Cudi Dağı- Mahşer Köyü İ.Şeytanlarının sırları “2”

Bu konudaki ilk yazımız bir önceki yazımız olup okuyanlar anlayacaktır. Okumayanlar ise netpano.com’daki eski yazılarımı lütfen okusunlar! Zira yarım ilim adamı dinden eder… Nedense son yüzyıldır tüm işlerimiz yarım…

1977 yılından beri Amerikan vatandaşı İsrail tabi yatlı bilim adamları CUDİ DAĞI üzerinde SÜREKLİ Nuh’un gemisiyle ilgili araştırtmalar yapıyorlar. Bu bilim adamları gemiden eldi ettikleri “ÇEŞİTLİ SIRLARI ÜLKELERİNE TAŞIRKEN; BİZİMKİLERDE NE ARIYOR BU AYLAKLAR DEYİP orta oyunu seyrediyorlar”. Oysa dünya’da bilimsel keşifler peygamberlere geldiği gibi direkt vahiyle gelmiyor. Bizzat geçmişin izleri araştırılarak ortaya çıkarılıyor. Onlar her ne kadar iman etmeseler de Kur’anı bir STRATEJİ KİTABI olarak harf harf inceliyorlar. Hele kıssalar kıssalardaki buluşlar, coğrafyalar, sosyo kültürel yapılar, hakimiyet unsurları, karşılaşılan sorunlarla mukabele, dünyayı kontrol edebilme mekanizmaları ki bu mekanizma AÇLIK’tır. Yani; “EKMEĞİ ELİNDE TUTAN HAKİMİYETİ ELİNDE TUTAR” STRATEJİSİ gibi binlerce veri incelenerek değerlendiriliyor…

Biz ise Yüce Mektubu, Mesajı sadece ritüel kitabı ve musiki ihtiyacımızı gidermek için okuruz. YALAN MI? Kimsenin gücenmeye hakkı yok!…

Neyse konumuza dönelim yine ağzımdaki baklalar dökülmeye başlayacak…

*****

O yüzden bilimi efsane, mitoloji ve masaldan ayıracak uzmanlara çook ihtiyaç var. Bu da ancak iki kanatlı olanlarla mümkün. Yani hem gizemli ledun ilmine vakıf hem de yeryüzü ilimlerinin gerekli olanlarını idrakında cem etmiş adamları sahneye çıkarmak gerekiyor.. Bir efsanenin veya masalın veya mitolojinin ne kadarının hakikat veya değişikliğe uğradığını bilmek özel bir tedristen geçmeyi gerektirir. Evvela dert adamı olup Cenab-ı Allah’tan dilemek lazım.

Devam edelim…

Amerikalı bilimadamı Ronald Wyatt bir ara Nuh’un gemisinin kalıntılarını bulduğunu açıkladı.

Wyatt’ın açıklamaları göre Nuh’un gemisi muazzam fırtınalara dayanacak teknolojide özel bir plana göre yapılmış.

Amerikalı Arkeolog, deniz seviyesi ve dağlar üzerinden yaptığı hesaplamalardan sonra, Nuh’un gemisinin CUDİ DAĞI’NDAN başka bir yerde olamayacağını anladığını nitekim araştırmaları sonucunda geminin kalıntılarını bulduğunu açıkladı.

Araştırmalardan önce ilahi kitaplarda geçen Tufan kıssalarını inceleyen Wyatt,

Kuran-ı Kerim’de HUD SURESİNDE geçen “36-37-44-48. Ayetlere özel ehemmiyet vermiş:

İŞTE AYETLER:

– Nuh’a şöyle vahyolunmuştu: “Haberin olsun önceden iman edenlerden başka, kavminden hiçbirisi asla iman etmeyecek. O halde yaptıkları işlerden dolayı kederlenme.. (Ayet 36)

– Nezaretimiz altında ve vahye uygun olarak gemi yap. Hem o zulmeden hakkında , azabın kendilerinden kaldırılması için bana (daha fazla) dua etme çünkü onlar suda boğulacaklardır. (Ayet 37) – (Yani hüküm değişmeyeceği bunun ıztırari kader de yazıldığı ifade ediliyor…/hyç)

– Allah’ın emri olarak; “Ey arz Suyunu tut” denildi. Su çekildi ve iş bitirildi. Gemi’de “CUDİ DAĞI” üzerinde kararlaştı. Ve “Zalimler helak olsun” denildi.

– Şöyle denildi: “Ey Nuh sana ve gemide seninle beraber bulunan müminlere (veya soylarına) bizden bir selamet ve bereketlerle (gemiden) in. Onlardan bir takım kafir ümmetler olacak ki; biz onlardı dünyada rızıklarla faydalandıracağız. Sonra da ahirette kendilerine bizden acıklı bir azap dokunacaktır.(ayet 48)

*****

Diğer taraftan, Jeologlar AĞRI DAĞI’ndan deniz hayvanlarının kabuklarını getirmişlerdir. Ağrı bölgesinde iki gölde tufanın izlerini taşımaktadır. Ayrıca Tufan’ın en büyük delilerinden biri de dünyanın en yüksek dağı olan EVEREST’te bulunan fosillerdir. Burada çok çeşitli salyangoz kabukları balık yüzgeçleri bulunmuştur ve halen dahada bulunmaktadır.

Astronomik Tufan delileri ise konu çok uzayacağından şimdilik girmiyorum…

“CUDİ”

Kuranda zikredilen Cudi bir dağ silsilesidir.Ancak şimdiki bulunan gemi kütlesinin bulunduğu yer bir silsile içinde en çok dikkatleri çeken bir bölgedir. Araştırmalar burada yoğunlaşmaktadır.

Kuran-ı Kerimde sefine yerine kullanılan “Fülk” kelimesi farklı iki kıraatı (okunuşu) göre HEM ÇOĞUL, HEM DE TEKİL manaya gelmektedir. Çoğul olduğunda bu bir donanma filosudur. Daha önceki yazılarımızda (KIYAMET TAKVİMİ NİYE 2106) Dagonları anlatırken geçen ve “ATLANTİS UYGARLIĞI’NIN ÇÖKÜŞÜ” geçen geminin anlatımları da her ne kadar bir adet gemiden bahis varsa da bir den fazla olabileceği de belirtilmiş. Böylece müfret YANİ TEKİL manaya alınırsa geminin bir tane olduğu ortaya çıkıyor. Ancak bu gemi vahye uygun olarak inşa edildiği için en modern özelliklere sahiptir.

Bu konu; kelime yapısındaki incelikler ve olayın meydana geldiği yerle o dönemin sosyal hadiseleri mütehassıslar, hassas uzmanlar tarafından yeniden ele alınmalıdır.

KURAN BU VE BU GİBİ KONULARDA;

a) Tevrat, İncil ve diğer semavi kitaplardaki peygamberlerin mühim hadiselerini o kitabın tasdiki altında kuvvet ve ciddiyetle haber veriyor.

b) İttifak ettikleri noktalarda onlarIı tasdikliyor. Konuyu ve olayı genişlitiyor.

c) İhtilaf ettikleri konularda hatalarını tashih ederek hadisenin aslını ortaya koyuyor.

NUH’UN GEMİSİNİN VE
BULUNDUĞU BÖLGENİN ÖZELLİKLERİ

1- Nuh’un gemisi yakınındaki MAHŞER KÖYÜ’nün Tufan’dan kurtulanların kurdukları ilk yerleşim yeri olduğu tahmin edilmektedir.

2- Halk arasında ve çevresinde yaşayanlar bu dağa NİYE “CUDİ” diyorlar? Tarihi birikim nereden geliyor?..

3- Bir zamanlar bu köyde zeytin yetiştiği söylenmektedir.

4- Gemi kütlesi içinden çıkan örneklerde “SİLİSLEŞMİŞ AĞAÇ KIRINTILARI” bazı örneklerin içersinde “SAF DEMİR OKSİTTEN” ibaret parçalar gözlenmiştir.

5- Ağrı Dağı külliyesinin en iyi bu tepeden görmek mümkündür.

6- Ülkemizde ve özellikle Anadolu’da en canlı heyelan burada olur. Bu heyelan bilim açısından önemli veriler içerir.

7- Bu yörede yapılan Jeolojik araştırmalarda elde edinilen veriler, bölgede bir tufanın meydana geldiğini teyit eder niteliktedir.

8- Çevresini oluşturan toprak malzemesine kıyasla gemi kütlesinin malzemesi DAHA YÜKSEK BİR DİRENCE SAHİPTİR.

9- Temeli oluşturan kaya türleri incelenmiş, 25.000 ölçekli jeoloji haritaları çıkarılmıştır.

10- Yer altı radarları ile jeofizik araştırmaları yapılmıştır. Geminin kütlesinde yüzeyde 1.5 metre ve 6-9 metre kadar derinliklerde iki ayrı seviyede ELEKTROMANYETİK özellikler farklı olan malzemeler belirlenmiştir.

11- Herşeyden önce bu kütlenin biçimi insanoğlunun insanoğlunun inşa ettiği ilk gemilerle tamamen benzerlik göstermektedir. Son derece mükemmel bir simetriğe sahiptir. Ön kısım geniş arkaya doğru giderek daralmaktadır.

12 – Ayrıca boyut olarak (165x50x13) metre ölçüsündedir…

Her peygamber bir medeniyetin öncüsüdür…

Beşerin bunalım geçirdiği her devirde bu bunalımı önleyecek bir Peygamberi Yüce Yaratıcı tarafından gönderilmiş ve inanan insanlara kurtuluş reçetesi vermiştir. Son Peygamber Hz. Muhammed A.S. olup bir daha peygamber gelmeyeceği açık ve aşikar.

O’nun elinden gül, teninden ter almış ve o dertli simalarıyla yüzüne güldükleri:

ASIRLA HESAPLAŞMA VAR!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir