BÜTÇEDEKİ DELİK

Eskiden İstanbul’da yalılarda oturanların sayısı bir hayli fazlaydı. Yalıların önünde kayıkhaneler olur, kayıklar oraya konurdu. Bir yere gidileceği zaman o kayığa binilir öyle gidilirdi… İşte bir yalı sahibi bahçesinde güneşten çatlayan teknesinin ziftlenmesi için kâhyasına talimat verir. Kâhya birkaç gün sonra yalı sahibinin karşısına yüklü bir faturayla çıkar. Adam :””Bu nedir be adam? Bir teknenin ziftlenmesi için çok değil mi bu para” der. Kâhya “Aman efendim der. Ziftlenen sadece tekne değil ki der ve başlar anlatmaya : “Zift almak için arabacı ile gittik, birazcık o ziftlendi. Sonra bahçıvan da arabacının ziftlendiğini görünce eh mecburen sus payı olarak ona da zift verdik. Sonra da aşçı kulunuz da bizim ziftlenmelerimizden haberdar oldu onu da birazcık ziftlemek lazım geldi. …Derken bütün bunları bilen kapıcı kulunuzu da ziftleyince fatura işte böyle kabardı” der…



TBMM’de bu hafta bütçe görüşmeleri başlayacak… Vaktiniz varsa izlemenizi tavsiye ederim… Bakanlıkların, bağlı kuruluşların bütçeleri gelecek, görüşülecek şuraya şu verildi. Buraya bu verildi diye… Eskiden bir yabancı bakanın karşılaması ya da bir heyetin karşılaması için uçuk rakamlar harcanırken şimdilerde rakamların düştüğünü görüyoruz. Karşılama gelirleri, yurtdışı seyahat giderleri giderek düşüyor… Neden düşüyor derseniz? Eskiden karısını, kızını damadını yurtdışı seyahatlere götürenler azalıyor da ondan… Peki, bu azalmadan dolayı birileri memnun mu tabii ki değil memnun olur mu? Bahçıvan, aşçı, kapıcı, arabacısı bunlar şu anda kızıyorlar. Kime mi? Yeni kâhya ya…



TBMM Başkanlığı’na sunulan 2009 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı’nda, bütçenin, geliri 248 milyar 759 milyon TL, gideri ise 262 milyar 110 milyon TL olarak öngörülmüştü… Gördüğünüz gibi gider gelirden fazla… Gelinde bu gelirle yatırım yapın. Baraj yapın, okul yapın ya da istihdama yatırım yapın olmaz. Niye olmaz çünkü devam ede gelen zift parası yüzünden bütçe açık verdi de ondan. Gelirleri giderlerini karşılamaya yetmeyen Türkiye’de borç gırtlağa dayandı. Önümüzdeki yıl devlet, 11 milyar dolar ile 6 yılın en yüksek dış borç ödemesini yapacak. Maliye Bakanlığı’nın 2010 yılı Bütçe programına göre, dış borcun 7 milyar doları anapara, 4 milyar doları da faiz borçlarından oluşuyor.



Öte yandan üzerinde durmak istediğim bir diğer konu da üst kurullar. Türkiye’de sayıları 50’ye yaklaşan üst kurullardan bir kısmının işlevinin dahi bilinmediği, bazılarının ‘bürokratlara yer bulmak için kurulduğu ileri sürülüyor. Üst kurulların tam sayısının ne olduğu ise ‘devlet sırrı. Yani yeni kahyanın bu konuya da el atması gerekiyor… Bazıları sayayım isterseniz. Türkiye’de faaliyet gösteren 43 üst kurulun bazılarının isimleri şöyle: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Telekomünikasyon Üst Kurulu, Elektrik Üst Kurulu, Tütün Piyasası Üst Kurulu, Şeker Piyasası Üst Kurulu, Rekabet Kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu, Enerji Piyasası Üst Kurulu, Doğalgaz ve Petrol Üst Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Doğal Afet Sigortalar Kurulu, …Evet uzayıp gidiyor…



Dileriz en kısa zamanda buna da bir çare bulunur. Bir zamanlar fonlar vardı. Kaldırıldı şükürler olsun. Hatırlarsınız en akılda kalan konut fonuydu. Bir taraftan bürokrasiyi azaltalım derken bir taraftan da yeni kurullar oluşturmamamız lazım diye düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir