Çuvalın intikamı Filmle Alınmaz

Günlerdir tartışılan “Kurtlar Vadisi Irak” filmini Emekli Tümgeneral Nejat Eslen ve Emekli Binbaşı Sertaç Süalp’le izledik. Her iki subay da filmi orduya hakaret sayıyor.

Emekli Tümgeneral Nejat Eslen (üstte, solda) ile Emekli Binbaşı Sertaç Süalp, Güneydoğu ve Kuzey Irak’ta kritik görevler üstlenmiş iki eski subay… Onlar “Kurtlar Vadisi Irak” filmini ağır bir dille eleştiriyor. Süalp “Ordunun onurunu derin devletin kurtarması hazmedilemez” derken Eslen “Film, Türk askerini çuval olayı kadar rencide etti” diyor.

Hala unutulmadı
4 Temmuz 2003 günü Süleymaniye’deki Türk Özel Kuvvetler Komutanlığı karargahına gelen Amerikan askerleri, 11 Türk askerini başlarına çuval geçirerek gözaltına almıştı. Film bu olayı konu alıyor.

Bu film “çuval”dan beter

Kuzey Irak’ta kritik görevler yapan emekli askerler, Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan Binbaşı Sertaç Süalp ve Tümgeneral Nejat Eslen Kurtlar Vadisi Irak filminin TSK’yı çuval olayı kadar rencide ettiğini söylüyor.

Beyaz perdeye Türk askerinin başında çuvallı görüntüsü düştüğü anda yanımdaki koltukta oturan Sertaç Binbaşı öfkeyle yumruğunu sıkıyordu. Sonra gözyaşlarını fark ettim. Kendine geldiğinde kulağıma eğilip “Şimdi geçmiş gözümün önünde beliyor” dedi. Emekli Binbaşı Sertaç Süalp “Kurtlar Vadisi Irak” filmini herkesten başka bir gözle seyrediyordu. Çünkü Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın seçkin askerlerinden biri olarak Kuzey Irak’ta sayısız operasyona katılmıştı. Üstelik anlatılan uzun yıllar birlikte omuz omuza çarpıştığı silah arkadaşlarının hikayesiydi. Bu güne kadar Türkleri kötü gösteren 24 ve West Wing gibi TV dizilerini “sadece film” diye yanıtlayan Amerikalı yetkililerin aksine “Gerçekle kurgu ayrılmalıdır” diyen NATO’nun ABD’li komutanı General James Jones’un bu tepkisi de filmin askerler tarafından farklı algılandığını gösteriyordu. Komutanın intihar sahnesinde ise sol koltuğumda oturan emekli Tümgeneral Nejat Eslen gururlu bir ifadeyle ve herkesin duyabileceği kadar yüksek bir sesle ” İşte onurlu Türk komutanı ” dedi. Emekli Tümgeneral Nejat Eslen ise Amerikan ordusunun stratejini iyi bilen, bölgede yıllarca ordu yönetmiş bir savaş uzmanı. ABD’de askeri eğitim alırken savaş sonrası bölgede en yüksek rütbeli Amerikan subayı olarak görev alan General Tommy Franks’le de sınıf arkadaşlığı yapmış. Türk ordusu kadar Amerikan ordusunu yakından tanıyan Eslen’in filmle ilgili değerlendirmeleri çok çarpıcı.

– Sizce film bu ilgiyi hak edecek kadar iyi mi?
– Sertaç Süalp : Ticari amaçla yapılmış, Türkiye’nin zamanında yapması gereken, geciken bir harekatın misillemesi gibi yapılmış bir film. Türk halkı hala bu on bir kişinin teslim olmasını kabullenmiş değil, bu nedenle, film kötü bile olsa bu kadar ilgi görüyor. Çünkü bir açığı dolduruyor. Ama film bile olsa Türk Silahlı Kuvvetlerin (TSK) onur kırıklığını bir derin devlet ekibinin kaldırmasını ben kendime yediremiyorum. Gerçekte 11 kişi orada ölseydi de Amerikalılar kazançlı çıkacaktı. Biz çok amatör ve seyirci kaldık. Rövanş maçını istemedik yapmadık ama bekliyoruz. Biz bir piyon kaybettik ama satranç uzun bir oyun. Tüm ulus bence bu olayın rövanşının beklentisi içinde.

– Nejat Eslen: Filmin başlangıcı çarpıcıydı. Ama o kadar. Çünkü gerçek olan başlangıç kısmıydı. Senaryo basite indirgendi, iyi Türk ile kötü Amerikalı arasındaki mücadeleye dönüştü. Türk askeri bunu yapamıyor, birileri gidiyor kendisini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yerine ikame ediyor ve rövanşı alıyor. İşte ben bunu hazmedemedim. Bu film bence Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Süleymaniye’den sonra bir kez daha rencide ediyor. Bu şuna benziyor; biri gelip size yumruk atıyor karşılık veremiyorsunuz, bir başkası gelip size yumruk atanı dövüyor…

ABD BEDELİNİ ÖDEMELİ
– Askerlerden “çuval” için hiçbir zaman tam bir açıklama gelmedi. Bu eksiklik filme zemin hazırlamış olabilir mi?
– Sertaç Süalp : Yetkililer bu konuya ilişkin açıklama yapmış olsalardı bile halk yine de bir intikam beklentisi içinde olurdu. Ve şu an da bu beklenti içinde. Bu film tamamen sanal bir intikamı anlatıyor. Fakat bu boşluk çok uzun zaman sürecektir.

– Nejat Eslen: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin böyle aşağılanması ancak Amerika bu bedeli ödedikten sonra unutulabilir. Çuvalın rövanşı gerçekten alınmalı. Çünkü bu olayda hem Türk askeri, hem Türk Silahlı Kuvvetleri hem de Türk milletinin onuru yara almıştır. Türk halkının Türk askerine büyük bir saygısı ve güveni vardır ve Amerika bedelini ödeyecektir. Bunun nasıl ödeneceğini zaman içinde göreceğiz ama film yoluyla bedel ödetilemeyeceği kesin. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin duygularıyla oynayarak bunu ticarete dönüştürmek, para kazanmak etik değil.

– Çuval sahnesini izlerken kendinizi nasıl hissettiniz?
– Sertaç Süalp: (Gözyaşlarına hakim olamıyor ) Bir sivil değil bir Silahlı Kuvvetler mensubuydum. Benim için bir aksiyon filminden çok geçmişi yaşamaktı. Film senelerdir süren bir üzüntüyü canlandırdı içimde. Sizden bir talep gelmeseydi bu filmi seyretmezdim. Aklıma hep şu geldi; bu olayı yaşayan on bir kişi acaba bu filmi nasıl seyreder? Üsteğmenin intihar etmesi bir onur meselesiydi bunu sivillerin anlaması çok mümkün değil. Kendi açımdan çuval olayı bitmiş değil, bu sonuçlandırılmalı ben hala böyle bir beklenti içindeyim.

– Siz oradaki komutan olsaydınız çatışır mıydınız?
– Sertaç Süalp : Ben olsam çatışırdım ama burada oturup, bu çay sohbeti içinde buna cevap vermek zor. O günün şartlarını orada yaşayan insan bilir. Bir yandan kesin emirler var. Çünkü biz profesyonel bir orduyuz. Ve bu gözde ordunun gözde mensuplarıyız. Emir komuta zinciri içinde emre uymak tabi ki şart. Ama bir yandan da bir ömür boyu yaşayacağınız bir leke var. Çok çelişkiye düşerdim ama bu kadar onursuzca bir Amerikan askeri yaklaşımı karşısında çatışmayı seçerdim; emre rağmen. On bir kişinin hayatına karşı Türk ulusunun onuru söz konusu.
Sonat BAHAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir