Demokrasiye daha çok var

Ülke beklenenden uzun süredir bir cinayetin etkisi altında kaldı. Hrant Dink cinayetinin ardından yaşananlar ve ortaya çıkan manzara bize ‘’daha çook çalışmamız lazım çook’’ dedirtti. Cinayet üzerine çok konuşuldu, konuşulmaya da devam ediliyor. Ancak ben bir başka noktaya dikkat çekmek istiyorum. Malum, katil zanlısı Ogün Samast’ın Samsun Otogarında göz altına alınmasının ardından bir bayrak krizi patlak verdi. Samast’ın nerde ve kim tarafından çekildiği belli olmayan bir fotoğrafı büyük bir tartışmaya neden oldu.

Değerli gazetelerimiz ve çok değerli bazı köşe yazarlarımız yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemişti. ‘’Mustafa Kemal’in ‘’Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez ‘’ sözünün ve Türk bayrağının Ogün Samast’la aynı karede yer aldığı fotoğraf, nerede ve kim tarafından çekildi?’’ sorusu bir müddet sonra cevabını buldu.

Kısa bir süre önce medya imparatoru Rupert Murdoch’a satılan ve yakında adını FOX olarak değiştirecek olan TGRT Televizyonu haber merkezi büyük bir habercilik başarısı gösterdi ve merak edilen sorunun yanıtını buldu. Samast’ın bu resminin Samsun otogarında jandarma tarafından hatıra(!) mahiyetinde çekildiğinin anlaşılması, ülke gündemine bir başka bomba düşürdü.

Ancak ne gariptir ki bütün kanallarda yayınlanan görüntülerin habercilik boyutu ve niteliği çok kısa bir süre sonra nitelik değiştirdi. TGRT Televizyonunun asker düşmanlığı yaptığı ve olayı bilerek dallandırıp budaklandırdığı şeklinde yorumların yapıldığı akıl almaz bir süreç başladı.

Ve maalesef bu süreci başlatanlarda ülkenin sözüm ona demokrasi havarisi(!) köşe yazarları oldu. Anlı şanlı yazarlar, köşelerinde haberi ele geçiren muhabir arkadaşın cemaat bağlantısından tutun da bu durumun ülkede bir asker düşmanlığını körüklemek için bile bile kullanıldığına kadar abuk sabuk onlarca şey yazdı.

Demokrasinin bu ülkede daha alması gereken çook uzun yollar olduğunu gösteren bir başka gelişme daha oldu. Genel Kurmay Başkanlığı olayın ardından TGRT Televizyonunun akreditasyonlarını iptal etti.

Ve hatta kesin olmayan bazı duyumlarımıza göre bu habere imza atan arkadaş başta olmak üzere söz konusu kanaldaki bazı isimlerin telefonları bile dinleniyor artık.. Pes yani… Hatta pes oğlu pes! Şimdi sokaktaki vatandaşın soracağı basitlikte birkaç soru soralım..

1- Be kardeşim siz günlerce bu resim nerede ve kim tarafından çekilmiş yaygaraları koparmadınız mı?

CEVAP: EVET

2- Sizler oturduğunuz köşelerden ahkam keserken, genç bir muhabir gecesini gündüzüne
katıp bu sorunun cevabını bulmadı mı?

CEVAP: EVET

3- Bu muhabir arkadaşın, daha önceden bir cemaate yakınlığıyla bilinen ZAMAN gazetesinde çalışıyor olması ve hatta bu görüntüleri ortaya çıkarma niyeti resmin jandarmalar tarafından çekildiği gerçeğini değiştirir mi?

CEVAP: HAYIR

4- Genel Kurmay Başkanlığı olaya karışan uzman çavuşların görev yerlerini
değiştirdi mi? (Neden görevden uzaklaştırılmadılar o ayrı bir soru)

CEVAP: EVET

5- Peki bu durum Genel Kurmay’ın da ortada bir yanlışlık olduğu gerçeğini kabul ettiğini göstermez mi

CEVAP: EVET

6- O zaman Genel Kurmay’ın gerçekleri ortaya çıkaran kanalın akreditasyonunu iptal etmesi de neyin nesi?

CEVAP: ….

7- Ey büyük gazeteci ağabeyler! Sizin bu tavır karşısındaki kraldan çok kralcı tavrınız da ne oluyor, hani demokrasi?

CEVAP……..

8- Genel Kurmay ‘’Her kurum ve kuruluşta olduğu gibi bizde de bazı çürük yumurtalar olabilir. Olay üzücüdür ve sorumluları hakkında gereken yapılacaktır ‘’ gibi kısa, öz ve saygın bir açıklama yapsaydı daha şık olmaz mıydı?

CEVAP:…

Demokrasi mi? Daha çook var..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir