Cumhurbaşkanı kim olmalı?

Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasını ben de şahsen istemiyorum. Ama bu, bir vatandaş olarak benim tercihim. Aslında netice itibariyle sadece bir düşünce. Fiiliyatta bir şey ifade etmez. Çünkü anayasaya göre cumhurbaşkanını TBMM seçer. Kimlerin aday olabileceği ve nasıl seçileceği de anayasada açık seçik olarak açıklanmıştır. Sayın Erdoğan’ın aday olmasının ve seçilmesinin önünde hukuken hiçbir engel yok. Anayasada yer almayan gerekçeler icat etmek ise akılla, vicdanla ve hukuk anlayışı ile bağdaşmaz.

Cumhurbaşkanı kim olmalı? Aslında bu soruyu, “kim olmamalı?” şeklinde sormak belki daha doğru olur. Zira bu konuyu gündeme getirenlerin esas derdi de bu. Onlar için, cumhurbaşkanının kimliği, kişiliği, hatta yetenekleri hiç önemli değil. Ama halktan birinin cumhurbaşkanı olması ve devleti temsil etmesi tehlikeli.

Fransız Jakobenliğinin mirasçısı olan zihniyet için, vatandaşlardan istenen tek şey, itiraz etmeden uslu uslu beklemektir. Çünkü toplum ne istediğini bilmez. Ancak belli bir zümre yoluyla iktidar hakkını kullandırır. Halka sadece seçim zamanlarında danışılır. Ancak seçimden sonra halkın hiç önemi yoktur. Seçimde son derece akıllı olduğu varsayılan insanların artık söz hakkı kalmamıştır. İhtiyaç duyulduğunda istismar edilmek üzere bir kenarda bekletilmelidir. Eğer bu konuyu istismar edenler, halkın iradesine gerçekten saygılı iseler, devlet başkanının halk tarafından seçilmesi formülünü desteklemeleri beklenmez mi?

Liyakat ve ülke menfaatlerinin gerekleri değil onların aradığı. “Milli irade”, “siyasi temsil” ve “meşruiyet” gibi gerekçeler ise sadece bahane. Diyorlar ki, “Cumhurbaşkanı bu meclis tarafından seçilecek. Ancak kısa bir süre sonra genel seçim olacağı için meclisin aritmetiği değişecek ve meşruiyet tartışması başlayacak..”

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım: Meclis aritmetiğinin hangi yönde değişeceğini nereden biliyorsunuz? Mevcut cumhurbaşkanı için neden böyle bir konu gündeme gelmedi? Belki de cumhurbaşkanını destekleyen milletvekillerinin sayısı artacak.. Eğer böyle olursa sorun yok zaten. Ama tersi olursa, onun da çaresi var. TBMM, yeterli çoğunluğu bulup cumhurbaşkanını indirme yetkisine de sahiptir. O halde ortada hiçbir şey yokken neden varsayımlar üzerinden fırtınalar koparılıyor? Bir de ekonomik kriz çıkacağından bahisle, aba altından sopa gösterenler var. Onlara da şunu sormak gerekiyor: Eğer ekonomik kriz çıkmasını istemiyorsanız, aylar öncesinden bu konuyu neden gündeme getiriyorsunuz? Bu türden tartışmalarla ülkenin istikrarını bozmuş olmuyor musunuz? Eskilerin bir sözü var: “Şuuyu vukuundan beter”. Ortada kriz filan yok. Ama kriz olacağından sık sık bahsetmek, olmayan krizi çıkarmaya zemin hazırlar. Halbuki ülkenin istikrara ve huzura ihtiyacı var. Bunu bozmak ise hiç kimsenin hakkı olamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir