FED’de Yeni Dönem

Dünyanın en güçlü, en önemli iki makamından birincisinin Amerikan başkanlık makamı, ikincisinin ise Amerikan Merkez Bankası (FED) başkanlığı makamı olduğu söylenir.

Başkanlık makamı siyasi ve de askerî yetki bakımından süper güç Amerika’nın en birinci makamıdır malum. FED başkanlık makamı da mali yetki bakımından hem Amerikan ekonomisine ve hem de global ekonomiye yön vermede dünyanın en güçlü, en önemli makamıdır; zira FED başkanı hem Amerika’nın faiz hadleri politikasından, hem Amerikan milli bankacılık sisteminin sağlıklı ve güvenli çalışmasından ve hem de Amerika’nın mali piyasalarının istikrar ve güvenliğinden sorumlu birinci makamdır.

Bu sorumluluk ve yetkileriyle FED başkanının aldığı kararlarla hem Amerika’daki küçük-büyük milyonlarca yatırımcıyı ve hem de dünyanın dört köşesindeki milyonlarca yatırımcıyı etkileyip global mali piyasalara ve bu suretle milli ekonomilere yön verdiği ortadadır.

İşte bu muazzam yetki ve güçle donatılmış FED başkanlığı bugün 92 yıllık tarihinde yeni bir döneme giriyor; zira FED’i 18,5 yıldır yöneten Başkan Alan Greenspan bugün görevindeki son işleri, son toplantıları yapıp son kararları aldıktan sonra görevini bırakıyor.

FED tarihinin en uzun dönem görev yapan ikinci başkanı olan 79 yaşındaki Greenspan muhtemelen görevindeki bu son günde faiz hadlerini izleyen, belirleyen Federal Açık Piyasalar Komitesi’nin toplantısına son defa başkanlık yapacak ve faiz hadlerinde çeyrek puanlık bir artışa gidilerek faiz haddinin yüzde 4,50’ye çıkarılmasına karar verecek. Bu karar da onun enflasyon ateşinin yükselmemesi için geçmiş yıllarda sürekli artırdığı faiz hadlerinin sonuncusu olacak.

Üç Cumhuriyetçi ve bir Demokrat başkan tarafından FED başkanlığı desteklenen ve bu yüzden siyaset üstü bir bürokrat olarak temayüz eden Greenspan’in, çok başarılı bir performans sergilediği bugün pek çok çevrenin ortak görüşü. Başarılarından dolayı Maestro (Usta) olarak adlandırılan Greenspan dönemi ABD ekonomisi açısından düşük enflasyon, düşük işsizlik, yüksek büyüme oranlarının birlikte geçekleştiği başarılı bir dönem olarak kabul edilmektedir bugün.

Uzun görev döneminde, biri Irak’ın Kuveyt’i 1990 yılında işgal etmesi, diğeri de 2001’deki borsa kriziyle patlak veren iki yerli ekonomik resesyon (durgunluk) ile 1997 Asya ve Rusya mali krizleriyle ortaya çıkan iki global kriz yaşayan Greenspan’in bu resesyon ve krizleri etkili bir şekilde yönetip Amerikan ekonomisini rayına sokmayı başardığı ve ekonomik büyümeyi istikrarlı bir şekilde devam ettirdiği muhaliflerince bile kabul ve teslim edilmektedir.

Ne var ki, Greenspan’in bu önemli başarılarını gölgeleyen bir de bütçe açığı konusu vardır, ki Greenspan en çok bu yönden eleştirilmektedir; zira Clinton döneminde yaklaşık bir trilyon dolar fazlalık veren federal bütçe bugün muazzam açık veren bir duruma düşmüş bulunmaktadır. Kısacası Greenspan bütçe fazlasını bütçe açığına dönüştüren adam olarak da anılmaktadır bugün. Bu da madalyonun diğer yüzüdür şüphesiz… Yine de buna rağmen Greenspan görevinden başarıyla ayrılmaktadır. Yerine ise Profesör Ben S. Bernanke gelmektedir. 52 yaşındaki Bernanke de başarılı bir ekonomisttir.

Görevinden ayrıldıktan sonra bir ekonomik danışmanlık şirketi kurmayı ve kitap yazmayı planlayan Alan Greenspan’in fazla bilinmeyen bir özelliği de Amerika’nın en önemli Yahudi asıllı şahsiyetlerinden birisi olmasıdır. Yerini alacak olan Ben S. Bernanke de aynı özelliğe sahiptir; o da Yahudi asıllıdır. İsminde ‘Ben’den sonra gelen S, Shalom (Şalom)’dur.

Dünyanın en önemli ikinci makamı olan FED başkanlığı bugün Greenspan’in ayrılması ve yerine Bernanke’nin gelmesiyle şüphesiz yeni bir döneme giriyor. Bernanke’nin Greenspan’den hangi yönden farkı olacağı, hangi politikaları izleyeceği konusu ise bugün milyonlarca yatırımcı tarafından merakla beklenmektedir

FİKRET ERTAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir