Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’in Portresi

Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir’in Portresi

Dolu bir insan. Ama bu doluluğu dile getirmesi istenilen söylemlerle ilgili ise gün ışığına çıkıyor. Başka bir konuda sohbet edecek olsanız ne mi oluyor. Futbol hastası, takımların kaç çift çoraba dahi sahip olduğunu bilen birisinin futboldan hiç anlamayan birisi ile konuşması gibi bir durum ortaya çıkıyor.

İlginç değil mi. Bizzat gözlemledim. Güreşçilerin rakiplerini tartmak için elense çekmeleri gibi, şöyle bir yokladığınızda durum bütün açıklığı ile ortaya çıkıyor.

Muhatabının gözünün içine bakarak konuşabilecek kadar hitabet iradesine hakim birisi Osman Baydemir. Söylemini ve görevini çok iyi biliyor.

Kullandığı cümleler uzun, dolambaçlı olabilirken, dinleyeni kimi zaman yoruyor da. Ama dersine çok çok iyi çalışmış. Bu onun söylemini Native Speaker olarak dil bilen birisi gibi ifade etmesini sağlamakta.

Yalova’da Diyarbakırlı bir delikanlı geldi yanıma. 13 – 14 yaşlarında.. Abi selpak mendil alırmısın diye soruverdi. Deniz otobüsünden henüz inmiştim. Bu mendili almasan sen 500 bin lira (eski para) ile zengin olmazsın. Almasan, fakir de kalmazsın. Ama o kadar ısrar ediyorsun ki. Olsa üzerimde almazmıyım. Diyerek elimi omzuna koydum. Otogara doğru yürüdük. Simsiyahtı elleri. Niye böyle diye sorunca “Abi arkadaşın bisikletinin zinciri çıkmıştı da onu taktım.” Dedi. Bindiriyor mu diye sorunca “Sustu”. Anladım. Bindirmiyordu. Arkadaşı köylüsüymüş. Ondan daha zengin bir ailenin çocuğu. Bizim selpakça gönül dostumuz da hevesini en azından bisikletin zincirini takarak almış.

Ali Babacan’an başladık. Osman Baydemir’e geldim. Selpak satmaya çalışan kardeşimle bitirdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir