BÜTÜN BİR İNSANLIK YALANA TESLİM

Üstad Necip Fazıl’ın ünlü Çile şiirinde bir mısrada böyle diyor. Bütün bir kainat muşamba dekor / Bütün bir insanlık yalana teslim.

Yalan birçok olumsuzun, birçok sosyal problemin temelini oluşturuyor. Bazı insanlar kendilerince bir “yalan” tanımı yaptıkları ve buna inandıkları için söyledikleri bazı şeylerin yalan olmadığını düşünerek davranırlar.

Söz olarak yalan; gerçek olmayanı söylemek, bir olayı yanlış aktarmak, gerçeği gizlemektir. Bu anlamda söylenen kadar söylenmeyen de önemlidir. Gizlenen şey söylenmeyen şeydir. Tersten de söyleyebiliriz; söylenmeyen şey gizlenen şeydir.

Sözün muhatabının beklentisinin belli olduğu bir durumda beklenen cevabı vermeyip başka şeyler konuştuğumuzda çoğumuz yalana söylemediğimizi düşünürüz.

İslam inancında yalan söylemek büyük günahlardan birisidir.

Ticarette adam aldatmanın, üçkağıtçılığın temeli yalandır.

Sanatta hırsızlığın, intihalin, başkasının eserini çalmanın temeli yalandır.

Hukukta her türlü haksızlığın temeli yalandır. Yalan söylemeyecek olan suçlu itiraf eder.

Sanayide sahtekarlığın temeli yalandır.

Siyasette ayak oyunlarının temelinde yatan şey yalandır.

Savaşların çoğunun dayanağı yalan üzerine inşa edilmiştir.

Düşünüyorum da yalanı hayatımızdan çıkartıp atabilsek herşey daha güzel olacak, birçok sorun çözülecek.

Toplumsal huzuru ve sosyal barışı direk etkileyecek olan bu durum üzerinde düşünmeye ve çalışmaya değer. Yalan söylemeyen insanların sayısı arttıkça toplumsal huzur da artacaktır.

Dilimizde dürüstlük ve doğruyu söylemek üzerine ibretli deyimler vardır. “Doğrucu Davut” derler bazılarına mesela. Buradaki yerli yersiz her şeyi söyleyen biraz da patavatsız bir tiplemedir. Örneğin “Selamun Aleykum kör kadı” diyerek kadı efendinin kör olduğunu patavatsızca ifade eder. Doğruyu söylemekten muradımız elbette bu değildir. Her doğru her yerde söylenmez darb-ı meselinin kasdettiği de bu gibi durumlardır.

Her söylediği doğru olan, sorulduğunda bildiğini dobra dobra söyleyen, kendi çıkarı veya yakınlarının çıkarı için gerçekleri gizlemeyen, adalete bağlı insanların artması lazım.

Lafta ben böyleyim diyen insan sayısı oldukça fazladır. Ama bunların hepsi de öyle değildirler. Özellikle çıkarlar söz konusu olduğunda yalanlar, “masum yalanlar” devreye girebiliyor.

Gerçeği dobra dobra söyleyebilme cesareti olan yiğitleri tebrik ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir