ÇEVRE FELAKETİ GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR!

İnsanoğlu tarihin her döneminde olduğu gibi, yine bindiği
dalı kesmeye devam ediyor. Geçmişe baktığımızda görüyoruz ki, bir kısım
kavimler göz göre göre kendi sonlarını hazırlamışlar. Ama bu seferki çok daha büyük bir felaket. Zira modern insanı bekleyen felaket sadece
belli bir bölgeyi veya toplumu ilgilendirmiyor. Global çevre felaketinden söz
ediyoruz. Tüm dünyayı tehdit eden bu felaket dört bir koldan dünyayı sarıyor.

Atmosfere salınan zararlı gazlar, yeraltı sularını ve
yiyeceklerimizi zehirleyen kimyasallar ve nihayet denizlerdeki inorganik
atıklar…. Pasifik Okyanusunda yürütülen son araştırmalar, felaketin ulaştığı gerçek
boyutu tüm çıplaklığıyla ortaya çıkardı. Geçtiğimiz 40 yılda Pasifik Okyanusundaki
plastik atık miktarı tam 100 kat artmış. Bir başka ifadeyle, denizin her
kilometre karesinde 13.000 parça plastik atık bulunuyor.

Özellikle küçük ebatlardaki (5 milimetreden küçük) plastik
parçaları, okyanustaki doğal yaşam açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Zira bu ufacık plastik parçaları denizdeki
çeşitli canlılar tarafından yutulup tüm canlıları içine alan beslenme zincirini
tehdit edecek.

Denizlerdeki hayat zincirini tehdit eden bir başka mesele
ise denizlerdeki bir böcek türünün
derecede çoğalacak olması. Denizlerde yaşayan bir tür böcek olan “deniz
patencisi” (sea-skaters) normalde tahta parçaları üzerinde yuva yapmakta iken, şimdi
plastik bolluğundan dolayı plastik atıkları üzerinde yuva yapmaya başlamış. Normalde
bu canlı türü planktonlar ve balık yumurtaları ile besleniyor.

Biology Letters” adlı dergide yayınlanan makaleye göre, 1972 ile
1987 yılları arasında denizden alınan numunelerde ufak çaplı plastik parçalarına
pek rastlanmıyordu. Bugünlerde ise okyanusun yüzeyi bunlarla kaplanmış durumda.
Kaliforniya Üniversitesinden bilim adamları tarafından yürütülen araştırma
gösteriyor ki, bu deniz böcekleri, zehirli kimyasallarla birlikte denizdeki
kuşları ve diğer canlıları yemeye başlamışlar. Böylece “deniz patencisi”nin
yaşam tarzı değişmekte. Plankton ve
balık yumurtası yerine martı, kaplumbağa ve balık tüketiyor. Bütün yaşamını denizde geçirmekte olan böcek,
yumurtalarını bırakmak için sert bir yüzeye ihtiyaç duyuyor. Eskiden seyrek
olarak bulunan, suda yüzen tahta parçaları ve istiridye kabuklarını kullanırdı
genelde. Plastik miktarı çoğaldığı için
bu böcekler çok daha kolay yuva yapıp
büyük bir hızla çoğalma imkanına kavuşmuşlar. Böylece okyanuslardaki plastik
miktarı arttıkça deniz patencisi adlı böceğin miktarı da hızla artıyor. Bunun
sonucunda daha çok plankton ve balık yumurtası tüketilmiş olacak. Ve
okyanuslardaki denge hızla değişime uğrayacak. Bu ise kaçınılmaz olarak yepyeni
çevre felaketlerine zemin hazırlayacak. İşte Kur’an-ı Kerim‘de de belirtilen “insanın elleriyle yaptıkları yanlışlıklar yüzünden yerin ve göklerin
fesada gitmesi ve bozulması”
(Rum Suresi 41. ayet) bunu işaret ediyor olmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir