Brzezinski’den Ortadoğu Analizi

ABD’li ünlü jeopolitikçi ve eski danışmanlardan Zbigniew Brzezinski, Fınancıal Times’a ilginç bir Ortadoğu analizi yaptı. İşte Brzezinski’nin makalesi:

Amerikan başkanı hala etrafa kendine güven portreleri vermeye çalışırken Irak ve Orta-Doğu’da yaşanan gerçek hayatın realiteleri onun önüne artık ciddi raporlar halinde dökülüyor. Ve bu raporların açıkça söylememekle birlikte ima ettikleri gerçek ise Irak savaşının bir felaket olduğu ve Amerika’nın Irak savaşına olan müdahilliğini bir şekilde sona erdirmesi gereği. Görünen o ki şimdiki sözümona Amerikan stratejisi kendi başa geçirdiğimiz adamların Irak’ı yönetmeye ehil olmadığını söyleyip onları varolan karışıklıktan dolayı suçlayıp kendi yolumuzu bulmaya dönük.

Ancak anlamaya direnilen nokta Irak’ta gerçek gücün varolan Irak hükümetinde değil fakat Şii teokrasisinde olduğudur. Amerikan işgali uzadıkça Orta-Doğu’daki Amerikan etki alanı zayıflayacak ve yerini aşırı güçlere ve bölgesel istikrarsızlığa terk edecektir. Daha kötüsü Irak’ta sahip(?) olunan politik tercihler hakkında devam eden Amerikan kararsızlığı İsrail’in Filistinliler üzerinde devam eden ve şiddeti artan baskı politikası karşısında da sürdürülürse o zaman Orta-Doğu’da durum ne noktaya gelir kimse bilemez.

Bu iki faktörün kombinasyonu zaten İran’ı bölgede jeopolitik bir güç haline getirdi. Esasında varolan hal ne taktik tartışmalarını ne de uzun uzlaşma rapor müzakerelerini kaldıracak durumdadır. Herhangi biri 1950’li yılların sonunda Fransa Cezayir’de batağa saplanmışken Charles De Gaulle’in önemli Fransız politik figürler tarafından hazırlanacak uzun bir çalışmanın sonuçlarını bekleyeceğini düşünebilir? Liderlik bazen bir tarihsel sezgiyi gerektirir ki o his adama Gordion düğümünü kestirir; yoksa kendini daha fazla düğümlerle karıştırmaya değil.

Başkan ve Amerikan siyasal liderliği üç yıl önce başlayan Irak savaşıyla Amerika’nın dünyada sahip olduğu rolün ağır bir darbe aldığını fark etmelidirler. Irak’taki yıkıcı savaş, Filistin sorununun yarattığı insani acılar karşısındaki duyarsızlıklar, İran’la diplomatik ilişki yetersizliği ve İslamofobisi retoriği Amerika’yı ve dostlarını Orta-Doğu’da ciddi bir şekilde tehdit edecek güçleri harekete geçirmiş ve dehşetli sonuçlarla karşılaşma noktasına itmiştir.

Realiteye geri dönelim. Amerika Irak’ta Şii teokrasinin yönettiği militan güçler ve otonomus Kürt liderlerin bir koalisyonunun ülkede söz sahibi olacağı gerçeğini kabul etmeli ve Irak’tan geç ayrılmanın Irak’ın otantik liderlerinin ortaya çıkışını engelleyeceğini görmelidir. Bu liderler kendi ülkelerine istikrar getirip komşular karşısında gerçek bir prestije sahip olabilirler. Son olarak Amerika İran’la çok taraflı görüşmeleri başlatmalıdır.

Özet olarak acil dilemma Irak ancak esas mesele Orta-Doğu’nun geleceğidir.


(FT, 4 Aralık 2006, There is much more at stake for America than Iraq) Tercüme: Murat SOFUOĞLU/Gökhan ÖVENÇ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir