BURMA BİZİM NEYİMİZ OLUR?

Yıllar yılı Filistin, Moro, Çeçenistan, Keşmir ve başka coğrafyalarda yaşanan zulümlerin bir benzeri şimdi Burma’da yaşanıyor. Ve her zamanki gibi çağdaş dünya kılını bile kıpırdatmıyor.


Burma, adını çok az duyduğumuz, gözlerden ırak bir ülke. Ancak tarih ve kültür olarak baktığımızda bize hiç de uzak değil. O kadar çok ortak yönlerimiz var ki…


Burma veya diğer adıyla Myanmar, Hindistan ile Çin arasına sıkışmış, 55 milyon nüfuslu bir ülke. Birmanya olarak da bilinir. Çoğunluğun Budist olduğu ülkede 4 milyon Müslüman yaşıyor.


Yıllarca buradaki Müslüman nüfus hep baskı ve zulüm yaşadı. Bugünlerde bu zulmün dozu çok daha ileri noktalara götürüldü. Ancak buna rağmen dünya seyrediyor. Ölenler Müslüman olduğu için kimse kılını bile kıpırdatmıyor. Burma’da bugüne kadar binlerce müslüman katledildi. Ve bu sayı her geçen gün artıyor. Üstelik son derece vahşi yöntemler kullanılıyor: Çocuklar elleri bağlanıp nehre atılıyor. Budistler kuşattıkları köylerde kadınlara tecavüz ediyor, tüm erkekler tutuklanıyor. Müslümanlar orada diri diri yakılıyor !


Bu ülke ile aramızdaki en yakın ilişki ise oradaki Myanmar Thayet Myo Türk Şehitliği. I. Dünya Savaşı ‘nda İngilizlere esir düşerek, o dönemde İngiliz sömürgesi olan ve Burma’ya sevkedilen 12 bin kadar Türk askeri yıllar süren esaret dönemi yaşadı burada. Bu zaman zarfında salgın hastalıklar, ağır çalışma ve esaret şartları altında şehit düşen 1500 kadar Türk askeri oradaki şehitlikte gömülü. Şehitlik kitabesinin Türkçe (Latin harfleri ile) kısmında bugün zor okunabilen, “Birinci Dünya Savaşı’nda Irak, Suriye, Filistin ve Arabistan cephelerinde Osmanlı ve İngiliz Orduları arasındaki çarpışmalar sırasında İngilizlere tutsak düşerek Burma’ya getirilen ve burada vefat eden aziz Türk askerlerinin anısına” ifadesi yer almaktadır.


Peki geride kalan esirler ne oldu? Bunların kaç tanesinin Türkiye’ye dönebildiği bilinmiyor. Ama çoğunluk orada kaldı, evlendi ve o ülkeye yerleşti. İşte bugün Budistler tarafından yakılan, hunharca öldürülen insanlar arasında bu kahraman esirlerimizin torunları da var.


Aslında Burma’daki Türk varlığı bununla da sınırlı değil. Orta Asya’dan Moğol ve Türk asıllı kavimler buraya göç etmişler. On birinci asırda kurdukları bir devletle tarih sahnesinde yer işgal eden Birmanya, 13. asırda Kubilay Han tarafından işgal edilmiş. Daha sonra çeşitli hanedanların idaresi altında 19. asrın ortalarında refah seviyesi yüksek bir ülke haline gelen Birmanya, 1882’de İngilizler tarafından işgal edildi. İngilizler önce diğer sömürgesi olan Hindistan’a bağladıkları Birmanya’yı daha sonra direkt bir şekilde kendilerine bağladılar (1886). İkinci Dünya Savaşında Japonların işgaline uğrayan ülke, Japonların yenilmesiyle sona eren harbin nihayetinde (1945’te), İngilizlere karşı bir bağımsızlık savaşı başlattı. 4 Ocak 1948’de İngilizlerin çekilmesiyle bağımsızlığını ilan etti. 1974’te kabul edilen bir anayasa ile sosyalist bir idare kuruldu. 1988’de demokrasi yanlısı hareketi bastırarak iktidara el koyan askeri yönetim, bütün partileri dağıttı. Bugün ülke hala asker rejim tarafından yönetilmektedir. Yönetimden memnun olmayan halk sık sık isyan etmekte. Ülkedeki huzursuzluk ve iç çatışmalardan en çok zarar görenler ise ülkede yaşayan Müslüman azınlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir