BİR SİYASİ SİMGE OLARAK ÖRTÜ

BİR SİYASİ SİMGE OLARAK ÖRTÜ

İddia o ki başını örten genç kız ve hanımlar siyasi kasıd ile yapmakta imiş bu fiili,yine bir rivayete göre de bu bayanlar ailedeki erkek bireylerin,toplumun, mahallenin baskısı ile örtünüyorlarmış.Şahsen ben başını örten biri olmamış olsaydım bu kadar kesin konuşamazdım ;nasıl ki başını açanlar için,açma maksatları hakkında
çeşitli iddialarda bulunmuyorsam…Öyle ya başını örtenin siyasi bir amacı varsa açanın, ya da şu, bu şekilde giyinenin ya da giyinmeyenin(protestolar için nedense böyle bir yöntemi seçenler olabiliyor) de bir siyasi amacı olma ihtimali(dikkatinizi çekerim sadece ihtimalden bahsediyorum) vardır.Ama kimse çıkıp senin bundaki amacın şudur diye bir yaftayı vuramaz,kesinliği yoktur çünkü; tıpkı örtenin maksadının kesinliği olmadığı gibi;kimi dinin emridir diye hoşuna gitse de gitmese de,rahat olsa da olmasa da örter,çünkü inandığı şeyi uygulamak ister(dinin diğer emirleri gibi örtünmek de bazen zor olabiliyor),biri çıkıp ona seni zorlayan var aç diye emredemez…kimini gerçekten zorlayan vardır ama bu onu bir şekilde belli eder zaten(bazılarını da mesela açması için zorlarlar aileleri ama bu kesimdekileri savunan yoktur) …kimi saçlarını beğenmediği ya da saçsız olduğu için örter(ben görmedim ama bazıları bu şekilde örtenler olduğunu düşünüyor)…kimi kendine yakıştığı ya da o şekilde alıştığı için örter…Bir de geçmiş zamanlarda bir şehir efsanesi vardı;başını örtenlere malum ülkeden para gönderilirmiş(bir komşumuz gelip bize sordu ne kadar veriyorlar ben de örtsem bana da verirler mi diye yani para gelecek olsa o da örtecek),bu zaten adı üstünde efsane!!…Böyle çeşitli nedenlerle örtenler vardır ama nedense örtme mevzusu -adına bir de artık gına getiren tabiriyle ‘türban meselesi’ denilerek- belli bir maksada dayandırılmıştır.Herkesten noter tasdikli beyan mı alındı acaba da benim haberim olmadı bundan,nasıl emin olundu bu konudan? Öyle ki başını örten kimseleri devlet ve düzen düşmanı olarak görenler çıktı.Hatta bu kimseler başını örtenleri bazı köşe yazarlarına kaşının üstünde gözü var gibi sebeblerle (abdest aldı,su sıçrattı,giyinişi beni irkiltti,tüylerim diken dilen oldu,örtüsüyle süt süzmedi …) şikayete kalkışır oldular ve haklı görüldüler.Oysa –şahsen yaşamış da olduğum üzere- sırf örtünmesi gibi tamamen şahsi tercihleri yüzünden çeşitli mekanlarda (sinema,tiyatro,konser,cadde,meydan..) hakarete varan tavırlarla karşılaşan bu bayanlar kimseyi kimseye şikayet etme hakkını kendilerinde görmediler( ve cinsel tercihleri yüzünden hakaretlere maruz kalınanların korunup savunuldukları bu ülkede dinsel tercihleri yüzünden savunulmadılar).Ya da başını örtmemiş kimselerin maksatları hakkında kesinliğe varan beyanlarda bulunmadılar.Düşünebiliyor musunuz başı örtülü ,ulusal ve çok satan bir gazetede köşe yazarı olan hanımefendi başını örtmeyen hanımların çeşitli kasıtlarla başlarını örtmediklerini iddia edebilme cüretini gösterebileceğini.Böyle bir durum yaşanmadı,sadece cüret göstermeme anlamında değil çoğunluğun aklından böyle bir şey de geçmedi,çoğunluğun diyorum zira herkesten şahsi bir beyan ve mutabakat almadan hepsi böyledir şeklinde kesin konuşamam,objektif,akli,vicdani,mantığa uygun olan da budur.Böyle düşündüğüm için de ehl-i kalemden,siyasilerden,makam mevki sahibi olanlardan hatta sade vatandaşlarımızdan da başlarını örten hanımların siyasi amaçları olduğunu ve bir siyasi sembol olarak türbanı kullandıklarını iddia edenler olması beni çok rahatsız ediyor,ne bir partiye üyeyim ne de benden bir beyanat alındı ama ben bir siyasi grubun askeri olarak görülüyorum.
Evet,başını örten birçok bayan belli bir partiye oy veriyor olabilir,zira o partinin kendilerini mecliste temsil edeceğini hak ve hukukuna riayet edeceğini,bunun yanı sıra ekonomi ve diğer alanlarda ülkeyi belli bir yere getireceği gibi tamamen demokratik düşüncelerle ve bir hak olarak bunu yapmaktadır.Ve benzer düşüncelerle bu partiye oy veren başı açık insanlar da vardır,neden o partinin sembolünü başlarında taşımazlar acaba?Tabi ki tersi de geçerli; CHP ye oy veren başıörtülü bayanlar da bulunmakta.
Hulasa örtünün siyasi simge olduğunu savunmak tamamen siyasi bir oyundur,ve belki bundan kendilerinin bile haberi olmadan bu inanç şuuraltlarına yerleşivermiştir bu savı iddia edenlerin…Örtü onlara sevmedikleri şeyleri hatırlattığı için,şahsi rahat ve menfaatlerini tehdit ettiğini düşündüklerinden rahatsız olmaktalar.Yoksa biz başörtüsüne karşı değiliz türbana karşıyız dedikleri halde,aradaki farkı gösterip işte şu şekilde başınızı örtüp okuyabilir ve çalışabilirsiniz diyerek örtüye serbesti getirmemezlik yapmazlardı. Demokratik olmak bu mudur?Bunun bedeli neden başını örtmek isteyen kadınlar tarafından ödeniyor?
Peki bu siyasi sembolün(!) erkekteki karşılığı nedir? Yasağı savunarak bu sembolü(!) bertaraf ettiniz diyelim aynı siyasi amacı güden erkekler için nasıl bir önlem almayı düşünüyorsunuz? Ya şu konuda ne diyeceksiniz:örtünün belli bir siyasi düşünceyi ifade edip etmediği bir muammadır lakin belli bir partinin rozeti ile dolaşmak apaçık bir siyasi amaç ve düşüncenin sergilenişidir neden yasaklanmıyor?
Abdest alarak yerleri ıslatan,su sıçratan kişi bir diğer kişiyi rahatsız ettiğinde şikayet konusu iken(konu bu hareketi savunma değil bu tamamen bir örnek),parklarda oyun bahçelerinde çocuklarımızın görmesini istemediğimiz manzaraları sergileyenler neden bu kadar açık bir şikayet konusu değildir(Bırakın sevsinler savaşmıyorlar ya diyerek savunuyorsunuz,evet aynen;birakın inanalım,örtelim abdest alalım, namaz kılalım, öldürmüyoruz ya!!!)? Bu az önce değindiğim, bazılarına sevmedikleri şeyleri hatırlatan bir şeydir de ondan? Onların istemedikleri, bu siyaset veya onun simgesi değil, altında gördükleri yaşam tarzıdır da ondan.Ancak çok rica ediyoruz kimse kimsenin yaşam tarzına karışmasın ve başımıza aldığımız örtüyle yoğurt yapıp yapmayacağımıza karışmasınlar(bir hanım yazarımız sormuş da ,espiri yapmak istedi herhalde…)Herkes üzerine giydiği bir kıyafetle yoğurt yapmak zorunda değil hem inek beslemiyoruz ki süt süzüp yoğurt yapalım,ninelerimiz de süt süzmek,yoğurt yapmak için başlarındaki tülbenti kullanmadılar,sadece o tarz bir kumaşla süt süzebildiklerini görüp ayrı bir süt süzme tülbentini evlerinde bulundurdular .Neden görmek istemezsiniz başımızdaki ipek örtüler hem geleneksel Anadolu tülbentinin şehirleşmiş hali(yoksa köylerdeki gibi şalvar ve tülbentle örtünsek izin var mı örtünmeye varsa bilelim, ama eminim o zaman da başka tahkirlere maruz kalacağız) hem de dini bir emrin gereği.Bu dinin emri değil diyorsanız o sizin inancınız örtmeyin ama biz sizin ictihadınızı uygulamayı istemiyoruz.Bu konuda ihtisas yapmış,konuya vakıf bir fakih-müctehidin ictihadına daha çok güveniyoruz.
Bu süt sorunu dışında bir de iğne sorunu var ki yeri gelmişken onu da izah edelim(gerçi kimseyi ilgilendirmez ama madem soranlar var).Neden hep aynı şekilde sarıyormuşuz da iğneliyormuşuz, sembol olmasa aynı olmazmış.Sorun şu ki bütün gün baştaki bir örtüyü -hele ipekse-kaydırmadan ,bozulmadan taşımak zor oluyor sabitlemek zorundayız ki iki de bir düzeltmek için uğraşmayalım.Ben iğne ile sabitleyenden öğrendim öyle uyguladım başka ve daha kolay bir yolu varsa o şekilde de örtebiliriz.Örtme şekli belki çoğu kişi de aynı ama bu bir simge olsa,üniforma gibi tek renk de olurdu, oysa rengarenk…
Biliyorum bu anlattıklarım kimsenin örtülü bayanlar hakkındaki önyargısını ve düşüncesini değiştirmeyecek ama en azından kendimizi ifade etmiş olalım.Yeminli ve yemine inanmayanlar için de noter tasdikli beyan verebiliriz ki Kuran-ı Kerim deki ayeti bu şekilde yorumladığımız için dini vecibe olarak örtmekteyiz.Siyaset için kimse yıllarca bu kadar kahrı,hakareti,küçümsemeyi,yok sayılmayı,akılsız addedilmeyi(yaşanmıştır) çekmez.Bir siyasi görüş tüm bunları yaptıracak kadar güçlü olsaydı kimsenin yapabileceği kalmaz, bu ülkede başka siyasi görüş barınmazdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir