığın kitabını yazan Levent Elpen, kuş gribinin bio terör saldırısı olduğunu iddia ediyor. Kitabında yüzyıllar boyunca kullanılan bio terör silahlarının izini sürüyor.

Gazeteci Levent Elpen bir yıl önce Bio Terör’e Karşı El Kitabı adlı bir kitap yazdı. Elpen, kitabında daha bir yıl öncesinden Türkiye’nin kuş gribi riski altında bulunduğuna dikkat çekmiş ve hastalığın Türkiye’de ölümcül sonuçlar doğuracağını iddia etmiş. Star’ın sorularını cevaplandıran Elpen, ‘Türkiye, bir bio terör olan kuş gribine maalesef hazırlıksız yakalandı’ diyor

Bu kitabı yazmak nereden geldi aklınıza?

Bu konu ile ilgili daha önce araştırmalar yaptığımda ABD’nin Kızılderililere karşı ilk defa Bio Terör saldırısı yaptığını öğrenmiştim. ABD, Kızılderililere üzerlerine çiçek virüsü bulaştırılmış battaniyeler ve mendiller dağıtarak binlerce Kızılderilinin ölmesine sebep oluyor. Bu modern biyolojik terörün ilk icraatının ABD kökenli olduğu ispatlandı.

Nasıl olmuş bu olay?

Fransızlar’dan destek alan Kızılderililer bugünkü Pittsburg şehrini 1763 yılında kuşatıyorlar.Kuşatma sırasında ABD’deki İngiliz komutan Lord Amherst’ün emri ile Kızılderililere virüs bulaştırılmış battaniye veriliyor.

Bio terör hep vardı

Tarihte buna benzer başka bir olay var mı?

1341 yılında Kefe kuşatmasında Timur’un ordularının yaptığı bir olay var.Ölü atları nehirlere atarak kuşatma altındaki şehirlerin içme sularına mikrop bulaştırılıyor. Fakat bu eski çağlarda normal bir savaş şekli. Bugün söz konusu olanlar ise, mikropları gen teknolojisi ile değişime uğratarak ortalığa salmak.

Kuş Gribinin Türkiye’ye geleceğini tahmin ettiniz mi?

İlk önce Çin ve çevresinde olan bu hastalıklar birden bire Rusya’da görüldüğü anda -bu hastalık Türkiye’ye doğru geliyor- dedim.Nitekim ilk defa Ekim ayında görüldü.Ve beklediğim ilk vaka doğuda değil batıda görüldü. Ama Türk basınından bu haberler geçmezken, Reuters haber ajansı bunu tüm dünyaya duyurdu. Burada ortaya çıkan haber daha sonra Iğdır’da ortaya çıkmasına rağmen yetkililer tarafından kuş gribi yalanlandı.

Bu sizce bir Bio Terör saldırısı mı?

Bu konuda kesin bir tespit yapmak imkansız. Şimdi bu çabalar gelişmiş ülkeler tarafından yapılıyor. Bio Terörün mikroplarının birçok ülkenin laboratuarlarında olduğuna dair belgeler var. Dünya Sağlık Teşkilatı hangi ülkenin elinde ne kadar Bio Terör silahı olduğunu listelemiş. Buradaki silahlar resmen açıklananlar. Açıklanmayanlar ve saklananlar da var. Bio Terör silahlarından kullanıldığı müddetçe haberdar olabiliyoruz. Dünyada ABD ve Rusya’nın dev biyolojik silah depoları bulunuyor. ABD Bio Terör silahlarını üreten laboratuarları 1969 yılında kapatıyor.

Peki günümüzdeki durum nedir?

Şimdi ABD yeryüzünden tamamen ortadan kalkmış çiçek mikrobunun genleriyle oynadı ve onu yeniden canlandırdı. Bakın 1918 yılındaki İspanyol gribi dünyadan yok olduğu halde ABD’deki biyolojik laboratuarlarda bulunuyor. Bu nasıl var, bilinmiyor.ABD dünya savaşlarında da kendi askerlerinin üzerinde de kimyasal ve biyolojik silahlar kullanarak bunun ne kadar zarar verdiğini ölçmüş.

Bunlar iddia mı yoksa delilleri var mı?

Ben bu konudaki çalışmaların devam ettiğini düşünüyorum. Özellikle gen teknolojisindeki gelişmelerin büyük oranda geliştiğini biliyoruz. Eskiden ABD kendi vatandaşları üzerinde bunları denerken şimdi artık üçüncü dünya ülkeleri ile, savaş yaptığı ülkelerde deniyor. Bir bölgede birden bire bir virüs ortaya çıkıyor ve sadece çıktığı alanda sınırlı kalıyor. Geçen yıl sadece Afrika’da Marburg adlı bir virüs ortaya çıktı. Bu virüs birkaç yılda bir ortaya çıkar. Ondan önce 1995 yılında Ebola vardı. Hastalığın çıktığı yerdeki tüm ahali birden bire bir hastalığa nasıl tutuluyor?

Bunu niye yapıyorlar?

Bir askeri bölge seçilerek denemeler yapılıyor. Herhangi bir savaş öncesinde sivil halk üzerindeki etkisi gözleniyor ve deneniyor. Bu konuda kesin yapılmış deneyler mevcut. En büyük sabıkalı da Japonlar. Çin ve Mançurya bölgesinde İkinci Dünya Savaşı döneminde sivil halka karşı acımasız denemeleri oluyor. ABD de çalışmalarını Japonların denemelerinden faydalanarak yapıyor. 1931 yılında hem ABD’de, hem de Japonya’da biyolojik silah birimleri kullanıyordu. Japonya pireler yoluyla veba mikrobunu hububat tarlalarına salarak Çin’de 30 bin kişinin ölmesine yol açıyor. ABD ve Rusya bu konularda hayli sabıkalılar. Her an bu tür bir saldırıyı yapabilecek potansiyelleri var.

Türkiye Bio Terör konusunda savunmasız bir durumda mı ?

Türkiye’de öyle bir hava var ki bu saldırılardan Türk’e bir şey olmaz mantığı hakim. Bunun sebebi de dünyadan habersiz olmamızdan kaynaklanıyor.Ben gelişmeleri günlük olarak kuş gribi ve biyo-terör olaylarını herkes takip etsin diye www.iks-yayin.com sitesinden düzenli olarak açıklıyorum.

ABD bu işe bütçe ayırıyor

Bilgi kaynaklarınız neler?

En başta İnternet ve takip ettiğim yabancı yayın ve kitaplar. Bakın 1969 yılında ABD’de Senato Dış İlişkiler Komisyonunda CIA Başkanı, Fort Detrick üssünde geliştirdikleri bir biyolojik silah için 10 milyon dolarlık bütçe talebinde bulunmuştu. ‘İnsan bağışıklık sistemini çökerten bir biyolojik ajan geliştirdik bunun için bütçe talep ediyoruz’ diyor. O zaman AIDS ve benzeri hastalıklar bilinmiyor. 1978’de AIDS birden bire ortaya çıkıyor. İnsanlık tarihi boyunca ortaya çıkmayan bu tür hastalıkların laboratuarlarda suni olarak ortaya çıkması çok enteresan.

Bio Terör birgün bu ülkelere geri dönmez mi?

Bu tür işler ile uğraşan ülkelerin şu anki amaçlarının başında silahların kendi ülkelerine gelmemesini sağlamak da var. ABD’nin Japon denemelerinden çok faydalandığını düşünüyorum. Özetle bu SARS ve kuş gribi hastalıklarının bölge insanın üzerinde yaptıkları denemeler ile insanın bağışıklık sisteminin çökertmiş olduklarını düşünüyorum. Normalde kuş gribi insana geçmeyen bir hastalık türü iken birden bire insanlara bulaşmaya başlıyor. Bunun ilk olayı da 1997 yılında oluyor. Bundan önce de bunun benzeri bir hastalık dünya coğrafyasında yok.

Filmini bile yaptılar

Bunun dışında kuş gribi ile ilgili farklı bilgi var mı?

Kuş gribinde enteresan bir nokta var. 1972 yılında Rusya’da kuş gribine benzer bir saldırının filmini yapmışlar. Filmin adı ‘19’uncu Komite’ filmin konusu Afrika’da göçmen kuşların geçtiği güzergaha gizlenen Naziler, Avrupa’ya doğru uçan kuşları yakalayıp virüs bulaştırıyorlar. Bu şu anki gelişmeler için bir tez teşkil etmesi bakımından ilginç bir durum. Bunun yanında ABD Küba’da olmayan bir hastalığı yayıyor. Sadece doğu yarım küredeki insanlarda görülen domuz humması birden bire Küba ve ABD’nin düşman gördüğü gerilla üzerinde ortaya çıkıyor. Bu resmen bir Bio Terör saldırısı.Bunun başka bir açıklaması yok.

Türkiye’nin Bio Terör üzerine bir çalışması var mı?

Bio Terör ile ilgili uzmanlarımız ve yetişmiş elemanlarımız var. Bir de WHO’nun yayınladığı bir harita var. Bio Terör silahına sahip ülkeler arasında Türkiye de gözüküyor.

ABD masum değil

Komşu ülkelerde bir kuş gribi vakası olmazken Türkiye’de olması garip değil mi sizce?

Bunu kanıtlamak zor. Bahsettiğiniz ülkelerde medya ve demokrasi ne kadar özgür acaba? Belki bu tür hastalıklar oldu ama haberler medyaya yansımadı. Güneydoğu Asya ve Çin haricinde en büyük vaka Türkiye’de görüldü. Bu çok enteresan. Kuş gribi sonrasında ABD elçiliği ve ABD kuş gribi uzmanlarının ülkemizde yaptıkları çeşitli araştırmaların da ben çok masum olduğunu düşünmüyorum.

Bu şüphenizi destekleyen başka bir olay var mı?

Evet var, bakın bir de dünyada kuş gribi ve Bio Terör uzmanı bilim adamları öldürülüyor. Haziran 2005’e kadar öldürülen 78 tane bilim adamı bulunuyor. Bu çok enteresan bir durum. Bunların cevapları henüz verilmiş değil.

BAKİ GÜNAY

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir