ERMENİ LOBİSİ GERÇEĞİ

Fransa`dan Hollanda`ya, Almanya`dan Belçika`ya bir `Sözde Ermeni soykırımı` çılgınlığı yaşıyoruz. Aslında Ermenilerin tarihsel iddiaları yeni değil.

Neredeyse bir asırdır Anadolu`da bir yurt umuduyla büyük güçleri Türkiye`nin üzerine salmaya çalışan Ermeniler bu uğurda bizzat terör uygulamak ve teröre maddi destek vermek, Türk mallarını boykot etmek Meclisler`den Türkiye karşıtı kararlar çıkartmak gibi pek çok yolu denediler.

Bu çabalarının ardında her zaman bir kale gibi duran oluşumun adıysa Ermeni lobisi olarak tarih kitaplarına geçecek..

Peki bu Ermeni lobisi kavramı tam olarak nedir. Bu gücü nasıl sağlıyor nasıl bu kadar organize olabiliyorlar.

Bu sorunun cevabına ulaşmak için Osmanlıya kadar gitmek gerekiyor.. Herşey bir göçle başladı. Osmanlı topraklarında faaliyet gösteren protestan misyonerler, Rumlardan bulamadıkları yüzü Ermeni toplumundan buldu. Göç konusunda Ermenileri ikna etmeyi başaran protestan misyonerler böylelikle tarihe Ermeni diaspora lobisi olarak geçecek olan kavramın temellerini atmış oldu.

Bu guruba tehcir kanunuyla birlikte Osmanlı topraklarını terk eden Ermeniler de eklenince Amerika`daki Ermeni nüfusu daha da arttı. Amerikayı mesken tutan Ermeniler, Protestan okulları, tıbbî klinikler ve kiliseler başta olmak üzere ülkedeki pek çok kuruma sızmaya başardı. Zamanla Yahudilerden sonra ülkedeki ticarette söz sahibi olan Ermenilerin Amerikan siyasetine yön verecek güce ulaşması da çok zaman almadı.

Şu anda ABD`eki Ermeni lobisinde hem Cumhuriyetçilerden hem de Demokratlardan pek çok senatör görev yapıyor. Bunların bir kısmı oy kaygısıyla, bir kısmıysa para için lobinin bünyesinde faaliyet gösteriyor. Ama hepsini bir araya getiren ortak payda Türk düşmanlığı.

Lobinin başındaki isim Cumhuriyetçi partiden senatör Joe Knollenberg. Senatörün sitesine göz attığınızda Ermeniler adlı bölümün hemen altında Karabağı Ermenistan`ın parçası olarak gösteren bir haritayla beraber “Türkler Ermenileri kesmiştir ve bunu kabul etmekten başka çareleri yoktur” yazısı açıkça görülebilir

Knollenberg`in ABD Başkan yardımcısı Dick Cheneyin de gözdelerinden biri olduğunu düşünürsek Ermeni lobisinin Amerika`da ne denli güçlü olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.

Şu ana kadar bir ABD başkanına soykırım sözcüğünü kullandırtmayı ve yasayı Meclisten geçirmeyi başaramasalarda bıkmak usanmak bilmeden gösterdikleri çaba önümüzdeki yıllarda Türk Amerikan ilşkilerinde yeni bir sözde soykırım krizine yol açacak gibi görünüyor. Ticaretten sanat ve siyasete kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren ABD`deki Ermeni lobisinin etkinliği sadece bu ülkeyle sınırlı değil kuşkusuz.

Bu güçlü oluşumun kolları pek çok ülkeye uzanıyor. Soykırım yalanlarını kabul ettirmek amacıyla Uruguay`dan Ugandaya kadar pek çok ülkede güçlü propagandalar yürüten lobi bazı ülke Meclislerine sözde soykırımı onaylatmayı başardı.. Yaptıkları sinema filmleri, belgeseller, çıkardıkları kitaplar ve hatta maaşlarını bizzat ödedikleri pek çok gazeteci ve yazarla güçlü bir propaganda ağı oluşturan lobinin etkin olduğu diğer ülke şüphesiz ki Fransa..

Osmanlıdaki techir kanunu sonrası bu ülkeye yerleşen Ermenilerin ülkede etkin olmalarının altındaki neden şüphesizki öncelikle 400 bini bulan nüfusları . Ama bundan daha da önemlisi tıpkı Amerikadaki gibi sanattan ticarete kadar pek çok alanda örgütlenerek yavaş ama derinden ilerlemeleri Fransa`daki Ermeni lobisini ülkede etkin kıldı.

Amerikadaki lobiyle ilişkilerini sıkı tutmaları ve konu Türk düşmanlığı olduğunda gösterilen birlik ve beraberlikte lobinin gücünü oluşturan bir başka unsur. Ermeni Davası için her yıl 100 milyar dolardan fazla para ayıran güçlü Ermeni lobisi bu işi artık bir endüstri haline getirmiş görünüyor. Üniversitelerden Meclislere, şirketlerden sinema salonlarına kadar çok güçlü bir ağ oluşturan lobi davaları uğruna tüm dünyaya yayılmış Ermeni diasporasını da çok iyi kullanıyor.

Ermeni `soykırım `endüstrisinin en başarılı olduğu ülkelerden Fransa`da Meclisin Türkiye`nin tüm tehdit ve tepkilerine rağmen oanyladığı şey sadece Soykırımın inkarına verilecek ceza değil aslında. Onaylanan asıl gerçek Ermeni lobisinin hızla büyüdüğü ve artık Yahudi lobisine bile parmak ısırtacak bir noktaya geldiği gerçeğidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir