DİVAN EHLİNİ KIZDIRAN YÜZBAŞI’NIN AKIBETİ


DİVAN EHLİNİ KIZDIRAN YÜZBAŞI’NIN AKIBETİ





Ergenekon ile alakalı yazı yazmama kararı almıştım. Zira bu konuda hiç kimseye taraf olmak istemiyorum. Ama 8 Mayıs Cuma günü dinlediklerimden sonra bir hatırat mahiyetinde olayı kaleme alacağım.




Sene 1984. Tuzlada askerlik yapan erlerden iki tanesi bölüm komutanlarının hatları ile kesişen bir güzargaha girerler.



Birisi kalça kemiği kırığı nedeni ile aksamakta ama her şeyi TEKİN tavrı ile karşılayan Muzaffer edalı yüzbaşı rütbeli bölük komutanları Canavar Bölüğün Canavar Komutanı’nın Canavar Askeri hastalanmaz diyerek olayı masaya yatırmaz.



Bir diğer asker ise komutanının cevval tavrından nasibini fazlaca alır.



Sıhhi durumu nedeni ile sıkıntı çeken askerin durumuna üzülen ağabeyi olaya müdahale etmeye karar verir.



Ayrıca komutanının yönetim anlayışı nedeni ile psikolojisi bozularak tebdil-i mekanda ferahlık vardır diye hava değişimine giden-gönderilen diğer erin durumunu da gören ağabey bir şahit daha bulmuştur. Hava değişimine gönderilen babası Ahmet Cemil Amca’yı ziyaret ederek “Efendim ben gerekli dosyayı hazırladım. Kabul ederseniz sizi de şahit yazacağım” dediğinde şu cevapla karşılaşır: “Hayır evladım. O dosyayı avukata vermeyin. Biz onun dosyasını, onunla ilgili iddianameyi gerekli yerlere ilettik” der.



Konunun ne olacağını ilk başlarda anlayamayan ağabey beklemeye başlar. Ve kardeşi ve diğer er ile alakalı sorumluluk duyarlılığını kendince ifa eden komutanın karıştığı bir olay nedeni ile erken emekliye sevk edildiğini öğrenir.



Bu hadiseden sonra önü son derece açık bu tekin askerin başına gelenler ve kendisini içerisinde bulduğu olaylar askeriye ile ilişkisinin kesilmesine neden olur.



Ahmet Cemil Amca bu sözleri 1984 yılında söylemiş. Tam 25 sene önce.



İlginç bir durum değil mi?




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir