Çetede Yeni Bir Paşa İsmi Daha Karıştı

Danıştay saldırısıyla ilgili ortaya çıkan ilginç ilişkilere her gün yenileri ekleniyor. Emniyet ve MİT’in, saldırıların arkasında emekli bir paşanın bulunduğu bilgisine ulaşmasının ardından Hürriyet Gazetesi, bir emekli paşanın ismini daha ortaya attı.

Ergenekon yapılanması’ başlıklı haberde, paşanın ismi D.S. kısaltmasıyla verildi. D.S.’nin 28 Şubat’ın önemli isimlerinden emekli Tümgeneral Doğu Silahçıoğlu olduğu iddia ediliyor.

Cumhuriyet Gazetesi’nde köşe yazısı yazan 58 yaşındaki Silahçıoğlu, 28 Şubat döneminde İstanbul’da zırhlı tugay komutanı olarak görev yaparken, Refah Partili belediye başkanının görev yaptığı Sultanbeyli ilçesi meydanına Atatürk heykeli dikmesi ve belediye başkanıyla tartışmaya girmesiyle adından söz ettirmişti.

Hürriyet gazetesinde yer alan ‘Ergenekon yapılanması’ başlıklı haberde, “Saldırıların ardında olduğu iddia edilen ve çeteyle bağları araştırılan emekli paşanın ise D.S. olduğu öne sürüldü. İddialara göre D.S.’nin ismi geçen pazar İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun da katıldığı güvenlik zirvesinde ortaya atıldı. Ancak Emniyet’teki üst düzey yetkililerin, deliller oluşmadan paşa hakkında işlem yapmanın yanlış olduğunu söylediği iddia edildi.” denildi. Haberde, Muzaffer Tekin’in Sedat Peker ve adamlarıyla da ilişki içinde olduğu hatırlatılarak Peker’in emekli Tuğgeneral Veli Küçük’le irtibatına değinildi.

Kamuoyu, emekli Paşa Doğu Silahçıoğlu ismine yabancı değil. Silahçıoğlu, 28 Şubat’ın etkili isimlerinden. 1997’de İstanbul’daki görevinden sonra gittiği Samsun’da da yaptığı çıkışlarla dikkat çekti. Emekliliğinin ardından kaleme aldığı yazılar ve ortaya attığı görüşlerle yeniden ilgi odağı oldu. Silahçıoğlu, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Atatürk’ konulu konferansta söylediği “Türkiye Cumhuriyeti tehdit altındadır. Vatan elden gidiyor.” sözleriyle gazetelere haber olmuştu. Silahçıoğlu, Fatih Sultan Mehmet’in resminin slayt gösterisi ile aksettirildiği bir programda, “Bu adam Türk’e benziyor mu?” sorusuyla da hafızalarda yer etti.

Hürriyet’in haberinde ayrıca eski Yüzbaşı Tekin’in ilginç ilişkiler yumağına işaret ediliyor. Polise göre ilişkiler ‘Ergenekon’ yapılanmasında yer alan kişileri işaret ediyor. NATO ülkelerinde Gladio, Rüzgar Gülü, Süper Nato, Gehlen Harekatı gibi isimlerle kurulan gizli yapının Türkiye’deki versiyonunun ismi Ergenekon. 1960’ta kurulan Ergenekon yapılanmasında asker, bürokrat, sanayici, sivil toplum örgütleri, güvenlik şirketleri, nakliyat şirketleri, vakıf, dernek ve basın mensupları bulunuyor. Ergenekon, Türkiye’deki mevcut rejimin gerçek hâmisi olduğuna inanıyor. Ve bu inanç güç ile birleşince belirlediği ‘iç düşmanları’ yok etmek, pasifize etmek hatta ortadan kaldırmak için her yolu meşru kabul ediyor. Bu yöntemler arasında, tertip, komplo, iftira ve suikast da yer alıyor. Bugüne kadar örgütlenmenin sağ ayağı ortaya çıkarıldı. Ancak sol ayağı halen net olarak bilinmiyor. Ergenekon’un teknik olarak faaliyet alanları yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere ikiye ayrılıyor. Gizli yapıda en önemli eksik olarak görülen ‘sivil’ yapılanmaya yöneliyor. Sivil örgütlenmeyi desteklemek için vakıflar kurulmasına hız verilmesi öngörülüyor. Basın yayın organlarını da etki altına almak için özel çalışmalara ağırlık verilmesi isteniyor. İstanbul, Zaman

Emekli Bir Askerin Portresi

Ne zamandır aklımda. Doğu Silahçıoğlu paşa ile ilgili bir yazı kaleme almak için fırsat kolluyordum. Emekli paşanın “Kuşatılmış Türkiye” adlı kitabını okuduktan sonra “tamam” deyip yazmaya karar verdim. Gerçi kitabı okuyalı aylar oldu ama yazmak “bu gündeme” nasipmiş!…

Bilmeyenlere yada unutanlara önce Osman Doğu Silahçıoğlu kimdir bir hatırlatalım. Türkiye bu ismi en sık 28 Şubat sürecinde Sultanbeyli’de İslamcılara karşı verdiği mücadeleyle duydu.

Silahçıoğlu paşa, Samsun Er Eğitim Merkezi Komutanlığı yaptığı sırada o dönemdeki 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Çakır’ı “irticacı” olduğu gerekçesiyle makamında kabul etmeyerek yine gündem yaratmıştı.

Doğu Silahçıoğlu ile ilgili en çok konuşulan bir başka olay ise emrinde görevliyken Yüksek Askeri Şûrâ kararıyla, orduyla ilişiği kesilen Astsubay Murat Yılmaz’ın, kamuoyuna, paşanın “İslam karşıtlığıyla ilgili yaptığı açıklamalardı şüphesiz.

Doğu Silahçıoğlu ismini gündeme taşıyan olaylar başka örneklerle çoğaltılabilir. Ancak şu ana kadar aktardıklarımız sanırım Silahçıoğlu’nun kimliğine ilişkin yeterli ipuçlarını vermiştir. Öyle ise gelelim onu bugün bu köşeye taşıyan sebebe; “Kuşatılmış Türkiye” adlı son kitabına.

Doğu Silahçıoğlu bu kitapta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan Avrupa Birliği’ne, Amerika’dan Büyük Ortadoğu Projesi’ne kadar geniş bir alanda bir çok eleştiride bulunuyor. 215 sayfalık kitabı burada özetlemek yerine gelin içinden seçtiğim ve dikkatleri en çok cezbeden başlıklara birlikte göz atalım.

Kitabında, “İmam Hatip Liseleri kadın militan yetiştiriyor” diyen Silahçıoğlu buna kaynak olarak, “İslam dininde kadın vaiz olmaz kuralı var ama İmam Hatipler kız öğrenci alıyor” görüşünü öne sürüyor.

Silahçıoğlu’nun kitabına taşıdığı bir başka iddia ise hayli ilginç. Emekli paşaya göre yakın bir tarihte Türkiye’de Atatürk resmi bulmak imkansız hale gelecek. Neden mi?

Cevabı yine kendi satırlarından aktaralım;

-Siyasal İslam yanlılarınca yurdun birçok kalesi zapt edilmiş, birçok tersanesine girilmiştir. Görünen odur ki, bu gidiş durdurulamaz ise çok uzakta olmayan bir gelecekte, Atatürk’ün resmi bilinmez ve bulunmaz bir belge olacaktır.

Doğu Silahçıoğlu’nun Türkiye’nin bugün ki laiklik anlayışıyla ilgili de enteresan bir tespiti var;

“Türkiye’de laiklik, laiklik karşıtları lehine bir hal aldı.”

Peki emekli paşaya göre ortaya çıkan bu tablo karşısında ne yapmak gerekiyor? “Kuşatılmış Türkiye” adını taşıyan kitapta yazılanlara bakılırsa, “görev bilinci” içinde olan herkes harekete geçmeli!

Emekli paşanın bahsettiği çevreler görev bilinci içindeler mi yada bu çağrıyı emir telakki ettiler mi, önümüzdeki günlerde net bir şekilde göreceğiz. Biz bugünlük, Doğu Silahçıoğlu’nu ve son kitabını tanımaya çalıştık.

Gündemin nabzını tutmaya devam edeceksek Doğu Silahçıoğlu ismini önümüzdeki günlerde sıkça telaffuz etmek durumunda kalabileceğimizin altını çizerek yazımıza bir hatırlatmayla son verelim.

Danıştay’a düzenlenen kanlı saldırıya ilişkin tespitlerimizi, soruşturmanın seyrini etkilemeyecek şekilde kaleme almaya devam edeceğiz!!!

Haber7.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir