ENERJİ POLİTİKALARINDA NÜKLEER HAVZALARDA AKBİL DE

ENERJİ POLİTİKALARINDA NÜKLEER HAVZALARDA AKBİL DE
AKILLARA ZARAR KULİSLER

Bu kulisleri yazmadan
olmuyor. İstanbul’da Yaren Cafe adında bir mekân var, Bahçelievler İlçesi’nin
sınırlarında.

Sanal ortam hızında dolaşan bir dostumla yarenlik ederken “Sana
bir iki kulis vereyim” ister yaz ister yazma ama bir dinle, ona göre karar ver”
deyince ister istemez merakımı celbetti.

İlk kulis şu

Enerji Bakanlığı Türkiye’nin Nükleer Enerji üretme, kullanma
ve savunma amaçlı gelişimini sağlama noktasında üçlü bir strateji modeli
uyguluyor.

Birinci strateji özel sektör temsilcileriyle işbirliği
içerisinde uluslararası konsorsiyumlar ile Nükleer Santral tesis etmek. Her
nedense Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın feraseti, basireti bağlandığı için
olsa gerek şartname başvurusu ve katılım ile fiyat teklifi veren istenilen
sayıda olmadı.

Neden özel sektör diye sordum dostuma! “Uluslar arası kamuoyunun
dikkatini kurumsal zeminde köstek olmama yönünde yanına çekme politikası
izleniyor da ondan” dedi.

İkinci adım ise mevcut tecrübi birikimi kullanmak. Bu da
Amerika’nın Nükleer Yakıt üretim konusundaki stratejisi ile çakışmadığı sürece
Türkiye’yi önemli bir açılıma götürecek.

Üçün boyut ise askeri yönü. Nükleer Silah potansiyeline
sahip Türkiye’nin bunu fiili duruma çevirmesinin hiç de öyle uzak bir zamanda
olmayacağı yönünde…

İkinci Kulis

Türkiye’nin bir kap su da MUTLAK BOŞLUK oluşturarak
oluşturulan çekim alanının tesiri ile bir dinamo aracılığı ile 50 Kilowatlık Elektrik
üretebildiği. Söylentiye göre bir Türk bilim adamının öncülüğünde yurt dışından
sahasında 11 fizikçi istihdam edilmek sureti ile mutlak kudretin kodları fizik
bilimi ile algılanmak sureti ile böylesi bir açılım gerçekleştirilmiş.

Ankara’da yerin altında 600 Kilowatlık bir tesisin önemli
bir döküm firmasının da işbirliği ile inşa edildiğini söylerken gözlerinin içi
gülüyordu.

Sıfır üretim maliyeti ile sadece yatırım harcamaları
karşılığında enerji elde etmek….

Doğru ise muazzam bir şey, doğru değilse… hayali bile güzel.

Üçüncü Kulis

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı bilet AKBİL ile
her ay topladığı para 80 ila 100 trilyon YTL arasında. Bir bankanın bu paranın
tahsili, toplanması ve İBB Hesabına aktarılması karşılığında talep ettiği
komisyonun % 5,5 olduğunu iddia etti.

Ben de bunun mümkün olmadığını söyledim. Zira bildiğimiz
bankalar büyük kuruluşların maaş ödemelerinin kendi üzerlerinden yapılması için
yüklü promosyonlar veriyorlar. TBMM
mensuplarına verilen banka promosyonu lap toplar ne kadar çabuk unutuldu?

.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir