Çuval Emrini Wolfowitz Vermiş

Süleymaniye’de Türk askerlerinin başlarına çuval geçirilen operasyonun ABD Savunma Bakanı Yardımcısı Paul Wolfowitz’in emriyle başlatıldığı bildirildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, AKP’yi tek başına iktidara taşıyan 3 Kasım 2002’deki genel seçimler öncesi yaptığı ABD ziyareti sırasında eski ABD Savunma Bakanı Yardımcısı Richard Perle ile gizli bir görüşme yaptığı ortaya çıktı. “Gayri resmi üst düzey görüşme” niteliği taşıyan bu buluşmada Erdoğan, partisinin ABD’nin Irak politikasını desteklediğinin güvencesini verdi.
Gazeteci-yazar Turan Yavuz’un Destek Yayınları’ndan bugün piyasaya çıkan “Çuvallayan İttifak” adlı kitabında, Irak savaşı sürecinde yeni boyut kazanan Türkiye – ABD ilişkileriyle AKP – Washington temaslarına ilişkin önemli bilgiler yer alıyor.

En güçlü 91. kadın
Danışmanı Cüneyd Zapsu’nun, Erdoğan’ın ABD’deki etkin isimlerle ilişki kurmasını “Çizmeli adam” olarak isimlendirilen Grenville Byford kanalıyla sağladığı aktarıldı. Boston’da “Birahaneler Kralı” olarak ünlenen şirket stratejileri danışmanı Byford’un eşiyle ilgili olarak da kitapta şu ifadeler var:
“İş çevrelerinin ünlü dergisi Forbes tarafından ’Dünyanın en güçlü 91. kadını’ seçilen eşi Orit Gadiesh, İsrail’in eski başbakanlarından Şimon Peres’in baldızı ve en yakın danışmanlarından biri. İsrail ordusunda bir generalin kızı. Daha 17 yaşında iken İsrail Genelkurmay Başkanı’nın ’askeri istihbarat’ birimindeki asistanı. Üniversiteyi, Tel Aviv’deki Hebrew University’de bitirmiş.”
Kitaba göre, ABD yönetimi, Erdoğan’ın Ocak 2002’deki gezisinde kendisiyle resmi temas kurmak istemedi. Ancak yönetim adına hareket eden Perle ile gayri resmi bir görüşme ayarlandı. Kitapta bu buluşma şöyle anlatılıyor:
“Recep Tayyip Erdoğan ve Cüneyd Zapsu, Çizmeli adam ile birlikte 27 Ocak Pazar sabahı Perle’ün evine gizlice görüşmeye gidiyorlardı. Hepsi ’brunch’ masasının etrafına dizildiler.
Görüşme ve kahvaltı uzun sürdü. Perle, ABD’nin dünyaya ve bilhassa Ortadoğu’ya bakışını anlattı ve Saddam Hüseyin ile Irak’a dikkat çekti. Bush yönetiminin, Saddam rejimine kesin son vereceğinin altını çizdi ve bu konuda Türkiye’yi yanlarında görmek istediklerini söyledi. Erdoğan da Perle’ün söylediklerine katıldı ve ABD’nin Irak’a karşı sergilediği tutumu desteklediğini ifade etti. AKP Genel Başkanı Erdoğan, ’Saddam zalim bir adam. Biz de onu sevmiyoruz’ dedi. Zapsu’nun çevirisi ile Recep Tayyip Erdoğan daha sonra kendisini ve AKP’yi anlattı.”
Kasım 2002 seçimlerinin ardından milletvekili seçilemeyen Erdoğan’ın parti genel başkanı sıfatıyla ABD Başkanı George Bush’la görüşmesini de yine Byford sağladı:
“Byford, Davos’tan arkadaşı Cüneyd Zapsu’ya, ’İstersen Erdoğan’ı Bush ile görüştürebiliriz’ mesajını iletti. Daha sonra Zapsu ile Wolfowitz arasında bir telefon trafiği yaşandı. Zapsu, hemen Erdoğan’ı aradı. Wolfowitz ve Grossman, 3 Aralık’ta Ankara’ya yaptıkları ziyarette, Bush’un davet mektubunu Washington’un Ankara Büyükelçisi Robert Pearson’un evinde Erdoğan’a verdiler.”

Başbakan’ın uyuduğu görüşme

13 Aralık 2004’te dönemin ABD Büyükelçisi Edelman, Erdoğan’ı ziyaret etti. Kitapta, bu görüşme sırasında yaşanan bir olay şöyle anlatılıyor: “Büyükelçi Edelman, Irak’taki demokrasi rüzgârlarından bahsederken bir ara önündeki notlardan başını kaldırarak Başbakan Erdoğan’a baktı. Gördüğü manzara karşısında adeta şoke olmuştu. Egemen Bağış da hayretler içinde Başbakan’a bakıyordu. Erdoğan, başını koltuğun arkasına yaslamış, uyuyordu. Odada kısa bir sessizlik oldu. Egemen Bağış, ayağa kalkarak Edelman’a da kalkmasını işaret etti. İkisi, parmak uçlarına basarak Başbakan’ın ofisinden çıkmışlardı. Edelman, şaşkınlık içindeydi ama bir şey demeden binadan çıktı. Belki de AKP ve Erdoğan ile Bush yönetiminin ilişkilerini yeniden eski hale getirebilecek ve NeoCon’ların içinde çok etkin bir isme sahip olan Eric Edelman, bu görüşmeden sonra Türkiye’den ayrılmak istediğini Washington’a bildirecekti.”

Çuval emri Wolfowitz’den

KİTAPTA, Süleymaniye’de Türk askerlerinin başlarına çuval geçirilen operasyonun ABD Savunma Bakanı Yardımcısı Paul Wolfowitz’in emriyle başlatıldığı da anlatılıyor:
“Süleymaniye’deki operasyon, Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani’nin Bağdat’ta Amerikalılara verdiği bir bilgi ile başladı. Bu işle ilgili olarak da dünyada ABD’nin gözü kulağı olarak bilinen NSA, yani National Security Agency, (Ulusal Güvenlik Dairesi) görevlendirildi. NSA, Kuzey Irak’taki ’Türkçe konuşmaları’ dinlemeye aldı. Bu dinleme içine bölgedeki tüm Özel Kuvvetler haberleşmeleri de dahildi.”

Neden 4 Temmuz seçildi?
“Wolfowitz, 1 Mart tezkeresinin TBMM tarafından reddedilmesi ile başta Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve Türk hükümetine karşı iyi hisler beslemiyordu. Wolfowitz’in ofisi bir plan geliştirdi. Konu, Florida’daki CENTCOM (Merkez Komutanlığı) ile Brüksel’deki EUCOM’a (Avrupa Komutanlığı) bağlı generaller ile gizlice ele alındı.
Onaylanınca yeşil ışık yakıldı ve Bağdat’ta bulunan Bremer’e bildirildi. Planın en önemli noktası, baskının 4 Temmuz günü yapılmasıydı. O gün cumaydı. 3 günlük bir tatilde Amerikalı yetkililer bulunmayacak ve Türkiye’den gelen tepki telefonları da cevapsız kalacaktı. Wolfowitz’den Bremer’e uzanan yeşil ışığın son adresi, Kerkük’teki Albay Mayville oldu.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir