Bu Birleşme Kime Karşı Yapılıyor?

İstanbul’da Katolik ve Ortodoks kiliselerinin yakınlaşması açısından tarihi bir adım atıldı. Kiliseler açısından Papa ile Bartolomeos arasında bugünkü deklarasyon, uzun ve tartışmalı bir dönemi açan tarihi bir başlangıç olarak görülüyor.

16 Haziran 1054’te Papa’nın temsilcisi, Ayasofya’da tüm Doğu Kilisesi’ni ve Konstantinopolis patriğini aforoz etti. Patrik de Papa’nın temsilcisini… 1054’teki karşılıklı aforoz ile resmileşen bölünme, 1204 yılında Haçlı ordularının dönemin Konstantinopolis’ine girerek Doğu’daki dindaşlarını katletmesiyle düşmanlığa dönüştü. Günler süren kanlı baskında Haçlılar, Bizans İmparatoru’nu gözlerini oyarak öldürdü, kutsal hazineler çalındı, ikonlar tahrip edildi. İki kilise arasında yakınlaşmanın en önemli adımı ise 1965 yılında karşılıklı aforoz ilanının geçersiz sayılmasıyla atıldı.


103. Sayımızın manşeti… Bin Yıllık Kavganın Perde Arkasını Haber Araştırma Servisi’miz yazdı


Dünya Gündemi Araştırma Servisi
TÜRKİYE, İstanbul:
İstanbul’da Katolik ve Ortodoks kiliselerinin yakınlaşması açısından tarihi bir adım atılıyor. Kiliseler açısından Papa ile Bartolomeos arasında bugünkü deklarasyon, uzun ve tartışmalı bir dönemi açan tarihi bir başlangıç olarak görülüyor. Zira iki kilise arasındaki ayrılık, bin yıl öncesine dayanıyor…


İstanbul, tarihteki adıyla Konstantinopolis, kilise geleneğine göre dünya Ortodoksluğunun ruhani merkezi. Fener-Rum Patriği Bartholomeus ise dünya Ortodoksluğunun ruhani lideri olarak görülüyor. Papa’nın Türkiye ziyaretinin temel amacını oluşturan bugünkü ortak deklarasyon işte bu açıdan önem taşıyor. Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki ayrılık bin yıl öncesine dayanıyor. Eski kilise hiyerarşisinde dönemin Konstantinopolis Patriği, Roma Patriğinden sonra ikinci adamdı. Roma’daki Papa ile Konstantinopolis Patriği yüzyıllar boyunca güç ve nüfuz için kıyasıya rekabet halindeydi. Teolojik ve siyasi anlaşmazlıklar 1054 yılında Batı Kilisesi ile Doğu Kilisesi arasında ilişkilerin kopması ile sonuçlandı.


16 Haziran 1054’te Papa’nın temsilcisi, Ayasofya’da tüm Doğu Kilisesi’ni ve Konstantinopolis patriğini aforoz etti. Patrik de Papa’nın temsilcisini. 1054’teki karşılıklı aforoz ile resmileşen bölünme, 1204 yılında Haçlı ordularının dönemin Konstantinopolis’ine girerek Doğu’daki dindaşlarını katletmesiyle düşmanlığa dönüştü. Günler süren kanlı baskında Haçlılar, Bizans İmparatoru’nu gözlerini oyarak öldürdü, kutsal hazineler çalındı, ikonlar tahrip edildi. Kilise birliğinin çökmesi, Osmanlıların Konstantinopolis’i fethetmeleriyle sonuçlanan dağılma sürecinin en önemli nedenlerinden biri olarak görülüyor. İki kilise arasında yakınlaşmanın en önemli adımı ise 1965 yılında karşılıklı aforoz ilanının geçersiz sayılmasıyla atıldı.


Almanya’nın Giessen kentinden tarihçi Rudolf Grulich, son yıllarda yakınlaşma sürecinin somut sonuçlar verdiğini belirterek şunları söylüyor: “Konstantinopolis Patrikhanesiyle Roma arasında son on yıllarda çok fazla sorun yaşanmadı. 60’lı yıllardaki İkinci Vatikan Konseyi’nin hemen ardından karşılıklı aforoz ilanının geri alınmasıyla aslında iki kilisenin yeniden birleştiği düşünülebilir. Ama henüz bunun izlerini görmüyoruz.”


Grulich, yeniden birleşmek istiyorlarsa iki tarafın da tavizlerde bulunması gerektiğini vurguluyor ve Papa 16’ncı Benedikt’in bunu gerçekleştirmek için çok uygun bir kişilik olduğunun altını çiziyor. Grulich, “Sadece 16’ncı Benedikt gibi muhafazakar bir teolog, kilise içinde bile koyu radikal tarzıyla bilinen bir kişi kendi kilisesine böyle birşeyi kabul ettirebilir, Ortodoks kilisesine yakınlaşmak için taviz verebilir.”


Papa 16’ncı Benedikt göreve başladığı andan itibaren Ortodoks kilisesiyle birleşme iradesini açıkça ortaya koydu. Papa’nın Ortodoks kilisesiyle birleşme isteğinde Avrupa kimliği ile ilgili görüşleri de önemli rol oynuyor. Son AB genişlemesinin ardından Bulgaristan ve Romanya’nın 1 Ocak’ta üye olmasıyla 40 milyon Ortodoks daha AB’ye dahil olacak. Tarihçi teolog Rudolf Grulich, Katolikler’in Ortodokslar ile, Protestanlara oranla daha fazla ortak yanları olduğunu belirterek, yıllar süren ayrılığı hemen aşmanın mümkün olmadığını, ancak bölünmenin basit bir eylemle giderilebileceğini belirtiyor.
Grulich’in bu konudaki değerlendirmesi şöyle: “İki ruhani lider birlikte ayin düzenlerse kiliseler arasındaki ayrılığın aşılmış olması gerekir. Ancak iki kilisede de buna karşı sesler olduğu için liderler böyle bir eyleme cesaret edemeyecektir. Bartholomeos sadece tüm Ortodoksların onursal lideri ve Türkiye’de 3 bin üyeli bir cemaati var. Yunanistan’daki Ortodoks Kilisesinde ise birleşmeye karşı çıkan güçlü bir kesim var.”


15 ayrı patrikhane var
Ortodoksluk günümüzde, inanç ve kilise yapılanması konusunda geniş bir görüş birliği içindeki 15 bağımsız Patrikhane’den oluşuyor. Ancak Rus Ortodoks Kilisesi, Yunan Ortodoks Kilisesi ve Türk Ortodoks Kilisesi ile Bartholomeos’un Fener-Rum Patrikhanesi arasında milli yaklaşımlar nedeniyle kısmen ayrılıklar bulunuyor. Katolik papaz ve kardinaller arasında da Ortodoksluğa yaklaşmak için geleneklerden taviz verilmesine karşı çıkanlar var. Kiliselerin birleşmesi durumunda Katoliklerin ikinci evlilik, boşanma, cemaatin yönetimi gibi konuları yeniden düşünmeleri gerekecek. Bu konularda Ortodoks kilisesi daha liberal bir yaklaşım içinde. Kiliselerin birleşmesi için Papa’nın rolünün de yeniden tanımlanması gerekecek. Kiliseler açısından Papa ile Bartolomeos arasında bugünkü deklarasyon, uzun ve tartışmalı bir dönemi açan tarihi bir başlangıç olarak görülüyor. (Dünya Gündemi Haber Araştırma Servisi- 30 Kasım 2006)


Katolik- Ortodoks yakınlaşması
Bonn Üniversitesi’nden Katolik din bilimci Profesör Frank-Lothar Hossfeld, Papa 16’ncı Benedikt’in Türkiye ziyaretinin temel nedenini, Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki yakınlaşma olarak değerlendirdi. Bonn Üniversitesi İdari İşler Müdürü, Katolik din bilimci Prof. Frank-Lothar Hossfeld, Papa 16’ncı Benedikt’in Türkiye ziyaretinin temel nedenini, Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki yakınlaşma olarak görüyor. Hossfeld’in bu konudaki görüşleri şöyle: “Türkiye ziyaretinin temel nedeni, aynı zamanda dünya Ortodoksluğunun ruhani lideri olan Bizans Patriği, İstanbul ya da tarihi adıyla Konstantinopolis Patriği’nin temsilciliğinde Ortadoks kilisesi ile temasın tekrarlanması ve tazelenmesidir. Ortodoks patrikliğinin modern Türkiye tarihi dahil olmak üzere Ön Asya genel tarihi ile karmaşık bağlantısı da tabii ki gözardı edilemez. İlişkilerin sürekliliğinin sağlanmasında, ziyaret ve buluşmaların somutlaştırılmasında Patrikliğin içinde bulunduğu durum ve siyasi durum rol oynamıştır.“


İslam’la diyalog
Papa’nın Eylül ayında Regensburg’da yaptığı konuşmada İslam’a eleştirel yaklaşan ifadeleri ciddi bir krize yol açmıştı. Papa bir Bizans İmparatoru’ndan yaptığı alıntının kendi görüşünü yansıtmadığını vurgulayarak yanlış anlaşılmaktan üzüntü duyduğunu belirtmiş, ancak özür dilememişti. Papa 16’ncı Benedikt’in, Türkiye gezisinde İslam dinini öven ve ortaklıkları ön plana çıkaran bir söylemi tercih ettiği dikkat çekiyor.
Prof. Hossfeld’in Hristiyanlık ve İslam arasındaki Papa’nın diyalog çabalarına ilişkin şunları söylüyor:


“Papa, Regensburg’daki konuşmasının ardından da İslam dininin temsilcileriyle güncel bir diyalog içindeydi. Dünya dinleri arasında diyaloğun derinleştirilmesi Papa’nın kendi programında da zaten yer alıyor. Papa’nın programı, Yahudilik ile ilişkilerin daha da ilerletilmesini ve İslam ile diyaloğun geliştirilmesinin elzem olduğunu da içeriyor.
Program, gerçek diyalog ruhunu taşıyor. Yani sadece kamuoyuna yönelik jestlerden ibaret olmayan, Hristiyanlık ile İslam arasında sorunların da detaylı bir şekilde konuşulduğu teolojik bir diyalog.“


Dünya basını ne diyor?
Papa’nın Türkiye ziyareti dünya çapında dikkatle izleniyor. Konu Avrupa basınındaki yorum köşelerinde de geniş yer alıyor. Paris’te yayımlanan Katolik kilisesine yakınlığıyla bilinen La Croix gazetesi, Papa’nın, Türkiye’nin Batı ile Doğu, Asya ile Avrupa, kültürler ve bölgeler arasındaki köprü işlevini vurguladığına dikkat çekiyor ve ekliyor: “Türkiye’nin halkından liderlerine bu köprü misyonunda teşvik edilmesi gerekir. Ama aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki siyasiler ve dini liderler de Türkiye’yi ciddiye almalıdır.“
İspanya’da yayımlanan El Mundo gazetesi ise Papa’nın, gezisinin siyasi değil dini olduğunda ısrar etmesine rağmen bunun tam tersinin geçerli olduğuna dikkat çekiyor ve ziyaretin gerçek nedeni olan Fener-Rum Patriği ile görüşmenin arka plana itildiği yorumunda bulunuyor.


İtalyan Corriere della Sera gazetesinin yorumunda ise Papa’nın Türkiye’nin AB üyelik süreciyle ilgili görüşü ele alınıyor ve “2004 yılında Türkiye’nin üyeliğini tarihe aykırı bulan, bunun büyük bir hata olacağını söyleyen Papa, belli ki o dönemde sonradan Papa olacağını hesap edememişti. Papa seçilince tarafsızlık konumunu benimsedi“ deniyor.
Papa’nın Türkiye ziyareti ile ilgili bir yorum da atlantikötesinden. Amerikan New York Times gazetesi, Papa’nın azınlıklar ve dini haklar konusunda tartışmanın devamını sağlaması ve inançlar arasında ilişkilerin iyileştirilmesini teşvik etmesi gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: “Papa Türkiye’deki ve diğer Müslüman ülkelerdeki Hristiyanlar’ın haklarını savunacaksa, ancak Batı’nın da önünde uzun bir yol olduğuna değinirse etkili olabilir.“ (Haber Merkezi-29 Kasım 2006)


Papa Benediktus: Laiklik Gücümüzü Zayıflatıyor
Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16. Benediktus, Fener Rum Patrikhanesi’nde, Aziz Andreas Yortusu nedeniyle düzenlenen ayine katıldı. Patrikhane bahçesinde yer alan Aya Yorgi Kilisesi’ndeki ayin, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un saat 09.00’da kiliseye geçmesi ile başladı. Bartholomeos, Ortodoks kilisesinin kurucusu olduğuna inanılan Aziz Andreas’ı anma yortusu nedeniyle gerçekleştirilen ayini yönetti. Papa 16. Benediktus ise kiliseye saat 09.45’de çalınan çanlar eşliğinde girdi. Papa’yı kilise kapısında Patrik Bartholomeos karşıladı.


Birlikte kiliseye giren Papa 16. Benediktus ile Patrik Bartholomeos, kilisenin ortasında sarılarak öpüştüler. Bu öpüşmenin ‘’Barış öpücüğü’’ olarak nitelendirildiği öğrenildi.
Patrik Bartholomeos, ayini Patriklik tahtından yönetirken, Papa da misafir tahtına çıkarak Ortodoks geleneklerine göre gerçekleştirilen ayini izledi. Papa 16. Benediktus, ayin sırasında İngilizce kısa bir dua okudu. Ayinin sonlarına doğru katılan cemaate kutsal yiyecek olarak adlandırılan ‘’kominyon’’ kaşıkla yedirildi. Bu ritüel sırasında, sırasını bekleyenlerin bir kısmı Papa’yı selamlarken, bazı cemaat üyeleri ile küçük bir çocuk da sıradan çıkarak Papa’nın elini öptü. Bu arada Papa İngilizce, Patrik de Rumca kısa birer konuşma yaptılar.


3 Saat 40 Dakika Sürdü
Yaklaşık 3 saat 40 dakika süren ayinin sonunda Bartholomeos, Papa 16. Benediktus’a bir İncil’i öperek hediye etti. Papa da İncil’i öperek aldı. Bartholomeos, daha sonra Papa’ya bir de kase sundu.


Papa ve Patrik ayinin ardından kiliseden birlikte çıkarak, Patrikhane bahçesindeki Vatikan Bayrağı ve Patrikhane flaması asılı kırmızı beyaz güller ve sarı beyaz kasımpatı çiçekleri ile süslü balkona çıkarak buradan ayine katılan Ortodoks ve Katolik cemaati üyelerini selamladılar. Papa, burada İtalyanca, Bartholomeos da İngilizce kutsama konuşması yaptı. Ardından Papa ile Bartholomeos, el ele tutuştular ve ellerini havaya kaldırıp halkı selamladılar. Bu sırada avluda bulunanlar, coşkulu bir şekilde alkışlarken, ‘’Viva Papa’’ ile ‘’amin’’ sesleri duyuldu.


Daha sonra, Papa 16. Benediktus ile Patrik Bartholomeos patriklik Çalışma Ofisi’ne geçtiler. Ayine, Yunanistan’ın İstanbul Başkonsolosu Aleksis Aleksandris, Süryani Ortodoks Cemaati ruhani lideri Yusuf Çetin, Türkiye Katolik Süryanileri ruhani lideri Yusuf Sağ, diğer bazı dini cemaat temsilcileri ile yurt içinden ve yurt dışından cemaat üyeleri katıldı. Bu arada, ayin sırasında çevredeki camilerden yükselen ezan sesleri, ilahi seslerine karıştı. Öte yandan, Papa’nın Patrikhane’de bulunduğu sürede, çevrede çok yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekerken, Patrikhane’nin çatısında da keskin nişancıların hazır bulunduğu görüldü.


Tarihi deklarasyon
Papa 16. Benedikt, Ayasofya ve Sultanahmet Camii ziyaretlerinden önce ise Fener Rum Patrikhanesi’nde Katolik ve Ortodoks mezhepleri arasındaki tarihi yakınlaşmaya imza attı. Papa Benedikt ve Patrik Barthelomeos’un imza attıkları ortak deklarasyonla kiliseler arası işbirliğinin artmasını talep ettiklerini duyurdular.


Deklarasyonda, “Dünyada barışın yeniden kurulmasını ve insanlar, dinler ve kiliseler arasında beraber yaşamayı teşvik etmek istiyoruz. Dinler arasında hakiki bir diyalogdan yanayız. Bu çerçevede ayrımcılık yapılmamalıdır” denildi. İki dini liderin ortak açıklamasında; din özgürlüğüne saygının, Avrupa Birliği üyeliği için bir kriter olması gerektiği de vurgulandı.Bu deklarasyon, Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki yakınlaşmaya kurumsal nitelik kazandırıcak tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasında bin yıl süren ayrılığın diyaloğa dönüşmesi için ilk adımlar, 1967 yılında Papa 6. Paul’ün Türkiye ziyaretiyle atılmıştı.


Papa’nın Ayindeki Konuşması
Papa, ayindeki konuşmasında, havariler dönemine atıfta bulunarak, “Simon ve Petrus’un birliğini ve çağrılarını, bir kez daha Patrikhanenin Sen Jorj Kilisesi’nde yapıyoruz. Biri Petrus’un halefi, diğeri de kardeşi Havari Andreas’ın geleneğine göre kurulmuş bu kilisenin başında Episkoposluk görevinde bulunuyor. Bu an, kardeş olan, Roma ve İstanbul kiliselerini özel bir ilişkiyle birleştiren kardeşçe bir buluşmadır” diye konuştu. 17 Aralık 1965 tarihinde seleflerinin Sen Jorj Patriklik Kilisesi ve Vatikan’ın Sen Piyer Baziliği’nde unutulmaz bir adım atarak 1054’teki trajik ana temayı kilisenin hatırasından sildiklerini ifade eden Papa 16. Benediktus, şunları kaydetti:


“Bununla ilişkilerimizdeki değişikliğin gerçek kararlılığını gösterdiler. O zamandan beri, karşılıklı yakınlaşma yolunda birçok önemli adım atıldı. Özellikle selefim Papa II. Jean Paul’un, 1979’da İstanbul’u ve Ekümenik Patrik I. Bartholomeus’un Roma’yı ziyaretini hatırlıyorum. O aynı ruhla, Roma ve İstanbul kiliselerinin tam birliğini oluşturmak için, Allah’ın lütuf dolu yardımıyla, birlik yolunda ilerlemek ve ortak angajmanımızı yenilemek için buraya geldim. Engelleri aşmak ve bu amaçtaki pastoral iş birliğine yarar sağlayabilecek tüm yolları, Ortodoks kardeşlerimizle beraber aramak için Katolik kilisesinin bütün gayreti göstermeye hazır olduğuna sizi temin ederim.” .


Papa 16. Benediktus, Petrus ve Andreas’ın kendilerine bıraktığı “tüm ulusları İsa’nın öğrencisi yapma” görevinin, amacına ulaşmaktan çok uzak olduğunu belirterek, acil ve gerekli olan bu görevin, sadece bu mesajla marjinal ilgisi olan kültürler değil, aynı zamanda köklü Hristiyan geleneklerine sahip Avrupa kültürlerini de ilgilendirdiğini ifade etti. Papa, şunları kaydetti: “Sekülarizasyon (laiklik) süreci bu geleneğin gücünü zayıflatıp, tartışmalara yol açıyor ve onu reddediyor. Bu olay karşısında, Avrupa’nın öz köklerinin, geleneklerinin ve Hristiyan değerlerinin bilincini yenilemek ve yeni bir canlılık katmak için bütün diğer Hristiyan cemaatleri ile birlikte çağrılmaktayız. Katolik kilisesi ile Ortodoks kilisesi arasında daha sıkı bağlar oluşturmaktaki gayretlerimiz, bu misyonumuzun bir parçasıdırlar. Hristiyanlar arasında var olan bölünmeler dünya için bir skandal olup, İncil’i müjdelemek için bir engeldirler.”


Kendinden önceki Papa II. Jean Paul’ün kardeşçe bir diyalog başlatma davetinde bulunduğunu anımsatan 16. Benediktus, bu diyaloğun amacının Petrus’un görevinin doğasına ve özüne saygı göstererek, bu görevin iki tarafın da kabul ettiği bir sevgi hizmeti gerçekleştirebilmesi için yeni yollar saptamak olduğunu söyledi. Papa, bu daveti tekrar edip yenilemeyi arzuladığını dile getirdi.


Papa 16’ncı Benedikt, saat 09.45’de geldiği Patrikhane’den saat 14.40’da ayrıldı. Papa’yı Fener Rum Patriği Bartholomeos kapıya kadar uğurladı. Papa 16’ncı Benedikt’in ayrılışı sırasında kilise çanları çalındı. Bartholomeos, ayrıca Papa ile birlikte olan kardinallerin ellerini de tek tek sıkarak tokalaştı. Öte yandan Papa ve Patrik Bartholomeos’un öğle yemeğinde “deniz levreği” yedikleri öğrenildi. (Haber Merkezi- 30 Kasım 2006)


Papa’nın Sultanahmet Ziyareti
Papa 16. Benedikt, Patrik Barthelomeos’la Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki yakınlaşmayı öngören ortak deklarasyonu imzaladıktan sonra Ayasofya Müzesi ve Sultanahmet Camii’yi ziyaret etti. Papa 16. Benedikt, II. John Paul’dan sonra, bir camiyi ziyaret eden ikinci papa oldu.


Papa 16. Benedikt, Fener Rum Patrikhanesi’nde Patrik Barthelomeos’la Katolik ve Ortadoks kiliseleri arasında yakınlaşmayı öngören ortak deklarasyonu imza attıktan sonra Ayasofya Müzesi ve Sultanahmet Camii’yi ziyaret etti. Tarihi anların yaşandığı Sultanahmet Camii’nde Papa 16. Benedikt, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı ile huzur duruşunda bulunarak dua etti. 16. Benedikt, bu ziyaretle birlikte Şam’da Umeyye Camii’ni ziyaret eden Papa II. Jean Paul’den sonra ikinci papa oldu. İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, Eminönü İlçe Müftüsü Muharrem Bilgiç tarafından karşılanan Papa 16. Benedikt, camiye girişte ayakkabılarını çıkarttı. Camide, İl Müftüsü Mustafa Çağrıcı, Papa Benediktus’a tavan süslemeleri, mihrap, minber, kürsü ve hünkar mahfili hakkında bilgi verdi. Çağrıcı, caminin en kutsal yeri olan mihrab ve minberin önüne geldiğinde Papa 16. Benedikt’a 30-40 saniye sürecek ‘’huzur duruşu’’ davetinde bulundu. Davete katılan Papa 16. Benedikt, Çağrıcı ile kıbleye dönerek, ellerini bel hizasında kavuşturdu ve bir süre dua etti.


Papa’ya Sultanahmet Camii’yi ziyaret ettiği için teşekkür eden İstanbul Müftüsü, ayrıca üzerinde güvercin ve besmele olan bir motif hediye etti. Papa da Çağrıcı’ya üzerinde Kız Kulesi ve bir de güvercinlerin bulunduğu iki resim hediye etti. Papa ve İstanbul Müftüsü, diyalog mesajları vererek birbirlerine teşekkür ettiler. Papa 16. Benedikt’in Türkiye ziyaretini protesto etmek için Beyazıt Meydanı’nda toplanan Büyük Birlik Partisi’ne (BBP) üye grubun yürüyüşü polis tarafından engellendi.


Unkapanı Köprüsü girişinde toplanan yaklaşık 20 kişilik bir başka grup da trafiğin felç olduğunu, işyerlerinin kapatıldığını ve insanların mağdur edildiğini belirterek, ziyareti protesto etti. Sabah saatlerinde Sultanahmet Meydanı’nda bireysel protesto gösterisi yapmak isteyen bir kişi de gözaltına alındı. (Dünya Gündemi Haber Merkezi- 30 Kasım 2006)


Papa “Kelam Töreni” Ayinini Yönetti
Papa 16. Benedikt, Türkiye Ermenileri Patrikliği’ni ziyaret ederek, Patrik Mesrob II ile Surp Asdvadzadzin (Meryem Ana) Patriklik Merkez Kilisesi’nde “Kelam (Selamlama) Töreni” diye adlandırılan ayine katıldı. Kumkapı’daki Patrikhane’ye gelen Papa 16. Benedikt, Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II tarafından kapıda karşılandıktan sonra Patriklik binasına geçildi. Buraya beyaz bir kıyafetle gelen Papa, üzerine kırmızı pelerin ve yeşil taşlarla süslü haç takarak, Patrik Mesrob II ile birlikte Surp Asdvadzadzin Kilisesi’ne geçti. Kilise girişinde, geleneksel kıyafetler giyen 2 çocuğun sunduğu ekmek ve tuzu takdis eden Papa, bu ekmekten bir parça yedi. Daha sonra kiliseye giren Papa 16. Benedikt ile Patrik Mesrob II, mihrabın önüne konulan iki ayrı tahta oturarak, “Kelam Töreni”ni birlikte yönetti. (Haber Ajansları – 29-30 Kasım 06)


Dunya Gündemi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir