Civil War in Turkey? Türkiye’de iç savaş?

Civil War in Turkey?
Türkiye’de iç savaş?

Son günlerde yapılan meydan mitingleri o şahlanası, nazlı, al, öpülesi, uğruna ölünesi bayrakla Türkiye’de ne kadar güzel, muhteşem, asil, heybetli, aşık olunası bir görüntü oluşturuyor.

Bayrağımızı dalgalandıran eller, onun gölgesinde meydanları dolduranlar ise sanki içeride bir iç düşman varmışçasına hareket ederek demokrasiden aldıkları ifade özgürlüklerini kendilerinden olmayanları açık – seçik belirtmek için kullanıyorlar.

Biz varız biz. Evet yaklaşımları bu. Sanki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde sadece meydanı dolduranlar yaşıyor.

Sadece meydanı dolduranların verdiği mesaj ilgililer tarafından algılanmalı,

Sadece meydanı dolduranlara bir çok medya kuruluşu söz ve ses hakkı veriyor. Bunun da adı demokrasi oluyor.

Şöyle oğlum ve eşimi, babamı, hatta annem ve kız kardeşimi ve dahi baldızımı ve oğlumun kuzenlerini ve dedesini alarak o bayrak cümbüşünde yürümek, ülke sevdasını koklamak için Çağlayan meydanına gidecek olsaydım… Sadece saydıklarım başörtülü olduğu için

En büyük korkum LİNÇ edilmek olurdu. Birde babamın sakalının tel tel yolunmasından korkardım. Çünhkü öylesine şekilci idi ki insanların diğerine bakışı.

Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan Coşkun’dan daha çok tedirgin olurdum.

Kendi bayrağımın gölgesinde

Milliyetçiliğin bir sonraki adımından korkmak gibi. Salih Memecan bu hafta AKTÜEL dergisinde ne güzel çizmiş. Milliyetçiliğin bittiği yerde başlayan uçurumdan insanlar ırkçılığa düşüveriyorlar.

Ülkemizde o ve ben, biz ve onlar ayrımı bu kadar barizleştirilir ise, o zaman demokrasi kültürünün gereklerinden olan koalisyon kültürünü de öğrenemeyiz ve bu tarz oluşumları ülke menfaatine kullanabilecek bir sinerji tesis edemeyiz ki!

Türkiye sevdalılarına duyurulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir