CUMHURA VE BAŞKANINA SAYGISIZLIK

GATA da bir tören düzenleniyor. Törenin onur konuğu Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı Abdullah Gül. Aslında Teamüller, kurallar Cumhurbaşkanı’nın ayakta karşılanıp ayakta uğurlanması gerektiğini söylüyor. Ama gelin görün ki Cumhurbaşkanı salona girdiğinde herkes yerinde oturuyor. Aslında Türk milletine yapılan ayıp bununla sınırlı değil. Tören sırasında konuşma yapmak için ayağa kalkan bir general yine teamüller gereği Cumhurbaşkanına vermesi gereken baş selamını vermeden kürsüye yöneliyor. Aynı general teammülere aykırı olarak ‘’Cumhurbaşkanım’’ diye hitap etmesi gerekirken ‘’Cumhurbaşkanı’’ diye sesleniyor başkomutanına. Tabi balık baştan kokar komutanından işareti alan bu ülkenin geleceği kabul ettiğimiz çiçeği burnunda bir teğmen de aynı hitap şeklini tercih ediyor. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Cumhurbaşkanı ödül verdiği sırada lütfen alkış tutanlar Genel Kurmay Başkanı ödül verirken nispet yaparcasına avuçlarını patlatıyorlar.
Tüm bu olup bitenleri içindeki kırgınlıkla takip ettiğine emin olduğum Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül gerginlik çıkmasın mantığıyla olgunlukla karşılamış olabilir. Ama ben bir cumhur olarak başkanıma, liderime yapılanı kendime yapılmış kabul ediyor ve tek kelimeyle ‘’saygısızlık’’ olarak niteliyorum. Benim verdiğim maaşla bu ülkenin tüm nimetlerinden faydalananlar, en büyük saygıyı görenler, halkın tercihine saygı göstermiyorsa Anayasaya ve kendi hiyerarşik düzenlerine saygı göstersinler hiç olmazsa. Zira gerek anayasa gerek TSK’nın iç hizmet kanunu Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda başkomutan olduğunun altını ısrarla çiziyor. Buda onun gerek halktan gerekse askeri sivil tüm kurum ve kuruluşlardan maksimum saygıyı hak ettiği anlamına geliyor. Seversiniz yada sevmezsiniz bu ülkede bir bürokratik hiyerarşi vardır ve herkes buna uymak zorundadır. Tören sırasındaki saygısızlığı gösteren sayın komutana sormak lazım. Rütbeli yada rütbesiz bir askerin sevdiği üstüne ‘’komutanım’’ sevmediği, istemediği üstüne ‘’komutan’’ diye hitap etme hakkı varmıdır? Yada sevdiğine selam verip sevmediğine selam vermeme lüksü olabilir mi? Sevdiği için ayağa kalkmak sevmediği için oturmaya devam etmek söz konusu olabilir mi asker ocağında? Böyle bir ayırım yapma cesareti gösterene iç hizmet kanunu gereği neler yapılır acaba? Hepimiz askerlik yaptık böyle yapanın en kısa tabiriyle canını okurlar canını! Halka yani cumhura yani milli iradeye saygıyı, en basitinden misafire nezaketi geçtik, lütfen kurallara uyun sayın komutanlar. Tıpkı bizlerin uyduğu gibi. Zira göstermekte zorunlu olduğunuz saygının bir şahsın kimliğine değil ilkelerinin bekçisi olduğunu ilan ettiğiniz hepimizin Atatürk’ünün de oturduğu bir makama olacağını unutmayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir